Hem çocuk hem vampir! İngilizce’de Oxymoron diye bir terim vardır; zıt kelimelerin bir araya gelmesi anlamındaki kelimeyi sessiz çığlık örneğiyle de açıklayabiliriz. İşte bence çocuk vampir’de böyle bir şey, yani bir kişi hem çocuk olup hem vampir olamaz; tıpkı sessiz bir çığlık olamayacağı gibi. Ama İsveçliler oturmuş, düşünmüş taşınmış şimdiye kadar yapılmamış bir vampir filmi denemek istemişler ve ortaya da “Let the right one in” çıkmış. Çok güzel eleştiriler alan film anlaşılan Hollywood yapımcılarının da dikkatini çekmiş ve her zaman “Biz daha iyisini yaparız!” mantığındaki yapımcılar olaya el atma gereksinimi duymuşlar. 2008’de çekilen İsveç yapımı filmi, 2010 yılında yeniden beyazperdeye taşımışlar. 

Başrollerde akademi ödüllü Hugo’nun iki küçük yıldızı Chloe Grace Moretz ve Kodi Smith-Mcphee yer alıyor. Küçük bir kız bedenine hapsolmuş neredeyse 250 yaşında acımasız ama bir o kadar merhametli bir vampiri canlandıran Chloe’nin performansı gerçekten takdire değer. “Babam Romulus”da Eric Bana’ya eşlik ederken hepimizi ağlatan Kodi, şimdiki performansının da hakkını vererek Hollywood kapılarını aralamış görünüyor ve geleceğe dair güzel beklentiler yaratıyor herkes için. 

Herşeyden ve herkesten habersiz sorunlu bir ailede ve kabadayılar tarafından sürekli tartaklandığı berbat bir okulda yaşamak zorunda olan Owen, yeni taşınan gizemli komşusu Abby’le tanışır. Abby dışarıdan pek tatlı görünen fakat bir o kadar da esrarengiz tavrıyla Kodi’nin dikkatini çekmiştir. İkili arasındaki garip dostluk hatta belki de çocukça aşk, Kodi’nin gerçeği öğrenmesiyle devam edecek mi izleyip görelim.Film hakkında söyleyebileceğim şeyler vampir olgusunun çok da ötesinde değil ama konu ve gidişat gerçekten izleyiciyi meraklandırmaya yetiyor.Vampirizm görülüyor ki asla güncelliğini kaybetmeyecek. Edebi manada kan emmenin alt okumalarla cinselliğe kadar dayandırıldığı, altında çok fazla anlamlar barındıran vampirler bir de çocuk olunca gerisini siz düşünün…. 

Son dönemde gerçekten vampir filmleri arasında izlediğim en iyi yapımlardan “Gir Kanıma”, Hollywood’un kendini beğenmiş tavrına rağmen beğenimizi kazanıyor ve raflardaki yerini alıyor. 

116 dakika süren film, izleyiciyi sıkmadan değişik bir tür izlemenin keyfini yaşatıyor. İzlemeyenler için Cuma gecesi önerimiz: “Let Me In” 

İyi seyirler… 

Filmden birkaç detay: 

  • Film boyunca “Vampir “ kelimesi sadece bir kez kullanılıyor.
  • Karda yürüdüğü sahneler boyunca Chloe Grace Moretz gerçekten kar üzerinde çıplak ayak yürümek zorunda kalmış. Uzun süren çekimlerden sonra Chloe’yi ısıtmak kolay olmamış.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi