2 Temmuz Sivas Katliamını anlatan Madımak: Carina’nın Günlüğü filmi 25 Eylül’de gösterime giriyor. Yönetmenliğini Ulaş Bahadır’ın yaptığı film, kadının Türkiye toplumundaki yerini araştırmak için Türkiye’ye gelen ve Madımak Katliamında hayatını kaybeden Hollandalı araştırmacı Carina Cuanna’nın tuttuğu günlüklerden yola çıkarak, bu kara günü mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Filmin başrolünde Alman oyuncu Denise Ankel var. Ankel’e Füsun Demirel, Rıza Akın, Altan Erkekli, Mustafa Alabora, Erdal Tosun, Umut Kurt gibi deneyimli oyuncular eşlik ediyor. Madımak: Carina’nın Günlüğü, Sivas’ı anlatan ilk kurmaca film olması bakımından da ayrı bir önem taşıyor.

Film, Carina ve okul arkadaşının araştırma konusu olan Türkiyeli kadınların toplumsal konumu üzerine yaptıkları konuşmalar, görüşmeler ve Carina’nın Hollanda’daki son günlerini anlatan sahneler ile açılıyor. Gereksiz tekrara düşen bu sahnelerin ardından, Carina, tezi konusunda kendisine yardımcı olan Rahmi’nin ailesinin yanına, Ankara’ya geliyor. Alevi bir aile olan Sivri ailesi ve ailenin Yasemin ve Asuman ismindeki iki yeğeni sayesinde Carina, Alevilik ile tanışıyor. Bir yandan da tezi ile ilgili Türkiyeli kadınlarla çeşitli görüşmeler yapıyor. Film gerek Aleviliği gerekse örtünme, aile içi şiddet gibi meseleleri anlatırken didaktik bir dil kullanmayı tercih ediyor. Bu didaktik dil yer yer rahatsız edici olabiliyor. Özellikle kadın sorununu ele alırken konunun tek boyutlu bir şekilde değerlendirilmesi, örneğin kadına yönelik şiddet ve baskının erkeğin sosyo-ekonomik statüsü ile doğrudan ilişkilendirilmesi ve erkeğin ekonomik durumu iyileştikçe kadına karşı tutumunun da iyileştiği / iyileşeceği varsayımı, didaktik bir üslupla birleşince ikna edicilikten bir hayli uzaklaşıyor ve filmde eğreti duruyor.

Yasemin ve Asuman ile ilişkisi giderek derinleşen Carina, onlarla birlikte cemevlerine gitmeye, cem ibadetine katılmaya başlıyor. Aleviliğin eşitlikçi yönü ilgisini çektiği için Alevilik hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyor. Bu arada Yasemin ve Asuman Sivas’ta düzenlenecek Pir Sultan Abdal şenlikleri için çeşitli hazırlıklar yapıyorlar. Carina da bu şenliklere katılmak istiyor ve iki kardeşi ikna ederek Sivas’a gidiyor. Filmin bundan sonrası ise birbirinden değerli yazar, şair, müzisyen 35 canın diri diri yakıldığı o korkunç, karanlık gerçeğe giden yolu adım adım anlatıyor.

Ulaş Bahadır, Madımak Katliamı’nı gerçeğe en yakın şekilde anlatmaya çalışmış. Can Dündar’ın O Gün: Sivas Cehennemi belgeselinde kullandığı İHA’ya ait görüntüler ve olayın tanıkları ile yaptığı röportajları göz önünde bulundurursak, Bahadır’ın bunu birçok açıdan başardığını söyleyebiliriz. Tabii, merdivende çekilen o çok bilindik fotoğrafı canlandırırken Uğur Kaynar’ın yerine Hasret Gültekin’i yerleştirmesi dışında… Bu bariz hataya başta Kaynar’ın ailesi ve Merdivende Üç Şair kitabının yazarı Orhan Tüleylioğlu olmak üzere birçok kişiden itirazlar gelmişti.

Madımak: Carina’nın Günlüğü filminde eksik bırakılan şeylerden bir tanesi de, filmin devletin rolüne / ihmaline ve devletle ilişkili birkaç karanlık adama yapılan vurgunun Madımak Oteli’nin önünde toplanan güruhu bir yönüyle önemsizleştirmesidir diyebiliriz. Yıllarca süren davanın bir sonuca bağlanmadan zaman aşımına uğraması, sanıkların avukatlarının çeşitli partilerden milletvekili olduğu düşünülürse bu vurgu haksız sayılmaz elbette. Fakat kendinden olmayana yaşam hakkı tanımayan, bugün de yabancısı olmadığımız linç kültürü daha iyi anlatılabilir; bir şehrin adının katliamla özdeşleşmesine neden olan bu kara günün sosyolojik arka planı daha iyi verilebilirdi. O zaman beyazperdede daha gerçek bir tasvir izleyebilirdik belki. Fakat tüm eksikliklerine rağmen içinde insan olup olmadığına bakılmadan parti binalarının ateşe verildiği, aydınlanma düşmanlığının Kırşehir’de yakılan kitabeviyle somutlandığı şu günlerde böyle bir filmin gösterime girmesi yine de değerlidir diyebiliriz. “Unutuşun kolay ülkesinde” unutmamak için…

2 Temmuz Sivas Katliamını anlatan Madımak: Carina’nın Günlüğü filmi 25 Eylül’de gösterime giriyor. Yönetmenliğini Ulaş Bahadır’ın yaptığı film, kadının Türkiye toplumundaki yerini araştırmak için Türkiye’ye gelen ve Madımak Katliamında hayatını kaybeden Hollandalı araştırmacı Carina Cuanna’nın tuttuğu günlüklerden yola çıkarak, bu kara günü mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Filmin başrolünde Alman oyuncu Denise Ankel var. Ankel’e Füsun Demirel, Rıza Akın, Altan Erkekli, Mustafa Alabora, Erdal Tosun, Umut Kurt gibi deneyimli oyuncular eşlik ediyor. Madımak: Carina’nın Günlüğü, Sivas’ı anlatan ilk kurmaca film olması bakımından da ayrı bir önem taşıyor. Film, Carina ve okul arkadaşının araştırma konusu olan Türkiyeli kadınların toplumsal konumu üzerine yaptıkları konuşmalar, görüşmeler ve Carina’nın Hollanda’daki son günlerini anlatan sahneler ile açılıyor. Gereksiz tekrara düşen bu sahnelerin ardından, Carina, tezi konusunda kendisine yardımcı olan Rahmi’nin ailesinin yanına, Ankara’ya geliyor. Alevi bir aile olan Sivri ailesi ve ailenin Yasemin ve Asuman ismindeki iki yeğeni sayesinde Carina, Alevilik ile tanışıyor. Bir yandan da tezi ile ilgili Türkiyeli kadınlarla çeşitli görüşmeler yapıyor. Film gerek Aleviliği gerekse örtünme, aile içi şiddet gibi meseleleri anlatırken didaktik bir dil kullanmayı tercih ediyor. Bu didaktik dil yer yer rahatsız edici olabiliyor. Özellikle kadın sorununu ele alırken konunun tek boyutlu bir şekilde değerlendirilmesi, örneğin kadına yönelik şiddet ve baskının erkeğin sosyo-ekonomik statüsü ile doğrudan ilişkilendirilmesi ve erkeğin ekonomik durumu iyileştikçe kadına karşı tutumunun da iyileştiği / iyileşeceği varsayımı, didaktik bir üslupla birleşince ikna edicilikten bir hayli uzaklaşıyor ve filmde eğreti duruyor. Yasemin ve Asuman ile ilişkisi giderek derinleşen Carina, onlarla birlikte cemevlerine gitmeye, cem ibadetine katılmaya başlıyor. Aleviliğin eşitlikçi yönü ilgisini çektiği için Alevilik hakkında daha detaylı bilgi edinmek istiyor. Bu arada Yasemin ve Asuman Sivas’ta düzenlenecek Pir Sultan Abdal şenlikleri için çeşitli hazırlıklar yapıyorlar. Carina da bu şenliklere katılmak istiyor ve iki kardeşi ikna ederek Sivas’a gidiyor. Filmin bundan sonrası ise birbirinden değerli yazar, şair, müzisyen 35 canın diri diri yakıldığı o korkunç, karanlık gerçeğe giden yolu adım adım anlatıyor. Ulaş Bahadır, Madımak Katliamı'nı gerçeğe en yakın şekilde anlatmaya çalışmış. Can Dündar’ın O Gün: Sivas Cehennemi belgeselinde kullandığı İHA’ya ait görüntüler ve olayın tanıkları ile yaptığı röportajları göz önünde bulundurursak, Bahadır’ın bunu birçok açıdan başardığını söyleyebiliriz. Tabii, merdivende çekilen o çok bilindik fotoğrafı canlandırırken Uğur Kaynar’ın yerine Hasret Gültekin’i yerleştirmesi dışında… Bu bariz hataya başta Kaynar’ın ailesi ve Merdivende Üç Şair kitabının yazarı Orhan Tüleylioğlu olmak üzere birçok kişiden itirazlar gelmişti. Madımak: Carina'nın Günlüğü filminde eksik bırakılan şeylerden bir tanesi de, filmin devletin rolüne / ihmaline ve devletle ilişkili birkaç karanlık adama yapılan vurgunun Madımak Oteli’nin önünde toplanan güruhu bir yönüyle önemsizleştirmesidir diyebiliriz. Yıllarca süren davanın bir sonuca bağlanmadan zaman aşımına uğraması, sanıkların avukatlarının çeşitli partilerden milletvekili olduğu düşünülürse bu vurgu haksız sayılmaz elbette. Fakat kendinden olmayana yaşam hakkı tanımayan, bugün de yabancısı olmadığımız linç kültürü daha iyi anlatılabilir; bir şehrin adının katliamla özdeşleşmesine neden olan bu kara günün sosyolojik arka planı daha iyi verilebilirdi. O zaman beyazperdede daha gerçek bir tasvir izleyebilirdik belki. Fakat tüm eksikliklerine rağmen içinde insan olup olmadığına bakılmadan parti binalarının ateşe verildiği, aydınlanma düşmanlığının Kırşehir’de yakılan kitabeviyle somutlandığı şu günlerde böyle bir filmin…

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

Yönetmenliğini Ulaş Bahadır’ın yaptığı film, kadının Türkiye toplumundaki yerini araştırmak için Türkiye’ye gelen ve Madımak Katliamında hayatını kaybeden Hollandalı araştırmacı Carina Cuanna’nın tuttuğu günlüklerden yola çıkarak, bu kara günü mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde anlatmaya çalışıyor.

Kullanıcı Puanları: 3.68 ( 12 votes)
65
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi