Hollywood’un mizacında, mesaj ve araç olarak birilerini ya da bir şeyleri kullanmak her zaman baskın olmuştur. Hikaye; sistemle ilgili mesajlarını iletmek ya da alt metninde yatanları anlatmak istediklerini aktarmak için, bir ya da birkaç pilot karakter üzerinden ilerler. Yıllar içerisinde belli klişelerin ortaya çıkmasında büyük pay sahibi olan bu bakış açısının merkezinde ise, istisnalar haricinde kadınlar bulunur. Hollywood’un seksist perspektifinde, kadınların birçok konuda gişe avcısı metalar olarak kullanılmak istenmesi, yapım süreci haberlerinden afişlere ve  sonrasında pazarlamaya kadar uzanan süreçler boyunca geçerlidir.

Steven Soderbergh, 2012 yılında bu bakış açısının terse çevrildiğinde ne olacağını merak etti ve beş striptizci erkeğin başrolleri paylaştığı Magic Mike’ı yarattı. Amacı tamamen eğlenceydi. Erkeklerin eğlence aracı olarak kullanıldığı, birkaç saatlik kiralık oyuncaklar rolüne büründüğü Magic Mike; beklenen başarıyı elde etmiş olacak ki, üç yıl sonra devam filmi ile yeniden beyazperdeye dönüyor. Ancak, Soderbergh’in göstermeye çalıştığı dünya gerçekten böyle miydi? Magic Mike XXL ile yönetmen Gregory Jacobs farklı bir dünyaya mı bakış atmak istiyor? Durum pek öyle değil gibi.

Öncelikle söylemek gerekir ki; Soderbergh’in Magic Mike’ı ile Jacobs’ın Magic Mike XXL’ı arasında bir takım farklılıklar var. Soderbergh, saf eğlence anlayışı sunmaya yeltenirken; Jacobs ise, ara sıra sorumluluklardan, hayatın yükünden dem vuruyor. Aradan geçen üç yıla pek kanmadan güncel tartışmalara ayak uyduruyor. LGBTİ karakterlere ve eğlence sektöründeki rollerine yer vermesi bir yana, empati kurmaya çalışan kabullenici tavrı oldukça olumlu bir adım olarak yansıyor. Böylesi konulara el atan hızlı bir girişin ardından, seyircisinin beklediği üzere kendi temeline dönüyor: Eğlenceye. Başta değindiği konuları çok uzatmıyor ve dans ağırlıklı sahnelerine geçiyor. Ama ilk filme göre biraz daha karakter derinliği arzulayan Jacobs, malum orta yaş soru işaretleriyle karakterlerinin kendilerini göstermelerini istiyor.

Magic Mike XXL’ın kadın ve erkek arasında kurduğu denge bir nebze önemli. Kontrolün kadınlara verildiği bu eğlence türünde bir femme fatale örneği görülmese de, otoriter ve sert ama yine de uzlaşmacı kadın karakterlerin varlığı kontrolü yine erkeğin lehine kaydırıyor. Ancak, artık orta yaş sorunlarıyla yüz yüze gelmiş bu dansçıların kendilerine birer gelecek inşa etme hayallerine de tanıklık ediyoruz. Çok geçmeden artık kadınlar tarafından arzulanmayacaklarının farkında olarak, kendilerine yeni bir hayat yolu arıyorlar. Bu fikrin ağırlığı, arzulanmaya alışkın olan karakterlerin egolarının sağlamlığı ile pek yarışamıyor. Sonuçta, ilk bulunduğu yerden farklı bir konuma geçemeyen bir film karşımızda duruyor.

Magic Mike XXL, bütün bu noktaları göstermeye ve anlatmayı amaçlayan derinlikte bir film değil elbette. Ele alınan konu ve onun işlenişi, bu çıkarımların doğal olarak ortaya çıkmasına vesile oluyor. Striptizcilerin; genel kanı ve işleyişe göre baktığımızda, kadın değil de erkek olmaları bile önemli derecede kilit nokta barındırıyor. Yıllar boyunca kadının seksapelinden beslenen sinema sermayesinin, elindeki jön tanımına uyan aktörleri böylesi bir kalıba oturtması da durumu ayrıca ilginç kılıyor. Öte yandan, bahsettiğim konularda filmin bulunduğu yaklaşımın sığ kalması ve eğlence dozunun arttığı anlarda bu söylemlerin tamamen bir kenara fırlatılması da, filmi istikrarsız bir konuma sokuyor. Filme bir nebze anlam katacak olan bütün çıkarımlar, yalnızca göz boyamak için eklenmiş gibi duruyor.

Başrolünde bu defa Matthew McConaughey’in yer almadığı Magic Mike XXL’da, en ön planda bulunan oyuncu Channing Tatum. Onunla birlikte kadroda, Kevin Nash ve daha çok televizyonda görmeye alışık olduğumuz Joe Manganiello, Matt Bomer ile Adam Rodriguez yer alıyor. Oyuncuların dans koreografilerinin altından iyi bir şekilde kalktığını söylemek yanlış olmaz. Ayrıca müzik seçimlerinin başarısını da eklemek gerek.

Tek bir amaç için planlanan Magic Mike XXL; yer yer önemli konulara parmak bassa da, sığ bir temelde ilerliyor. Yönetmen Gregory Jacobs’ın müziği arkasına alarak ortaya çıkardığı sahnelerle izleyicisine vadettiği eğlenceyi bol miktarda veriyor. Soderbergh’in Magic Mike’ından birkaç adım ilerde olma gayretinde olsa da, Jacobs bir iki hamlesi dışında basmakalıp olmaktan kurtulamıyor ne yazık ki.

Hollywood’un mizacında, mesaj ve araç olarak birilerini ya da bir şeyleri kullanmak her zaman baskın olmuştur. Hikaye; sistemle ilgili mesajlarını iletmek ya da alt metninde yatanları anlatmak istediklerini aktarmak için, bir ya da birkaç pilot karakter üzerinden ilerler. Yıllar içerisinde belli klişelerin ortaya çıkmasında büyük pay sahibi olan bu bakış açısının merkezinde ise, istisnalar haricinde kadınlar bulunur. Hollywood’un seksist perspektifinde, kadınların birçok konuda gişe avcısı metalar olarak kullanılmak istenmesi, yapım süreci haberlerinden afişlere ve  sonrasında pazarlamaya kadar uzanan süreçler boyunca geçerlidir. Steven Soderbergh, 2012 yılında bu bakış açısının terse çevrildiğinde ne olacağını merak etti ve beş striptizci erkeğin başrolleri paylaştığı Magic Mike’ı yarattı. Amacı tamamen eğlenceydi. Erkeklerin eğlence aracı olarak kullanıldığı, birkaç saatlik kiralık oyuncaklar rolüne büründüğü Magic Mike; beklenen başarıyı elde etmiş olacak ki, üç yıl sonra devam filmi ile yeniden beyazperdeye dönüyor. Ancak, Soderbergh’in göstermeye çalıştığı dünya gerçekten böyle miydi? Magic Mike XXL ile yönetmen Gregory Jacobs farklı bir dünyaya mı bakış atmak istiyor? Durum pek öyle değil gibi. Öncelikle söylemek gerekir ki; Soderbergh’in Magic Mike’ı ile Jacobs’ın Magic Mike XXL’ı arasında bir takım farklılıklar var. Soderbergh, saf eğlence anlayışı sunmaya yeltenirken; Jacobs ise, ara sıra sorumluluklardan, hayatın yükünden dem vuruyor. Aradan geçen üç yıla pek kanmadan güncel tartışmalara ayak uyduruyor. LGBTİ karakterlere ve eğlence sektöründeki rollerine yer vermesi bir yana, empati kurmaya çalışan kabullenici tavrı oldukça olumlu bir adım olarak yansıyor. Böylesi konulara el atan hızlı bir girişin ardından, seyircisinin beklediği üzere kendi temeline dönüyor: Eğlenceye. Başta değindiği konuları çok uzatmıyor ve dans ağırlıklı sahnelerine geçiyor. Ama ilk filme göre biraz daha karakter derinliği arzulayan Jacobs, malum orta yaş soru işaretleriyle karakterlerinin kendilerini göstermelerini istiyor. Magic Mike XXL’ın kadın ve erkek arasında kurduğu denge bir nebze önemli. Kontrolün kadınlara verildiği bu eğlence türünde bir femme fatale örneği görülmese de, otoriter ve sert ama yine de uzlaşmacı kadın karakterlerin varlığı kontrolü yine erkeğin lehine kaydırıyor. Ancak, artık orta yaş sorunlarıyla yüz yüze gelmiş bu dansçıların kendilerine birer gelecek inşa etme hayallerine de tanıklık ediyoruz. Çok geçmeden artık kadınlar tarafından arzulanmayacaklarının farkında olarak, kendilerine yeni bir hayat yolu arıyorlar. Bu fikrin ağırlığı, arzulanmaya alışkın olan karakterlerin egolarının sağlamlığı ile pek yarışamıyor. Sonuçta, ilk bulunduğu yerden farklı bir konuma geçemeyen bir film karşımızda duruyor. Magic Mike XXL, bütün bu noktaları göstermeye ve anlatmayı amaçlayan derinlikte bir film değil elbette. Ele alınan konu ve onun işlenişi, bu çıkarımların doğal olarak ortaya çıkmasına vesile oluyor. Striptizcilerin; genel kanı ve işleyişe göre baktığımızda, kadın değil de erkek olmaları bile önemli derecede kilit nokta barındırıyor. Yıllar boyunca kadının seksapelinden beslenen sinema sermayesinin, elindeki jön tanımına uyan aktörleri böylesi bir kalıba oturtması da durumu ayrıca ilginç kılıyor. Öte yandan, bahsettiğim konularda filmin bulunduğu yaklaşımın sığ kalması ve eğlence dozunun arttığı anlarda bu söylemlerin tamamen bir kenara fırlatılması da, filmi istikrarsız bir konuma sokuyor. Filme bir nebze anlam katacak olan bütün çıkarımlar, yalnızca göz boyamak için eklenmiş gibi duruyor. Başrolünde bu defa Matthew McConaughey’in yer almadığı Magic Mike XXL’da, en ön planda bulunan oyuncu Channing Tatum. Onunla birlikte kadroda, Kevin Nash ve daha çok televizyonda görmeye alışık olduğumuz Joe…

Yazar Puanı

Puan - 59%

59%

59

Tek bir amaç için planlanan Magic Mike XXL; yer yer önemli konulara parmak bassa da, sığ bir temelde ilerliyor. Yönetmen Gregory Jacobs’ın müziği arkasına alarak ortaya çıkardığı sahnelerle izleyicisine vadettiği eğlenceyi bol miktarda veriyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
59
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi