BuzzFeed, korku filmlerindeki kadın figürleri üzerinden, toplumsal cinsiyeti sorgulamamızı sağlayacak bir video yayınladı. Korku filmleri, kadın karakterlerin yerine erkekleri koysa, düşüncelerimiz neler olurdu?

Korku sineması klasiklerle kaplı: telefondan gelen nefes sesi, duş perdesinin altındaki karaltı, ormanda yalnız, pijamasıyla dolaşan kadınlar… Çoğunda da ortak nokta, gerilim unsuru olarak, çaresizliği, köşeye sıkışmışlığı, çıplaklığı, hazırlıksız yakalanmayı kullanmaları. Elbette, bunları birer metafor olarak aldığımızda bir sıkıntı yok. Peki ya rolleri değiştirsek ve erkeklerin yerine kadınları koysak? Aynı unsurlar, aynı hissiyatı yaratır mı?

En sevdiğimiz korku filmlerinin, en unutulmaz sahnelerinin reprodüksiyonlarını içeren bu video, bu soruyu cevaplamamıza yardımcı oluyor. Neredeyse banyo fayansı bile birebir aynıyken, kadın oyuncuların yerine erkek oyuncuları koyduğumuzda neler olabileceğini bu şekilde görme şansı yakalıyoruz.

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”WSSv170r5J0″]

Belki en iyi şekilde çekilmiş olmayabilir fakat videonun bize sorduğu sorunun üzerine oturup bir düşünmemiz gerekiyor: neden neredeyse birebir olan bu sahnelerde kadınların yerine erkekleri koyduğumuzda, bir şeyler bize ters geliyor? Neden normalde sadece bizi germesi gereken sahnelerdeki bu sıradan değişim, bizde bir tepkiye neden oluyor?

Gülebiliriz, gerilebiliriz, rahatsız olabiliriz, dalga geçmek isteyebiliriz bu sahnelere bakarken. Fakat tepkilerimizdeki değişim, cinsiyet rollerini kafamızda nasıl dağıttığımızla ilgili önemli bir ipucu veriyor. Filmler, hayatımızı renklendirmek, güzelleştirmek ve bize ayna tutmak için varlar. Ve bu sahnelere baktığımızda, ayna bize çok açık bir kusurumuzu gösteriyor. Kadınları savunmasız ve pasif, erkekleri ise saldırgan ve aktif pozisyonlara yerleştirmek bir gerilim unsuruyken, biz bunu günlük hayatımızda iyi nitelikler olarak sürekli farklı formlarda yeni jenerasyonlara aktarıp duruyoruz.

Aynı şeyi sevdiğiniz filmlerdeki erkek karakterleri kadınlarla değiştirerek de kafanızda yapabilirsiniz. Gene bir şeyler yolunda gitmiyormuş gibi hissedeceksiniz. Her defasında aynı senaryoya karşı cinsi yerleştirmenin komik durmaması için belli değişimleri yapmanız şart oluyor. Üstelik kafalarımızda sürekli olarak bu değişikliğe verdiğimiz tepkinin altında yatan esas nedenin, rol dağılımlarından ziyade, ufak tefek başka değişiklikler olabileceği şeklinde bir düşünce, istemsizce dönüp duruyor. Lakin itiraf etmek gerekiyor: kadını seksüalize ettiğimiz, kurban konumuna koyduğumuz biçimde erkeği görmek istememeye meyilli düşünce sistemlerimiz var.

Sizce de, artık bize filmlerin yıllardır tuttuğu aynadaki görüntüyü gerçek haliyle görmemizin vakti gelmedi mi?

Hazırlayan: Hazan Özturan

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi