2016’ya damgasını vuran Damien Chazelle’in son filmi La La Land’de yer alan sinema tarihinin en önemli müzikallerine yapılan referansları derleyen oldukça keyifli bir video!

Bu yıl Altın Küre ödüllerine damga vuran La La Land, dün açıklanan Oscar adaylarından anladığımız kadarıyla Akademi Töreni’nde de en çok kendisinden bahsettirecek. Whiplash ile büyük bir çıkış yakalayan Damien Chazelle’in imza attığı La La Land, başrollerinde yer alan Ryan Gosling ve Emma Stone’un uyumu ile de çok konuşuldu tabii. Ama bunların ötesinde, filmin müziklerinin eşiliğinde kapıldığımız o büyülü yolculukta aslında birçok klişeleşmiş hikayeyi bir araya getirse de, bizi bir süreliğine gerçek hayattan uzaklaştırıp sinemanın görkemiyle yeniden buluşturdu.

Rüyalara Yazılmış Bir Aşk Mektubu: La La Land!

Chazelle’in “Şu günlerde perdede umut ve romans görmeye her zamankinden çok ihtiyacımız var.” dediği gibi; gerçek hayatın havasızlığından kurtulmak ve derin bir nefes almak için gittiğimiz sinema salonlarında bizi karşılayan La La Land, eski usul bir öyküyü; yani yanlış zamanda yanlış yerde olan insanları anlatıyor. Müzikalle yakaladığı o nostaljik esinti ile cazın ve dansın duygularımız üzerindeki etkisini şekillendiren film; aslında içerisinde pek çok da referans bulunduruyor. Müzikal denince akla ilk gelen West Side Story’den Shall We Dance’a klasik müzikallerden birçok sahneyi anımsatan anlarla bizi sinemanın saf gücünden ayırmayan La La Land; bu benzerlikleri çok fazla saklamadan, ulu orta sergileyerek aslında bu klasiklerle bağ kurmayı amaçladığını gösteriyor. Mesela Mia ve arkadaşlarının evde renkli kıyafetler içinde hazırlanmalarını izlerken Grease’i anımsamamız gibi Seb’in parti sonrası Mia ile yürürken bir sokak lambası etrafında dönüşünü gördüğümüzde aklımıza ilk Singin’ in the Rain gelmedi mi?

la-la-land-filmloverss

Sinema tarihinin müzikallerine adeta selam duran La La Land, hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini bize tekrar tekrar hatırlatan bir masal gibi. Her ne kadar, Chazelle aralarına ‘zaman’ kavramını sokarak ayrı düşen Seb ile Mia’nın ilişkisiyle bize bir melodramı yaşatsa da, film bittiğinde gözümüzde yaş dudağımızda ise tebessüm bırakmayı da ihmal etmiyor. Özellikle hayatta verilen bazı kararların neleri kaybetmemize neden olacağını gözler önüne seren alternatif sonuyla, her ‘City of Stars’ çaldığında hissedeceğimiz o hüznü damarlarımıza kadar yaşatıyor desek yanlış olmaz sanırım.

Bir vimeo kullanıcısı Glass Distortion tarafından hazırlanan; La La Land’de yer alan klasik müzikallere yapılan referansların derlendiği keyifli videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi