J.J. Abrams’ın yaratıcısı olduğu, hayranlarını sadece izlerken değil bittikten sonra da germeye devam eden Lost hakkındaki bir gerçeği daha öğrenmeye hazır mısınız?

Altı yıl boyunca heyecanı dorukta yaşatan, yer yer sinir bozan ve insana pes artık dedirten final sezonuyla Lost, hayranlarının konusu açılmadıkça bahsetmekten çekindiği, hatta o zaman bile adını anmak istemediği bir dizi olarak kalacak hep akıllarda. Özellikle son sezondan önce bütün o karmaşanın yarattığı bitmek bilmeyen soruların bunda katkısı oldukça büyük. Bu demek değil ki son sezonda her şey çorap söküğü gibi geldi, aksine ilk beş sezonu mumla arar olmuştuk. Yayınlandığı süre boyunca dizinin gidişatından farklı olarak gelişigüzel senaryolara yer verildiği için arkası kesilmeyen çarşaf çarşaf haberleri hatırlarsınız. Lost biteli dört sene oldu ama en ufak bir söz hala ortalığı bir anda karıştırmaya yetiyor, zira bir zemine oturmayan tüm o karışıklığın bıraktığı etkiyi silip süpürecek, taşları yerinden oynatacak bir iddia ile geliyoruz, sıkı durun.

lost-john-locke-filmloverss

Prison Break ve Scorpion dizilerinin baş yapımcısı aynı zamanda senaristlerinden de biri olan Nick Santora, geçtiğimiz aylarda Nerdist Writer’s Panel Podcast‘e konuk oldu ve aklınızı başınızdan alacak açıklamalarda bulundu. Santora’nın Lost yazarlarının -şu anki ilişkilerinden söz etmese de en azından o süreçte yazar ekibinde yer alan arkadaşının- dizinin dikkat çekmesi için ortaya attıkları çılgınca fikirlerin sonunu nasıl getireceklerini bilmediklerini, hatta bu durumu hiç de umursamadıklarını iddia ettiği açıklamaları şöyle:

Lost’a ilişkin kutup ayılarının olmadığına dair kendimize ait bir düşüncemiz vardı. Lost’un senaryosunu yazan kişiler arasında arkadaşlarım vardı -kim olduklarını söyleyemem. Onlardan biriyle futbol maçı izliyordum, [ve] Lost’u ne kadar sevdiğimden bahsediyordum. “Bütün bu havada kalan saçmalıkların hakkını nasıl vereceksiniz?” diye sordum. Bana döndü ve devam etti: “Bir sonuca bağlamayacağız”. Ben de “Ne demek bir sonuca bağlamayacağız?” diye karşılık verince, “Biz tam anlamıyla, sadece en tuhaf, en berbat olanı düşünüyoruz ve yazıyoruz, hiçbir şekilde sonunu getirmeyeceğiz” cevabını aldım. Ona baktım ve “Bu tam bir saçmalık! Siz izleyicilerle resmen dalga geçiyorsunuz” dedim. O yıllarda Lost izleyen herkes namına toplu dava açmayı gündeme getirmek istedim. Nina Hartley bile insanları Lost’tan daha az tokatladı.

lost-filmloverss

*Uyarı: Yazının bundan sonraki kısımları spoiler içermektedir.

Peki, John Locke’un bacakları neden bazı zamanlar onu yarı yolda bırakıyordu? Ben Linus, John Locke’u iyileştirmek için mi kampa gelmişti? Walt’u adadan kaçırtacak kadar korkutan şey neydi? Adanın varlığı ve sahip olduğu enerji nereden geliyordu? Adanın kurallarını kim koyuyordu veya Dharma Initiative bu enerjiyi yani adayı neden yönetmek istiyordu? Siyah giyen adam kimdi; siyah duman neyin habercisiydi; yoksa Ben Linus onu kontrol edebiliyor muydu? Desmond’ın gücü nereden geliyordu? Richard sonsuza kadar yaşadı mı? Kutup ayılarının varlığını neden anlamaya çalıştık? Ya da sayıların ne anlama geldiğini öğrenmek için boşa mı kürek çektik?

Altı sezon süren, hayranları için hala çözülmeyi bekleyen gizemin bir anda yok olması ile sudan çıkmış balığa dönmemek imkansız şu noktadan sonra. İşi gücü bırakıp bütün olayları, cevaplanamayan soruları derinlemesine irdelediğimiz Lost‘un yarattığı kargaşa peki şimdi ne olacak? Kim bilir belki bazıları için Santora’nın açıklamaları, gözünü kapatıp yola devam edebilmek, hatta hiç yaşanmamış gibi davranabilmek adına bir fırsat olabilir. Ya da bir kısmı yaşadığı hayal kırıklığına bir yenisini daha ekleyerek hala neden diye sorgulamaya devam edenler kervanına katılabilir. Yüzümüze tokat gibi çarpan bu haberden sonra siz hangi yolda ilerlemeyi tercih ediyorsunuz?

Hazırlayan: Damla Durmaz

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi