“Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm… Anlaşıldı.”

Şebnem Burcuoğlu’nun kendi kişisel deneyimlerinden ve en önemlisi gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı Kocan Kadar Konuş, yüksek satış rakamlarına ulaştı ve diğer dillere çevrilmeye de çoktan başlandı. Şebnem Burcuoğlu’nun daha çok kız kıza dertleşir gibi, muhtemelen edebi bir kaygı da gütmeden kaleme aldığı Kocan Kadar Konuş, BKM tarafından film hakları alınarak beyazperdeye aktarıldı. Gora’da (2004) yardımcı yönetmen olarak Ömer Faruk Sorak’la çalışan Kıvanç Baruönü, Patron Mutlu Son İstiyor (2014) filmini yönetmiş ve yine Ezgi Mola’yla çalışmıştı. Komedi türünde ilerleyen yönetmen; Kocan Kadar Konuş’ta da çizgisini bozmamış, ortaya başarılı bir film çıkarmış.

Türkiye Sineması’nda hakim tür diyebileceğimiz komedinin kahramanlarının erkek olmasının yanı sıra yan karakterler dahi erkek olarak belirlenince komedinin erilleşmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalan seyirci, filmleri erkek bakışı ve mizahıyla değerlendirmeye mecbur bırakılıyordu. Kadının komik olmadığı; komikse de aptal ve genellikle sarışın olduğu stereotiplerin üzerinden yine erkek mizahı yapılan filmlerin içinde, “ortalama kadın” üzerinden ilerleyen bir komedi izleyebilmek son yıllarda neredeyse imkansız bir hal aldı.

Bu sene Deliha’nın da vizyona girmesiyle, her ne kadar beğenilmese de, Gupse Özay cesur bir adım atmış oldu. Kocan Kadar Konuş ise, Deliha’ya kıyasla kadın komedisinin daha olgun bir ürünü olarak değerlendirilebilir.

Efsun 30 yaşına gelmiş, etrafındaki arkadaşları, en önemlisi de 20 yaşındaki kuzeninin evlenmesiyle kendisinde ve hayatında değişiklikler yapmaya karar vermiş bir kadındır. Ezgi Mola’nın başarıyla canlandırdığı Efsun karakteri, her ne kadar filmin doğruladığı ölçüde sorunlu bir karakter çizgisine sahip olmasa da, Çirkin Betty’den beri süregelen, kaşları alınmamış, bıyıklı, gözlüklü, entelektüel ve bakımsız kız imajının altını çizerek, kadınlara “aslında nasıl olunması gerektiği” mesajını veriyor. Herkesin topuklu ayakkabı giydiği bir dünyada düz ayakkabıların pek şansı yok ve bu dünyayı erkekler kuruyor, şans yüzdesini erkekler belirliyor.

Efsun kendisinde yaptığı değişimlerden sonra lise aşkı Sinan ile karşılaşır ve ailesinin Efsun’un evlenebilmesi için ona verdiği taktiklerin arasında kaybolur, kendisi kaybolurken aşkını da kaybeder. Efsun ve Sinan’ı bu noktaya getiren olaylarsa neden-sonuç ilişkileri bazında biraz havada kalıyor. Filmin çok da güçlü ve inandırıcı olmayan dramatik yapısı, filmin doruk noktasında (climax) iyice cılızlaşıyor ve inandırıcılıktan uzaklaşıyor. Buna rağmen filmin yerinde ve başarılı mizahına Ezgi Mola’nın oldukça doğal ve sempatik oyunculuğu da eklenince, film süresi boyunca izleyicisine sıkmadan, keyifli vakit geçirtmeyi başarıyor. Murat Yıldırım ise çok öne çıkmayan, hikayeyi destekleyici bir unsur olarak kalıyor.

Kocan Kadar Konuş; Efsun’u taktiklere boğan aileyi, çok fazla karikatürize etmeden ve ev içinde yeşil ve kahverenginin oldukça sıcak tonlarının kullanılmasıyla da samimi bir atmosfer içerisinde sevdirmeyi başarıyor. Fakat seyirci olarak, bu çok da tanıdık olan ailenin kadınları arasındaki çekişme ve birlikteliği gerçekten güzel ve iyi bulmalı mıyız? Fazlasıyla seksist kalıplar üreten bu yapı, kadınları aslında en çok da kadınların kapana kıstırdığının bir kanıtı. Yapılması ve yapılmaması gerekenlerin belirgin çizgilerle birbirinden ayrıldığı bu dünyada, patriyarkanın asıl sahibi baba figürüyse oldukça naif bir karakter olarak konumlandırılmış.

Klişelerden beslenen ama buna rağmen zekice bir mizaha sahip olan Kocan Kadar Konuş, Ezgi Mola’nın bütün doğallığı ve içtenliğiyle yeniden şekillenen Efsun karakterini izleyen herkese sevdirecek gibi görünüyor. Ancak doğru kullanıldığında gayet başarılı olabilen seyirciyle konuşma durumu, filmin geneline yayılmış bir tavır olsa da eğreti durmuş denilebilir. Çünkü karakterin muzipliğini ve içsel dinamiklerini seyirciyle konuşmasından çok, rüyaları ele veriyor aslında. Rüya sekanslarının Efsun’u tanımada ve anlamada, filmin diline de uygunluğu göz önüne alındığında oldukça başarılı olduğu söylenebilir.

Film boyunca “kendin ol!” mesajını veren ve bir kadının sevmek ve sevilmek için kişiliğinden vazgeçmemesi gerektiğini yer yer sorunlu alt metinlerle de olsa mizahı yüksek, eğlenceli ve samimi bir şekilde aktaran Kocan Kadar Konuş, keyifli bir seyir vaat ediyor.

"Evli misin? Ya nişanlı? Sevgilin var mı? O da mı yok! Yaş kaç? Hmm... Anlaşıldı." Şebnem Burcuoğlu’nun kendi kişisel deneyimlerinden ve en önemlisi gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı Kocan Kadar Konuş, yüksek satış rakamlarına ulaştı ve diğer dillere çevrilmeye de çoktan başlandı. Şebnem Burcuoğlu’nun daha çok kız kıza dertleşir gibi, muhtemelen edebi bir kaygı da gütmeden kaleme aldığı Kocan Kadar Konuş, BKM tarafından film hakları alınarak beyazperdeye aktarıldı. Gora'da (2004) yardımcı yönetmen olarak Ömer Faruk Sorak'la çalışan Kıvanç Baruönü, Patron Mutlu Son İstiyor (2014) filmini yönetmiş ve yine Ezgi Mola'yla çalışmıştı. Komedi türünde ilerleyen yönetmen; Kocan Kadar Konuş'ta da çizgisini bozmamış, ortaya başarılı bir film çıkarmış. Türkiye Sineması’nda hakim tür diyebileceğimiz komedinin kahramanlarının erkek olmasının yanı sıra yan karakterler dahi erkek olarak belirlenince komedinin erilleşmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalan seyirci, filmleri erkek bakışı ve mizahıyla değerlendirmeye mecbur bırakılıyordu. Kadının komik olmadığı; komikse de aptal ve genellikle sarışın olduğu stereotiplerin üzerinden yine erkek mizahı yapılan filmlerin içinde, “ortalama kadın” üzerinden ilerleyen bir komedi izleyebilmek son yıllarda neredeyse imkansız bir hal aldı. Bu sene Deliha’nın da vizyona girmesiyle, her ne kadar beğenilmese de, Gupse Özay cesur bir adım atmış oldu. Kocan Kadar Konuş ise, Deliha’ya kıyasla kadın komedisinin daha olgun bir ürünü olarak değerlendirilebilir. Efsun 30 yaşına gelmiş, etrafındaki arkadaşları, en önemlisi de 20 yaşındaki kuzeninin evlenmesiyle kendisinde ve hayatında değişiklikler yapmaya karar vermiş bir kadındır. Ezgi Mola’nın başarıyla canlandırdığı Efsun karakteri, her ne kadar filmin doğruladığı ölçüde sorunlu bir karakter çizgisine sahip olmasa da, Çirkin Betty’den beri süregelen, kaşları alınmamış, bıyıklı, gözlüklü, entelektüel ve bakımsız kız imajının altını çizerek, kadınlara “aslında nasıl olunması gerektiği” mesajını veriyor. Herkesin topuklu ayakkabı giydiği bir dünyada düz ayakkabıların pek şansı yok ve bu dünyayı erkekler kuruyor, şans yüzdesini erkekler belirliyor. Efsun kendisinde yaptığı değişimlerden sonra lise aşkı Sinan ile karşılaşır ve ailesinin Efsun’un evlenebilmesi için ona verdiği taktiklerin arasında kaybolur, kendisi kaybolurken aşkını da kaybeder. Efsun ve Sinan’ı bu noktaya getiren olaylarsa neden-sonuç ilişkileri bazında biraz havada kalıyor. Filmin çok da güçlü ve inandırıcı olmayan dramatik yapısı, filmin doruk noktasında (climax) iyice cılızlaşıyor ve inandırıcılıktan uzaklaşıyor. Buna rağmen filmin yerinde ve başarılı mizahına Ezgi Mola’nın oldukça doğal ve sempatik oyunculuğu da eklenince, film süresi boyunca izleyicisine sıkmadan, keyifli vakit geçirtmeyi başarıyor. Murat Yıldırım ise çok öne çıkmayan, hikayeyi destekleyici bir unsur olarak kalıyor. Kocan Kadar Konuş; Efsun’u taktiklere boğan aileyi, çok fazla karikatürize etmeden ve ev içinde yeşil ve kahverenginin oldukça sıcak tonlarının kullanılmasıyla da samimi bir atmosfer içerisinde sevdirmeyi başarıyor. Fakat seyirci olarak, bu çok da tanıdık olan ailenin kadınları arasındaki çekişme ve birlikteliği gerçekten güzel ve iyi bulmalı mıyız? Fazlasıyla seksist kalıplar üreten bu yapı, kadınları aslında en çok da kadınların kapana kıstırdığının bir kanıtı. Yapılması ve yapılmaması gerekenlerin belirgin çizgilerle birbirinden ayrıldığı bu dünyada, patriyarkanın asıl sahibi baba figürüyse oldukça naif bir karakter olarak konumlandırılmış. Klişelerden beslenen ama buna rağmen zekice bir mizaha sahip olan Kocan Kadar Konuş, Ezgi Mola’nın bütün doğallığı ve içtenliğiyle yeniden şekillenen Efsun karakterini izleyen herkese sevdirecek gibi görünüyor. Ancak doğru kullanıldığında gayet başarılı olabilen seyirciyle konuşma durumu,…

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

Film boyunca “kendin ol!” mesajını veren ve bir kadının sevmek ve sevilmek için kişiliğinden vazgeçmemesi gerektiğini yer yer sorunlu alt metinlerle de olsa mizahı yüksek, eğlenceli ve samimi bir şekilde aktaran Kocan Kadar Konuş, keyifli bir seyir vaat ediyor.

Kullanıcı Puanları: 2.44 ( 6 votes)
65
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi