Karşınızda İngiltere’nin yer altı dünyası… Mafyası, isimsiz cinayetleri, oyuncak misali elden ele gezen tabancaları… Bir de tüm bunların ortasında imkansız bir aşk… Çok melakonlik ve klişe durduğunun farkındayım ama senaryo yazarı ve yönetmen William Monahan tüm bunlardan uzak durarak ortaya güzel bir yapım çıkarmış. Quentin Tarantino havasından ve müziklerinden esinlenen yönetmen / senarist daha önce sıkça deneyimlediği karmaşık kurgulu filmlerden ziyade bu defa daha basit ama vurucu bir senaryo denemiş. The Departed, The Body of Lies gibi yer altı dünyasının iç yüzünü yansıtan yapımları kaleme almayı seven Monahan, London Boulevard ile tarzını yansıtma şeklini biraz olsun değiştirmiş gibi görünüyor. 

Karanlık havasından bir dakika bile uzaklaşmayan film Shakespeare tragedyalarına gönderme yapan sonuyla da sizi bir kez daha etkilemeyi başarıyor. Keira Knightley’in herkesin peşinden koştuğu bir film yıldızını (ki bana sorarsanız yardıma muhtaç bir Somalili’yi daha çok andırıyordu) canlandırdığı filmde Collin Farrel hapisten yeni çıkmış, alemlerde tanınmış ağır abimiz olarak karşımıza çıkıyor. Bu ikilinin yolları Knightley’in güvenilir bir Bodyguard aramasıyla kesişiyor. Ah işte onu daha önce Kevin Costner yaptı be abicim derken, Senarist size öyle bir oyun oynuyor ki lafınız ağzınızdan çıkmadan ortada kalıveriyor. 

Mafya filmlerine karşı nötr bir mesafede duran ben bile bu filmi fazlasıyla beğenerek, Farrel’ın oyunculuğu karşısında saygıyla eğildim. Çoğunlukla FBI ajanı olarak görmeye alıştığımız oyuncu bu defa madalyonun öbür tarafında yer alarak esas abi rolünün hakkını veriyor. Yer altı dünyasındaki güçler savaşının  karışık kuruşuk ilişkilerine girmeden düz bir çizgide yavaş yavaş ilerleyen film sizi asla sıkmıyor. Bütün filmi sırtlayıp götüren Colin Farrel’ın yanında olmasa da olurmuş diyeceğimiz Keira Knightley için yapabileceğim tek yorum: “ eee filmin kıyısından köşesinden, bir yerinden azıcık ucundan aşk geçmeli…” ama sonra düşününce neden Somali fakiri gibi dolanan Keira Knightley demeden de edemiyorum. Neyse olayı hem cinsimi kıskançlıkmış boyutuna dönüştürmeden, önerim film oldukça keyifle izlenebilir bir 103 dakika vaad ediyor. Aklınızda bulunsun 2010 yapımı, başarılı soundtrackleriyle de adından söz ettiren filmin DVD’si de piyasaya yeni çıktı, taze taze… 

İyi seyirler… 

Uzun zaman önce bir kıza şiir yazmıştım! O da altına kendi adını yazıp öteki sevgilisine vermişti…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi