Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Jonathan Dayton ve Valerie Faris tarafından 2006 yılında çekilmiş olan bağımsız sinemanın en iyi örneklerinden biri kabul edilen Little Miss Sunshine, Amerikan ailesinin yeniden yaratılması olarak ve gerçekçi bir perspektif ile aile kurmanın okunmasıyla beraber, içerisinde yer alan bireylerin gözlerinin muazzam bir şekilde tasvir edilmesiyle film birçok sinefil tarafından hayranlıkla karşılanmıştır. Filmde karmaşa içerisinde yer alan Hoover ailesi dışarıdan bakıldığında tipik bir Amerikan ailesinin özelliklerini ve öznelliklerini taşımaktadır. İki çocukları ile sakin bir hayatları olan bir evli çift, onlarla beraber yaşayan bir baba ve intihar etmiş ancak başarılı olamamış bir kardeş. Tüm bu kaostan beslenen hassas düzen içerisinde Hoover ailesi bir anda kendini büyük bir yolculuk içinde bulur. Ancak bu yolculuk filmde hem gerçek anlamda hem de mecaz anlamda kendini var ederek izleyici için düğümlerin çözüldüğü ve başlangıçların yeniden yapıldığı bir beyazperde temsili olur.

Oyuncu kadrosunda Steve CarellToni ColletteGreg Kinnear, Abigail Breslin, Paul Dano ve Alan Arkin’in yer aldığı Little Miss Sunshine’da bir aile kendi dinamiklerini yaratmış bir şekilde bir arada durmaya çabalamaktadır ancak aile bireylerinin hiçbiri ne tam anlamıyla mutludur ne de tam anlamıyla birbirleri ile bir ilişki içerisindedir. Evin küçük kızının ise istediği tek bir şey vardır. Ülkenin diğer ucundaki bir güzellik yarışmasına katılmak isteyen Olive, yarışmaya seçildiğini öğrenir ve gitmek için can atar. Aile küçük kızın isteğini geri çeviremeyince bir karavana atlayıp uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk hem aile bireylerinin maceraları ile dolacak olan gerçek bir yolculuk olur, hem de her birinin kendi içinde çıkacağı ve bu içsel ilerleme ile herkesin birbirini tanıyıp birbirine bağlanacağı bir yolculuk olur. Sonuna kadar muazzam bir ritüel ile ilerleyen ve sonunda izleyiciyi gerçek anlamda etkileyen bir film olan Little Miss Sunshine eğer sizin de en’lerini arasındaysa, izlemeniz gereken filmleri derlediğimiz listeye bir göz atmalısınız!

Little Miss Sunshine’ı Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Thelma & Louise (1991)

thelma-and-louise-filmloverss

1991 yılı yapımı, yönetmenliğini Ridley Scott’ın yaptığı ve başrollerinde Geena Davis, Susan Sarandon, Harvey Keitel ve Brad Pitt’in yer aldığı film Thelma & Louise, iki kadının her şeyden bıkmaları ile bir yolculuğa çıkmaları ve arkalarına bir daha bakmamalarını konu ediniyor. Thelma evinden, kocasından, toplumun ona yüklediği bütün yüklerden ve birey sayılmayan bir kadın olmaktan bıkmışken; arkadaşı Louise de garsonluk yapmaktan, ezilmekten ve metalaştırılmaktan usanmıştır. İki kadın hafta sonu tatilini geçirmek üzere arabaya atlayıp bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuklarının ilk gününde başlarına gelen talihsiz serüvenler dizisi ve içeriden dışarıya doğru bir anda patlayan öfke nöbeti artık iki kadını birer kaçak ve aranan suçlu haline getirir. Bu olaylar ile beraber iki kadın kendi özgürlüklerini kendileri çizerler.

Groundhog Day (1993)

groundhog-day-filmloverss

Harold Ramis tarafından yönetilmiş olan 1993 yılı yapımı film Groundhog Day bir adamın defalarca aynı günü yaşamsını ve bu tekrar içerisinde edineceği bir alternatif son ve şans mı yoksa tamamen tesadüfe dayalı büyük bir sorun mu ikileminde yer almasını konu edinir. Başrollerinde Bill Murray ve Andie MacDowell’ın yer aldığı filmde Bill Murray tarafından canlandırılan Phil Connors aynı günü yaşamaya mahkum dilmiş bir adamı canlandırır. Phil bir televizyon kanalında hava durumu sunucusudur ve bu işiyle beraber tek düze giden bir hayatın içerisinde günlerini geçirmektedir. İş için Punxsutawney kasabasında yapılan Groundhog Day isimli festivale gönderilir iş için ancak bu işle Phil her gün uyandığında 2 Şubat gününü tekrar ve tekrar yaşamaya başlar, her günün yeni olasılığı bir anda büyük bir monotona evrilir.

Forrest Gump (1994)

forrest-gump-filmloverss

Winston Groom tarafından yazılmış olan romandan beyazperdeye uyarlanan film Forrest Gump’ın yönetmen koltuğunda Robert Zemeckis yer alırken, filmin oyuncu kadrosunda ise Tom Hanks, Robin Wright, Gary Sinise ve Sally Field bulunmaktadır. Filmde Hanks tarafından canlandırılan Forrest Gump’ın sıra dışı ama bir o kadar da tesadüfler ile sarılı her anın farklı olasılığının olduğunun kanıtı olan hikayesi anlatılmaktadır. Gump, çok zeki olmayan bir çocukken kamburluğunun tedavisi için bir aparat kullanır ancak bu aparat ile okuldaki çocuklar dalga geçer. Bir gün zorbalardan kaçarken Gump aparattan kurtulur ve hızlı koşabildiğini fark eder. Bununla beraber artık Gump’ı farklı bir hayat beklemektedir. Dünyadaki çok önemli ve değerli olaylara dokunan Gump bir kuş tüyünün hafifliğinde hikayesini filmde anlatır.

Rushmore (1998)

rushmore-filmloverss

Wes Anderson imzalı unutulmaz film Rushmore’un başrollerinde izleyici karşısına Jason Schwartzman, Bill Murray, Olivia Williams çıkar. Max Fischer’ın ana karakter olduğu filmde Max dışarıdan bakıldığında hayatında her şeyin düzende olduğu ve olması istenilen bir hayata sahip bir gençtir. Okulda popülerliğinin yanında başarılı bir profile de sahiptir Max. Birçok okul kulübünde yer alan genç aynı zamanda okul gazetesinde de yer alarak kendini gençliğin ‘iyi’ yerinde konumlandırmıştır. Ancak öğretmenlerinden birine aşık olmasıyla beraber Oxford’dan aldığı red cevabı ile artık hayatın sınırlardan ve basmakalıp başarılardan ibaret olmadığını anlayan Max hayatın o güne kadar görmediği bir kısmı ile yüzleşir. Bu yüzleşmeyle Anderson sineması, gençliğin iç dünyasının dışarıdan göründüğü gibi olmadığını yansıtır.

In Bruges (2008)

 In Bruges

İrlandalı oyun yazarı Martin McDonagh tarafından senaryosu yazılmış ve yönetmenliği yapılmış olan film In Bruges sinema tarihinde bir şehir ile bağdaşan ve bu bağdaşma durumu ile şehrin köşelerinde filmin hayat bulmasını yaratan sayılı filmlerden biridir. Film adında da geçtiği gibi Belçika’nın Brugge kentinde geçmektedir. Başrollerinde Colin Farrell, Ralph Fiennes, Brendan Gleeson ve Clémence Poésy’nin yer aldığı filmde Londra’da olan bir ‘patron’ iki adamını bir işi halletmeleri için Brugge’a yollar. Ray ve Ken birçok kişi için geçiş noktası olan ve gelinen-gidilen bir durak olan Brugge gelir ancak burası onlar için bir geçiş noktası olmayacaktır. İkilinin patronu işi halletmek için onlara haber vereceğini ve bu zamana kadar dikkat çekmemelerini söylese de bu yolculuk ikili için bütün sorunları üzerilerine çekmelerine sebep olur.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi