Stanley Kubrick, fotoğraftan sinemaya evrilen kariyerinin başlangıç noktası olan, kendi imkanlarıyla çektiği ilk kısa belgeseli Day of the Fight ile sinema dünyasına merhaba demişti. Bir boksörün maç anına ve sabahtan akşama kadar olan hazırlıklarına yer verilen kısa belgesel, efsaneleşmiş Kubrick sinemasının ilk ve etkili bir adımı.

Tek başınıza film çekmek için her şeyi bilmenize gerek yok, ama fotoğraf konusunda bir şeyler bilmek gerek.

Bir yönetmenin kariyerinin ilk anlarındaki eserlerini görmek bir sinemasever için her zaman öğretici olmuştur. Hele ki bahsedilen isim, sinema tarihinin mükemmeliyetçi yönetmeni Stanley Kubrick ise bu ilk eseri görmemek sinemaya yapılan büyük bir haksızlık olur zaten. Saplantılı olacak kadar kusursuzluğu hayatının ve sinemasının olmazsa olmazı haline getiren Stanley Kubrick, 1950’de bütün birikimini yatırdığı belgesel niteliğinde ilk kısa filmi Day of the Fight ile sinema dünyasına girdi ve ölümüne kadar verdiği eserlerle sinemanın efsaneleşmiş yönetmenleri arasına adını yazdırdı.

Sinemaya adım atmadan önce fotoğrafçılık yapan Kubrick, fotoğraflarından birini Look dergisine satmasıyla o dergide çalışmaya başladı. İlk kısa filmi Day of the Fight’ın çıkışı da böylelikle oluştu. Kubrick, 1948 yılında ünlü boksör Walter Cartier’ın bir maç gününü, sabahtan akşama kadar olan hazırlıklarını “Phrizefighter” başlığı altında Look Dergisi için fotoğrafladı. Fotoğraflar sekiz sayfa, yirmi fotoğraf hikayesi olmak üzere Ocak 1949’da Look dergisinde yayınlandı. 1950 yılına gelindiğinde ise Kubrick için artık fotoğrafın ötesine geçme vakti gelmişti. Phrizefighter’da olduğu gibi boksörün sabahtan ring sonuna kadar süren gününü anlatan ‘Day of the Fight’ böylece yaratıldı. Kubrick’in karakteristik kamera çekimiyle, hem durağan hem de hareketli görüntüler etkileyici bir kompozisyon yarattı.

Stanley Kubrick’in İlk Kısa Filmi: Day of the Fight

day - of - the -fight - filmloverss

Filmde Cartier’in ikiz kardeşini de kullanan Kubrick, izleyen üzerinde esrarengiz bir etki yaratmayı başarır. Kariyerinin bu erken döneminde bile tipik bir kısa filmden fazlasını vermeye çalışması şüphesiz ki efsanevi yönetmeni diğerlerinden ayıran özelliklerden sadece biri. Bu, kariyerinin bu kadar başındayken bile gözü ticari bir kazançtan çok sanatsal bir başarı üzerinde olan Kubrick’e çevrilen gözleri anlamak için yeterli bir sebep olsa gerek. Bugün konuştuğumuz ‘Kubrick sineması’ başlığı altında yer alan, sinemaya kattığı tüm cesur farklılıkları Day of the Fight’ı izledikten sonra daha iyi anlayabiliyoruz. Denildiği gibi bir yönetmenin ilk eserini görmek her zaman işe yarar.

Sinema dünyasına getirdiği kuralları, kusursuz sineması, görünenin ardında yatanı ortaya döken sinema anlayışı ve her zaman bilineni şaşırtan filmografisiyle efsaneleşen yönetmen Stanley Kubrick’in ilk kısa belgeseli Day of the Fight’ı buradan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi