Sırtını aksiyona dayayan diğer süper kahraman dizilerinin aksine gücünü psikolojik gerilimden alan Legion sektörde kesinlikle yeni bir çağı başlattı.

Bilmem hatırlar mısınız, Marvel ile Fox’un nihayet anlaşmaya vardığı sevinç dolu günü. Benim de ilk yazılarımdan biri olan haberde X-Men evreninin televizyon ekranlarına taşınacağının müjdesini almıştık. Birbirinden başarılı isimlerin yer aldığı yaratıcı kadrosuyla büyük merak uyandıran iki dev projenin ilkiyle buluştuk. Süper kahraman dizilerine yeni bir soluk getiren Legion’ın bu başarıya nasıl ulaştığını gelin tüm ayrıntılarıyla inceleyelim. Hazırsanız, hemen başlayalım.

legion-1-sezon-degerlendirmesi-gif-filmloverss

 ***Yazı Legion 1. Sezon’a dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.*** 

Her bölümünün ardından ‘’Ben şimdi ne izledim?’’ dememize neden olan Legion, olay örgüsüyle aklımızı başımızdan aldı desek yeridir. Birkaç paragrafla özetlemenin imkansız olduğu hikayede açılışı ana karakterimiz olan David Haller’ın zorlu yaşamından kesitlerle yaptık. Bu kareler sayesinde doğduğu andan itibaren hayatı gün geçtikçe daha karanlık bir hal alan David’in rehabilitasyona alınmasına neden olayları hızlıca öğrenmiş olduk. Kısaca hatırlamak gerekirse; David, kafasının içindeki durmak bilmeyen sesleri susturabilmek için iyiden kötüye her yola başvurduktan sonra intiharı kaçınılmaz son olarak görür. Ancak bilmiyordur ki, bu teşebbüssün yepyeni bir başlangıç olduğunu. Rehabilitasyon merkezinde Syd’i gördüğü ilk anda aşk oklarının hedefi olan David hayata tutunmak için yeni bir neden bulmuştur. Rogue’u anımsatan eldivenleriyle Syd’i insanlara temas etmekten rahatsızlık duyan biri olarak tanıdık. İşin aslı ise aşıkların dudaklarının buluşmasıyla ortaya çıktı. Dokunduğu insanla vücut değiştiren Syd, David’in de aslında özel biri olduğunu anlamımızı sağladı ve Summerland’e doğru yola koyulduk.

Legion 1. Sezon: Bilinçaltında Akıl Almaz Bir Yolculuk

Hikayemizin nasıl başladığını hatırladığımıza göre karakterlerimize ve onlara hayat veren başarılı isimlere geçebiliriz. 2017 senesinin parlayan yıldızı olduğundan herkesin hemfikir olduğu Dan Stevens, hem dizi hem de sineme sektöründe fırtınalar estiriyor. Son olarak, Beauty and the Beast ile beyazperdeye konuk olarak büyük övgüler toplasa da  Legion ile dizi dünyasının en unutulmaz oyunculuklarından birini sergiledi. Akıl sağlığını yitirmiş birini canlandırmak çok ince bir ipte yürümek gibidir. Küçük bir hata bile işin ciddiyetini kaybetmesine neden olabilir. Dan Stevens’ın ise bu konuda mükemmel bir iş çıkardığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Aubrey Plaza’nın dizide yer alacağı açıklanmasının ardından heyecanım dayanılmaz bir hal almıştı. Parks and Recreation ile gönlümüzde taht kuran Plaza, yer aldığı bağımsız yapımlarla da başarılarına yenileri eklemeye devam ediyor. Legion’ın ilk bölümlerinde onu David’in kankası olarak tanısak da, potansiyeline güvenerek aklımda her zaman onun daha büyük bir planın parçası olduğu fikri vardı ve haksız çıkmadım. Baş düşmanımıza tüm ayrıntılarıyla değineceğim ancak ona hayat veren Aubrey’in muazzam oyunculuğu hala aklımdan çıkmıyor. Rehabilitasyondaki bir uyuşturucu bağımlısından tutun, kendi gerçekliğini yaratmış bir psikiyatra kadar dizide binbir karaktere bürünen Plaza’nın oyunculuğuna yetecek bir övgü sözü bile bulamıyorum. Bakışlarıyla bile kanımızı dondurabilen oyuncuyla vedalaşmamış olmak sezon finalinin en sevdiğim kısımlarından biri oldu.

legion-1-sezon-degerlendirmesi-ara-gorsel-filmloverss

Dizimizin korku dolu baş düşmanı ise Sarı Gözlü Şeytan’dı. Yapbozun parçalarını birer birer birleştirerek varlığından haberdar olduğumuz Shadow King öyle zekice hamlelerle işlendi ki, uzun zamandır bir televizyon dizisinde bu kadar gerildiğimi hatırlamıyorum. Hatıralarını manipüle ederek bu zamana kadar David’in bilinçaltında saklanan King’in kelimenin tam anlamıyla bir parazit olduğu anladık. David’in bilinçaltı hesaplaşması sayesinde ise tüm bu olayların yıllar öncesine hatta David’in bebekliğine kadar eskiye dayandığı ortaya çıktı. Biz Legion’ın Charles Xavier nam-ı diğer Professor X’in oğlu olduğunu bilsek de şu an için bu bağ dizide dile getirilmedi. Ama yapılan göndermeler göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Xavier’ın ünlü sandalyesini bir flashback sahnesinde görmek bile bizim heyecanlanmamıza yeterken, Shadow King’in geçmişini açıklayan kara tahta üzerindeki kısa çizgi film hepimiz için olayı resmileştirdi. Hiçbir zaman takım elbisesinden vazgeçmeyen kel bir adamı tasvir eden çarpışma Shadow King’in Professor X karşısında mağlup olmasının ardından Voldemort-vari bir şekilde David’in bilinçaltına yerleşmesini en küçük detaylarına kadar işledi.

Legion 1. Sezon: Uzun Süredir Beklediğimiz Süper Kahraman Dizisi

Shadow King bu yolu ilk başta bir intikam olarak düşünse de, David’in gücünün inanılmaz bir seviyede olduğunu anlayınca dünyaya hükmetmek gibi daha büyük planların peşinde düşmüş. Bunu gerçekleştirebilmek içinse tüm kontrolünü eline geçirmeye çalışarak David’in bile kendisinden şüphe duymasını sağlamış. Burada ayrıca bir ekleme yapmak istiyorum. Legion, çizgiroman dünyasında birden fazla, daha doğrusu sayamayacağımız kadar kişiliğe sahip olan bir mutant olarak tanınır. Dizide ise birkaç bölümde onlarca insanın Legion’ın başına üşüşmesiyle bu kişilik çatışmasının sinyalleri verilmişti. Fakat sezon finaline doğru bu durum Shadow King yüzünden kaynaklanmış gibi gösterildi. Şu an için David’in bilinçaltı sütliman görünse de gelecek sezonda yapımcıların bu konu üzerinde nasıl ilerleyeceklerini çok merak ediyorum.

legion-1-sezon-degerlendirmesi-ara-gorsel-3-filmloverss

Şimdi ise bence dizinin en büyük ters köşesine bir bakalım: The Eye. Sizin bu konu hakkında ne düşündüğünüzü çok merak ediyorum çünkü benim dizide en şaşırdığım konu buydu. İlk bölümden itibaren gizemli tavırlarıyla aklımızda soru işaretleri yaratan karakter hakkında sadece şekil değiştirebilme yeteneği olduğunu öğrendik. Dizi klişelerine güvenerek son bölümde şaşırtıcı bir açıklama beklerken, Lenny’nin tek bir hareketiyle sonsuzluğa uğurlandı. Şimdi The Eye sadece aşırı sadık bir Division Three çalışanı mıydı? Bir mutant olmasına rağmen David’in ölmesini neden bu kadar çok istiyordu? Bir muamma olarak tanıdığımız ve daha fazlasıyla veda ettiğimiz The Eye’a bir anlam yükleyebilmek kesinlikle imkansız.

Sıra geldi Legion’ın bu kadar başarılı olmasını sağlayan teknik detaylara. Dizi dünyasındaki sırtını aksiyona dayayan süper kahraman dizilerinin aksine Legion gücünü psikolojik gerilimden alıyor. Renk paleti ile büyüleyen, kamera açılarıyla izleyiciyi içine çeken dizi sahne geçişlerinde ise kusursuz bir akış sağladı. Bir diğer açıdan sektörün bütçesi göz önüne alınca, genellikle göz yakan süper güçlere şahit oluyoruz. Legion’da ise bir telekinetik mutant dışında görsel efektlere ihtiyaç duyacak güçlere çok fazla rastlamadık ve bence mükemmel bir tercih olmuş.

Legion 2. Sezon: Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?

Bu sorunun cevabını verebilmek gerçekten imkansız. Bırakın bir sezon sonrasını, daha bir bölüm sonra bile kahramanlarımızın başına neler geleceğini tahmin edemiyoruz. Ancak sezon finalinden birkaç çıkarım yapma şansımız var. İlk olarak sevineceğiniz bir haber vermek isterim. Professor X’in David’in babası olduğunu artık biliyoruz ve geçtiğimiz günlerde karakterlere hayat veren oyuncular bir şov programında bir araya geldi. Kaçınılmaz soru tabii ki Patrick Stewart’a yöneltildi ve usta oyuncunun cevabı ise ”Legion’da rol almaktan büyük bir mutluluk duyarım.” oldu. Tahmin edeceğiniz üzere işler tabii ki böyle yürümüyor ama gerçek olma hayali bile bizi heyecanlandırmaya yetti.

İkincisi ise eğer kaçırdıysanız sizi büyük bir şaşkınlığa uğratacak bir gelişme. Bir Marvel hayranının en büyük özelliği, film bitse bile ”post-credit” sahnesi için salonda dakikalarca beklemektir. Bu sene bu durum Legion için de geçerliydi. Shadow King bilmediğimiz topraklara doğru yola çıkmış olsa da David’ın en azından bizim bildiğimiz pek çok sorunu son bulmuştu. Sona saklanan sahnede ise ”bir cisim yaklaşıyor efendim” dememize neden olan uçan bir küre David’i ele geçirdi. Legion’ın ikinci sezonu ile buluşana kadar büyük bir muamma olarak kalacak olayın nasıl açıklığa kavuşacağına akıl sır erdirebilmek mümkün değil.

Sırtını aksiyona dayayan diğer süper kahraman dizilerinin aksine gücünü psikolojik gerilimden alan Legion sektörde kesinlikle çığır açmayı başardı. Dizinin heyecanla beklediğimiz ikinci sezonu ile 2018’de buluşacağız. Legion hakkında ne düşündüğünüzü yorumlarda belirtmeyi unutmayın. Görüşmek üzere…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi