Bağımsız sinema yapmanın çok zor olduğu, fakat yapabilenin de gerçek sinemaseverler gözünde değerinin sonsuz olduğu bir zamanda, bu konuda öne çıkan isimlerin başında geliyor Jim Jarmusch. Dünya sinema endüstrisinin hakimiyetini elinde tutan bir ülkede, yüksek bütçeli bol efektli, bol gişe garantili filmler çekmek yerine daha sade, daha kişisel ve daha uçuk filmler çekmeyi tercih ediyor ve iyi ki de öle yapıyor. Söylemek istediklerini kimi zaman anlıyor, kimi zaman anlayamıyoruz ama olsun, bir Jarmusch filmi deneyimlemek her zaman için keyiflidir.

Stranger Than Paradise, Down by Law, Dead Man, Night on Earth gibi filmleriyle gönlümü fethetmeyi başarmış olan yönetmenin filmografisi içindeki en ciddi filmi The Limits of Control olsa gerek. 2009 yapımı bu filmde, kendini, dünyayı, filmleri pek takmayan Jarmusch, önceki filmlerine nazaran daha siyasi bir tutum sergilemiş. Sürekli tekrar eden rutinler ve diyaloglar eşliğinde yönetmenimiz bir modern zaman westerni çekmiş, fakat seyirciye ilk dönem filmlerinde yaşattığı keyfi pek yaşatamamış.

Kontrol Limitleri 2

Genel olarak bir yalnız adam hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz Kontrol Limitleri, çakı gibi bir vücuda sahip, dik yürüyüşlü, uyumayan, her sabah tai-chi yapan, hiç buruşmayan takım elbisesi olan, bir kafeye oturduğunda iki espresso sipariş eden, seks yapmayan, siyahi bir adamın tamamlaması gereken görevi anlatıyor. Filmin sonuna kadar görevin tam olarak ne olduğunu kestiremiyoruz fakat başlangıçtan itibaren bir çok kişi görevin tamamlanması için gerekli ufak ipuçlarını kendisine kibrit kutuları içinde ulaştırıyor. Filmin en büyük dinamikleri bu ipuçlarını getiren kişilerle olan diyaloglar oluyor aslında. Gelen kişilerin Japon, Amerikalı, Fransız, Meksikalı gibi farklı milletlerden olması dikkat çekici. Karakterimizin yanına gelen herkes cümleye “İspanyolca bilmiyorsun, değil mi?” diye başlıyor ve ardından kendi anlatacağı konuyla ilgili “….. ile ilgileniyor olabilir misin?” diyerek ikinci rutin cümlemizi kurmuş oluyorlar. Bu girişlerin ardından, kimisi müzik ve enstrümanlarla, kimisi sinema ve filmlerle, kimisi bilimle, atomlarla, moleküllerle, kimisi bitkilerle kaktüslerle, kimisi resimle, sanatla ve kimisi de hayatın kendisiyle ilgili cümleler kurduktan sonra kibrit kutusu takası yapıyor ve oradan ayrılıyorlar. Jim Jarmusch, yalnız kovboyunu hiç konuşmayan, dil bilmeyen biri haline getirmeyi tercih etmiş bu takaslar sırasında, böylelikle sözle değil, gözle tanımamıza imkan tanımış ana karakterini. 

Isaach De Bankole’nin hayat verdiği ana karakterimiz, toplanan ipuçları sonunda İspanya’nın büyük kentlerinde başlayan yolculuğunda küçük bir kasabaya ulaşıyor ve hedefi ortadan kaldırmak için harekete geçiyor. Çorak bir arazinin ortasında, silahlı kişiler tarafından çok sıkı şekilde korunan bir malikanenin içindeki, dünyanın hakimi ve kötülüklerin sebebi olan kişiyi öldürmesi gerekiyor. İçeriye nasıl girecek diye düşünürken, sinemanın temel güzelliğinden faydalanan Jarmusch karakterimizi bir sonraki sahnede malikanenin içinde bir koltukta otururken gösteriyor. Öldürülecek olan kişi, odaya girip, katilini gördüğünde “Sen buraya girmeyi nasıl başardın?” sorusuna, “Hayal gücümü kullandım” yanıtını veriyor. Farklı parçaları zihinde tamamlama oyunu olan sinema, Jarmusch’un elinde bir kez daha anlam kazanmış oluyor. Karakterimiz, hedefini öldürüyor ve görev tamamlanmış oluyor. Film başladığı gibi yine bir havalimanında son buluyor. Film boyunca takım elbise içinde gördüğümüz karakterimiz, kot pantolon, tişört ve Afrika kıtasının renklerini temsil eden bir sweat giyerek kontrolü elden bırakıyor ve gözden kayboluyor.

Kontol Limitleri 3

Kontrol Limitleri, farklı yönde okumaların yapılabileceği tarzda bir film. Filmin ismini, katil karakterimiz için değerlendirebileceğimiz gibi finalde öldürülen kişi için de kullanabiliriz. Bill Murray’nin canlandırdığı kötülük timsali karakteri, kontrol altında tutmanın limitlerine ulaşmış ABD’nin veya kapitalizmin, bir prototipi olarak değerlendirdiğimiz zaman, sistemin sonunun yine kendi içindeki farklı unsurlardan, etnik kimliklerden gelebileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tıpkı kibrit kutusu içinde ipuçlarını getiren farklı milletlerden insanlar gibi. ABD’de bağımsız sinema yapan ve doğuştan muhalif birisinin, bu tarz bir yaklaşım içinde olması pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

Gönderme yapmayı seven Jarmusch’un bu filminde de yakalayabilenler için oldukça fazla malzeme var. Kendi yakalayabildiğim bir kaç örneği paylaşmam gerekirse; Tilda Swinton’un canlandırdığı, eski filmleri seven karakterin ‘kum dolu bir odada kendisine doğru uçan bir kuşun kanadını kuma batırdığı’ sahne Andrei Tarkovsky’nin Stalker filmine bir selamdı. Filmin açılışında da farklı diller konuştukları halde, görevi veren kişinin söylediği bir cümleyi anlayan ana karakterimiz, Jarmusch’un önceki filmlerinden ‘Ghost Dog: The Way of the Samurai’ı hatırlattı bana. Orada da birbirinin konuştuğu dili bilmeyen karakterler çok güzel şekilde sohbet ediyorlardı. İspanyol sinemasının en başarılı işlerinden olan Noviembre filminin Alfredo’su, Oscar Jaenada’yı da ufak bir sahnede, garson olarak görmemiz hoş bir detaydı.

Jim Jarmusch filmografisine baktığımız zaman her film birbirinden çok farklı gibi gözükse de benzer yönler bulmak çok da zor değildir. Eğer bir kere yönetmenin etkisi altına girdiyseniz, oradan çıkmak istemezsiniz. Kontrol Limitleri ise, yönetmenin önceki işlerine pek benzemeyen, senaryo ve işleniş olarak daha farklı bir yapıda. Eğer daha önce Jim Jarmusch filmi izlemediyseniz bu film ile başlamanızı tavsiye etmiyorum. Hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Görüntü yönetmeni Christopher Doyle’un kusursuz kadrajlarının filme yaptığı katkıya rağmen, ağızda kekre bir tat kalıyor filmin sonunda. Jarmusch’un ülkemizde ilk kez Filmekimi’nde yayınlanacak olan son filmi ‘Only Lovers Left Alive’ın daha farklı ve Jarmusch çizgisine daha yakın olacağını tahmin ediyorum. Herşeye rağmen yaşasın bağımsız Amerikan sineması, yaşasın Jim Jarmusch.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi