Kurşunlar oylardan daha çok lider değiştirirler.

Çok film izlemeyen birisi bile eğer ki bir oyuncuyu izlediği bir filmde çok beğendiyse bundan sonra o oyuncu hangi filmde rol alırsa alsın mutlaka izlemeliymiş hissine kapılır. Ya da onun oynadığı filmler mutlaka iyidir gibilerinden bir düşünce hakim olur bilinçaltında. Nicolas Cage bu hisleri yaşatan oyunculardan biridir desem herhalde karşı çıkan çok az kişi olur. Gerçek anlamda ilk defa “Melekler Şehri”yle geniş kitlelere ulaşan oyuncu sonraki her filminde bende yukarıda bahsettiğim tüm hisleri yaşattı. ‘Yeni bir film gelmiş, Nicolas Cage oynuyor, mutlaka izlemeliyim’ diyerek bazılarında hayal kırıklığına uğrasam da takip etmekten hiç vazgeçmedim.

2005 yılında çekilen “Lord of War” filmi bu süreçte nasıl olduysa bir şekilde atladığım bir film olmuş. Geçenlerde “Yahu bu adamın yeni filmi gelmiyor mu?” derken Lord of War’ı izlemediğimi farkettim ve hemen bu açığı kapattım. S1m0ne’un yönetmenliğini ve Truman Show’un senaristliğini yapmış olan Andrew Niccol yönetmen koltuğunda yer alıyor. Oyuncu kadrosu da gerçekten özenle seçilmiş ve rollere ‘cuk’ oturmuş. FBI Ajanı Jack Valentine rolünde Ethan Hawke, ayyaş kardeş Vitaly, Jared Leto ve engellenemez tüccar Yuri Orlov rolüyle Nicolas Cage’in yerine, düşününce başka isimler koymak oldukça zor oluyor.

Film bir Ukrayna göçmeni olan Yuri’nin ailesiyle birlikte New York’ta verdiği yaşam mücadelesiyle başlıyor ve Yuri’nin yasa dışı yollardan zengin olma macerasını anlatıyor. Karşı koyulamaz isteği ve parlak zekasının sayesinde Yuri kısa sürede kirli bir şöhretin kapılarını aralar, hatta ülkeler arası savaşlarda bile silah temin ederek bu alanda ün salmış bir tüccara dönüşür. Asıl konu şudur ki yaptığı iş yasadışı olmasına rağmen ahlak dışı mıdır? Yuri’nin vicdanı bu işle yüzleşecek mi ve kararı ne olacak? Çevresindeki pek çok insanın kendisini yargılamasına rağmen Yuri yaptığı işin araba satmakla aynı derecede tehlikeli ve ahlak dışı olduğunu savunmaktadır. Doğru kullanmadığında bir arabanın da namlusu dolu bir silahtan farkı yoktur ona göre. Pek izleyici bu konuda ne düşünüyor?

Yakın tarihte yaşanan sıcak ve soğuk savaşlara politik manada pek çok gönderme yapan film izleyici sıkmadan, ucuz aksiyon sahnelerine girmeden açık açık dokunduruyor. Ekmeğini savaşlardan kazanan bir adamın bu kazancının haklı mı yoksa haksız kazanç mı olduğunu sorgulatan yapım son sahnesindeki jenerik yazısıyla da aslında bu arayışa bir cevap da vermiş oluyor. Silah tüccarlarına değil, savaşı başlatanlara ve destekleyenlere tepki gösterin mesajını da vermeden geçmiyor.

Afrika’da gerilla savaşları, yasa dışı örgütler, kabile savaşları, kanlı elmaslar, SSCB’nin dağılması ve bu süreçlerde kimlerin ne denli zevkini sefasını sürdüğü gibi birçok politik kurgu izleyicinin de komplo teorileri kurmasına ve bir takım gerçeklerle yüzyüze kalmasına olanak sağlıyor.

Yuri Orlov karakteri gerçek hayatta yaşamış olan 5 silah tüccarının karışımından yaratılmış. Filme dair gerçekten fazlasıyla bahsedilmesi gereken detaylardan biri Hollywood yapımcılarından hiçbiri filmi desteklemediği için yapımla ilgili Avrupa’dan finansal destek alınmış. Yuri’nin Sovyetlerden satın aldığı tanklar ve silah sahneleri çekilirken, film ekibi uydu görüntülerinden olası bir savaş şüphesi yaratmaması adına NATO’ya sahnenin çekileceği bilgisini vermiş. Ayrıca çekimler sırasında birçok silah tüccarıyla birlikte çalışılmış; yönetmen Niccol bu silahların sahtelerini kiralamak çok daha pahalı olacağı için birkaç satıcıyla işbirliği yaparak gerçek silahlar kullandıklarını kabul ediyor.

Bittikten sonra oturup bazı şeyleri sorgulamaya başlayacağınızı garanti eden film 122 dakika sürüyor.

İyi seyirler…

“Şu anda dünyada dolaşan 550 milyon ateşli silah var. Bu da her 12 kişiden birinde silah olduğunu gösterir. Şimdi asıl sorulması gereken: Geri kalan 11 kişiyi nasıl silah sahibi yapabiliriz?”


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi