Sundance’te senaryo, Berlin’de Avrupa Sinemaları ödülüne layık görülen Körlük (Blind), Türkiye prömiyerini 33.İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Senarist kimliğiyle tanıdığımız Eskil Vogt’un ilk uzun metraj denemesi olarak festival takviminde de öne çıkan film, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu görme yetisini kaybeden Ingrid’in bir apartman dairesinin içine sıkışan küçük dünyasını konu alıyor.

Genç ve güzel Ingrid, beklenmedik bir anda kör olur. Bu engel Ingrid’i çevresinden soyutlayıp, kendi hayal dünyasında yaşamaya zorlarken eşini hayata geri döndürmekte kararlı olan Morten elinden gelen çabayı göstermekte kararlıdır. Ancak, eşinin tüm ısrarlarına rağmen yaşadığı daireden dışarı adım atmaya cesaret edemeyen Ingrid, zihninde var olan gerçekleri kaybetmemek için bir hikaye yazmaya karar verir. Her geçen gün yazmaya hızla devam eden Ingrid, bir süre sonra gerçekle-hayal arasındaki farkı ayırt edememeye başlar.

Körlük, isminin yarattığı karanlık tablonun aksine, gücünü mizahtan alan bir film. Öyle ki Ingrid dahi zaman zaman zihninde yaşatmaya başladığı gerçekliğe gülmekten kendini alamıyor. Zira açılış sekansıyla birlikte ağır bir dram örneği sunacak izlenimi veren film, bu noktada bir iki dokunuş dışında seyirciye Ingrid’in durumunu aktarmakta zorluk çekiyor. Joachim Trier’in “Tekrar” ve “Oslo, 31 Ağustos” gibi ödüllü filmlerin senaryosunda imzası bulunan Vogt’un zihnindekileri beyazperdeye yansıtmakta başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Norveç’in 11 Eylül’ü olarak adlandırılan ve 100’e yakın Norveç vatandaşının hayatını kaybettiği 22 Temmuz patlaması gibi politik meseleleri de es geçmemeye çalışan Vogt, bu konuda da oldukça yüzeysel bir anlatı sunarak seyircide herhangi bir etki yaratmayı başaramıyor.  

Özetle, tüm bu detayları fazla karamsar bir eleştiri olarak görmekten ziyade filmin bittikten sonra bir etki yaratmayı başaramadığını söylemek daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Bu doğrultuda Körlük için vasat bir film demek pek tabii mümkün değil ancak aldığı ödüller ve isminin yarattığı beklentiyi karşıladığı da söylenemez.

İyi seyirler…

 

Sundance’te senaryo, Berlin’de Avrupa Sinemaları ödülüne layık görülen Körlük (Blind), Türkiye prömiyerini 33.İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Senarist kimliğiyle tanıdığımız Eskil Vogt’un ilk uzun metraj denemesi olarak festival takviminde de öne çıkan film, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu görme yetisini kaybeden Ingrid’in bir apartman dairesinin içine sıkışan küçük dünyasını konu alıyor. Genç ve güzel Ingrid, beklenmedik bir anda kör olur. Bu engel Ingrid’i çevresinden soyutlayıp, kendi hayal dünyasında yaşamaya zorlarken eşini hayata geri döndürmekte kararlı olan Morten elinden gelen çabayı göstermekte kararlıdır. Ancak, eşinin tüm ısrarlarına rağmen yaşadığı daireden dışarı adım atmaya cesaret edemeyen Ingrid, zihninde var olan gerçekleri kaybetmemek için bir hikaye yazmaya karar verir. Her geçen gün yazmaya hızla devam eden Ingrid, bir süre sonra gerçekle-hayal arasındaki farkı ayırt edememeye başlar. Körlük, isminin yarattığı karanlık tablonun aksine, gücünü mizahtan alan bir film. Öyle ki Ingrid dahi zaman zaman zihninde yaşatmaya başladığı gerçekliğe gülmekten kendini alamıyor. Zira açılış sekansıyla birlikte ağır bir dram örneği sunacak izlenimi veren film, bu noktada bir iki dokunuş dışında seyirciye Ingrid’in durumunu aktarmakta zorluk çekiyor. Joachim Trier’in “Tekrar” ve “Oslo, 31 Ağustos” gibi ödüllü filmlerin senaryosunda imzası bulunan Vogt’un zihnindekileri beyazperdeye yansıtmakta başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Norveç’in 11 Eylül’ü olarak adlandırılan ve 100’e yakın Norveç vatandaşının hayatını kaybettiği 22 Temmuz patlaması gibi politik meseleleri de es geçmemeye çalışan Vogt, bu konuda da oldukça yüzeysel bir anlatı sunarak seyircide herhangi bir etki yaratmayı başaramıyor.   Özetle, tüm bu detayları fazla karamsar bir eleştiri olarak görmekten ziyade filmin bittikten sonra bir etki yaratmayı başaramadığını söylemek daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Bu doğrultuda Körlük için vasat bir film demek pek tabii mümkün değil ancak aldığı ödüller ve isminin yarattığı beklentiyi karşıladığı da söylenemez. İyi seyirler…  
Puan - 63%

63%

Körlük için vasat bir film demek pek tabii mümkün değil ancak aldığı ödüller ve isminin yarattığı beklentiyi karşıladığı da söylenemez.

Kullanıcı Puanları: 2.31 ( 4 votes)
63
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi