Dreamworks’ün Çizmeli Kedi ve Turbo gibi yapımlarında da uygulamış olduğu yan karakterlerden başka bir film çıkartma formülü,  yeni animasyonları Madagaskar Penguenleri’nde (The Penguins of Madagascar) de senaryo ve görsel betimleme açısından sıkıntısız bir şekilde işliyor. Birbirinden çılgın ve özel kişiliklere sahip olan bu penguenlerin üç bölümlük Madagaskar serisinde elde ettikleri popülarite,  onlara ilk olarak televizyon ekranlarında, haliyle daha sonra da beyazperdede ilk başrol haklarını kazanmalarına önemli bir referans sağlamışa benziyor.

Madagaskar serilerinin de yönetmenliğini yaptığı Eric Darnell’in  Simon J. Smith’le ortaklaşa çekmiş oldukları film, komedi ile aksiyonu mümkün mertebe birbirine dengeli bir tempoda ilerleterek, ortaya seyrederken oldukça keyif alınabilecek başarılı bir animasyon çıkartmış oluyor. Dreamworks’ün neredeyse her filminde klişeye kaçmasına rağmen sürekli uygulamış olduğu sevgi ile güven temaları,  Madagaskar Penguenleri’nde de mevcut hikaye ekseninde karşılıklı pekiştirilerek hızlı bir tempoda finalle bütünleşmeyi başarıyor.

Çavuş, Kowalski, Rico ve Asker isminde kendilerini özel bir ekip olarak tanımlayan dört pengueni geçmişleri ile şimdiki zaman arasında kısa köprüler kurarak anlatmayı tercih eden film, Madagaskar filmine tatlı bir selam duruşunda bulunarak kendilerini doludizgin bir maceranın tam ortasına bırakıyorlar.

İnsanların doğaya karşı sergiledikleri bilinçsiz tutumunu hayvan karakterlerin söylemleri üzerinden dillendirmekte olan film, penguenlerin geçmişlerinden gelen Kötü Ahtopot’ la karşılaşmaları akabinde de gevezeliği ve koşuşturması bol bir animasyonla izleyenlerin gönlünü fethetmek için elinden geleni yapıyor. Her ne kadar son dönem animasyonlarında sıkça karşılaşmış olduğumuz hitap edilecek kitlenin bir türlü belirlenmemesi durumu Madagaskar Penguenleri’nde de sıkça patlak vermiş olsa da, film senaryodaki ince dokunuşları sayesinde büyük-küçük her iki kesimi güldürmeyi başaracak potansiyeli elinde bulunduruyor.

Vizyona gelen her animasyonda neredeyse geleneksel bir tartışma odağı olan illuminati olgusunu pek çok sahnede yakalayabileceğimiz filmdeki var olan bu mevcut durum ise başka bir başlığın paragraflarında uzunca tartışmakta fayda var. Fakat ilerleyen sahnelerde penguenlerin birbirleriyle şakalaşmalarındaki bel altı aşırılığını bir çocuk yapımı olarak inceleyecek olursak eğer;  bu durumu filmin en rahatsız edici noktası olarak gösterilebilir.

Aile ve birlik olma temalarını başlangıçtan final sahnesine kadar sürekli ve farklı açılardan kusursuzca aktarmayı sağlayan Madagaskar Penguenleri; ince esprileri ve birçok güncel yapıma yaptığı göndermeleri sayesinde de kahkahanın dozunu üst seviyelerde tutmayı başarıyor. Her ne kadar ilk bakışta var olan sütün kaymağından beslenecekmiş gibi bir izlenim yaratmış olsa da, Madagaskar Penguenleri için kusursuzca ilerlettiği hikayesini birbirinden sağlam karakterlerle yürüten başarılı bir 3D animasyonu tanımlamasında bulunmak pek de yanlış olmaz.

Bir devam filmi mi yoksa,  yeni serilere başlangıç olacak bir ilk film mi soruları arasında küçük bir belirsizlik hissiyatı yaratmış olsa da Madagaskar Penguenleri, sahip olduğu potansiyeli filmin tamamına dengeli bir tempoda yayarak, animasyon açısından kısır bir dönem içerisine girdiğine inandığım sinema salonları için bir nevi alternatif bir nefes alma biçimi olarak gösterilebilir.

Dreamworks’ün Çizmeli Kedi ve Turbo gibi yapımlarında da uygulamış olduğu yan karakterlerden başka bir film çıkartma formülü,  yeni animasyonları Madagaskar Penguenleri'nde (The Penguins of Madagascar) de senaryo ve görsel betimleme açısından sıkıntısız bir şekilde işliyor. Birbirinden çılgın ve özel kişiliklere sahip olan bu penguenlerin üç bölümlük Madagaskar serisinde elde ettikleri popülarite,  onlara ilk olarak televizyon ekranlarında, haliyle daha sonra da beyazperdede ilk başrol haklarını kazanmalarına önemli bir referans sağlamışa benziyor. Madagaskar serilerinin de yönetmenliğini yaptığı Eric Darnell’in  Simon J. Smith’le ortaklaşa çekmiş oldukları film, komedi ile aksiyonu mümkün mertebe birbirine dengeli bir tempoda ilerleterek, ortaya seyrederken oldukça keyif alınabilecek başarılı bir animasyon çıkartmış oluyor. Dreamworks’ün neredeyse her filminde klişeye kaçmasına rağmen sürekli uygulamış olduğu sevgi ile güven temaları,  Madagaskar Penguenleri’nde de mevcut hikaye ekseninde karşılıklı pekiştirilerek hızlı bir tempoda finalle bütünleşmeyi başarıyor. Çavuş, Kowalski, Rico ve Asker isminde kendilerini özel bir ekip olarak tanımlayan dört pengueni geçmişleri ile şimdiki zaman arasında kısa köprüler kurarak anlatmayı tercih eden film, Madagaskar filmine tatlı bir selam duruşunda bulunarak kendilerini doludizgin bir maceranın tam ortasına bırakıyorlar. İnsanların doğaya karşı sergiledikleri bilinçsiz tutumunu hayvan karakterlerin söylemleri üzerinden dillendirmekte olan film, penguenlerin geçmişlerinden gelen Kötü Ahtopot’ la karşılaşmaları akabinde de gevezeliği ve koşuşturması bol bir animasyonla izleyenlerin gönlünü fethetmek için elinden geleni yapıyor. Her ne kadar son dönem animasyonlarında sıkça karşılaşmış olduğumuz hitap edilecek kitlenin bir türlü belirlenmemesi durumu Madagaskar Penguenleri’nde de sıkça patlak vermiş olsa da, film senaryodaki ince dokunuşları sayesinde büyük-küçük her iki kesimi güldürmeyi başaracak potansiyeli elinde bulunduruyor. Vizyona gelen her animasyonda neredeyse geleneksel bir tartışma odağı olan illuminati olgusunu pek çok sahnede yakalayabileceğimiz filmdeki var olan bu mevcut durum ise başka bir başlığın paragraflarında uzunca tartışmakta fayda var. Fakat ilerleyen sahnelerde penguenlerin birbirleriyle şakalaşmalarındaki bel altı aşırılığını bir çocuk yapımı olarak inceleyecek olursak eğer;  bu durumu filmin en rahatsız edici noktası olarak gösterilebilir. Aile ve birlik olma temalarını başlangıçtan final sahnesine kadar sürekli ve farklı açılardan kusursuzca aktarmayı sağlayan Madagaskar Penguenleri; ince esprileri ve birçok güncel yapıma yaptığı göndermeleri sayesinde de kahkahanın dozunu üst seviyelerde tutmayı başarıyor. Her ne kadar ilk bakışta var olan sütün kaymağından beslenecekmiş gibi bir izlenim yaratmış olsa da, Madagaskar Penguenleri için kusursuzca ilerlettiği hikayesini birbirinden sağlam karakterlerle yürüten başarılı bir 3D animasyonu tanımlamasında bulunmak pek de yanlış olmaz. Bir devam filmi mi yoksa,  yeni serilere başlangıç olacak bir ilk film mi soruları arasında küçük bir belirsizlik hissiyatı yaratmış olsa da Madagaskar Penguenleri, sahip olduğu potansiyeli filmin tamamına dengeli bir tempoda yayarak, animasyon açısından kısır bir dönem içerisine girdiğine inandığım sinema salonları için bir nevi alternatif bir nefes alma biçimi olarak gösterilebilir.

Yazar Puanı

Puan - 83%

83%

Madagaskar Penguenleri için kusursuzca ilerlettiği hikayesini birbirinden sağlam karakterlerle yürüten başarılı bir 3D animasyonu tanımlamasında bulunmak pek de yanlış olmaz.

Kullanıcı Puanları: 0.8 ( 1 votes)
83
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi