Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Bir kızkardeşinizin olması, her zaman dünyanın en mühim ve en harika olayı olarak düşünülür. Ki bizce de öyle! Zira kızkardeş demek, her şeyi tüm şeffaflığıyla paylaşabileceğiniz, her şeyinizi danışabileceğiniz ve korkusuzca omuz omuza dayanışabileceğiniz; çıkarsızca ve doyasıya sevebileceğiniz en yakın dostunuz demektir. Her şeyin ötesinde bir kızkardeşinizin olması demek, hiçbir şeyle tek başına yüzleşmek zorunda olmamanız demek. Ayrıca hiçbir zaman bir kan bağına da ihtiyaç duymayan kızkardeşlik, kurulan özel bağ ile hayatta sahip olabileceğimiz en değerli ilişkidir belki de. Biz de kıymetini bilmemiz gereken bu bağı beyazperdeye taşımış, “Kızkardeşlik güçlüdür!” diyen filmleri sizler için listeledik. Listeye aldığımız filmlerin bazıları doğrudan kızkardeşlik teması üzerine olmasa da hepsinde kızkardeşlik duygusunu tüm sıcaklığıyla hissedemiyor olmanız imkânsız!

Kızkardeşlik Duygusunu Hissedebileceğiniz 13 Başarılı Film!

1- Gion No Shimai (1936)

sisters-of-gion-1936-filmloverss

Japon yönetmen Kenji Mizoguchi’nin Aleksandr Kuprin’in romanından uyarladığı 1936 yapımı bu siyah-beyaz filmi, Gion’un yoğunlukla işçi sınıfından insanların yaşadığı bir bölgesinde yaşayan iki geyşa kızkardeşi konu alıyor. Gelenekselci ve tutucu kardeş Umekichi, kendisini sevgilisi Furusawa’ya yardım etmek zorunda hisseder. Çünkü Furusawa iflas edip karısından ayrıldıktan sonra Umekichi’nin kendisiyle kalmasını istemiştir. Ancak Umekichi’nin başına buyruk, gerçekçi kardeşi Omocha, ablasına zamanını ve parasını bu herifle boşa harcadığını anlatmaya çalışır. Omocha, Furusawa’da kurtulmaları ve kendi hayatlarını çizmeleri için çeşitli yollara başvurur.

2- L’une Chante, L’autre Pas (1977)

one-sings-the-other-doesnt-agnes-varda-filmloverss

Fransız Yeni Dalga’nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Agnés Varda; L’une Chante, L’autre Pas filmiyle birbirinden farklı iki kadının dostluklarını ve iç içe geçmiş yaşamlarını anlatıyor. Pomme ve Suzanne, Pomme’in Suzanne’a kürtaj olması için yardım etmesiyle tanışırlar. Bağlantılarını kaybederler ancak on yıl sonra yeniden karşılaşırlar. Pomme, alışılmışın dışından bir şarkıcı, Suzanne ise oldukça ciddi bir toplum işçisi olmuştur. Pek çok yönden zıt karakterlere sahip olan ikili her şeye rağmen birbirlerine iyi birer arkadaş olurlar ve hayatlarındaki her dramayı birbirleriyle paylaşırlar. 70’li yıllarda Fransa’daki Kadın Hareketinden beslenen Varda, bu filmiyle de tüm farklılıklara rağmen ayakta kalan bir kızkardeşliğin inşa ettiği kadın dostluğunun üzerinde duruyor ve 70’lerde kürtaj hakkı için verilen mücadeleye değinmeden geçmiyor.

3- Schwestern oder Die Balance des Glücks (1979)

sisters-or-the-balance-of-happiness-filmloverss

Yeni Alman Sinemasının ve feminist sinemanın öncü yönetmenlerinden Margarethe von Trotta’nın 1979 yapımı filmi Schwestern oder Die Balance des Glücks (Kızkardeşler ya da Mutluluğun Dengesi) de yönetmenin güçlü kadın karakterlerini merkezine aldığı ve kızkardeşlerin ilişkisini mercek altına aldığı filmlerinden biri. Film, birlikte yaşayan iki kızkardeş olan Maria ve Anna’nın hikâyesini konu alıyor. Yönetici sekreterliği yapan Maria, Anna’yı eğitimini bitirip çalışmaya başlaması için cesaretlendirir. Anna ise üniversiteyi bırakmayı düşünür, ilaçlar alır ve bir günlük tutar. Maria’nın patronunun oğlu Maurice ile yeni başlayan ilişkisi Anna’nın sert müdahalesiyle biter. Ancak Maria’nın Anna ve geçmişiyle ilişkisi diğer ilişkilerine de dolanmaya devam edecek midir sorusu film ilerledikçe iki kardeşin birbirlerine olan bağlılıklarıyla seyirciye aktarılıyor.

4- The Color Purple (1985)

the-color-purple-filmloverss

Usta yönetmen Steven Spielberg’in yönetmenliğini üstlendiği, Menno Meyjes’un senaryosunu Amerikalı yazar, şair ve aktivist Alice Walker’ın Pulitzer Ödüllü kitabı The Color Purple’dan uyarladığı film, Celie Harris adında Afro-Amerikan bir genç kadının hikâyesini konu alıyor. Filmde 1900’lü yılların başından itibaren şiddet, yoksulluk, ırkçılık ve cinsiyetçilik dahil olmak üzere Afro-Amerikan kadınların yüzleştiği sorunlar Celie aracılığıyla aktarılır seyirciye. Babası olarak bildiği adam tarafından hamile bırakılan, ardından evlendirilmek üzere bir adama satılan ve kocasından şiddet gören Celie’nin bu zamanlardaki tek tesellisi kızkardeşi Nettie ile mektuplarıdır. Fakat kocası Nettie’nin mektuplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda güçlü karakteriyle kendisine harika bir dost olacak Sofia ile tanışır ve ikilinin bu dostluğu Celie’nin kendi kimliğini bulma mücadelesinde büyük rol oynar.

5- Thelma & Louise (1991)

thelma-and-louise-filmloverss

Susan Sarandon ve Geena Davis’in hayat verdiği iki dostun adını sinema tarihine kazıyan Thelma & Louise, usta yönetmen Ridley Scott’ın 1991 yapımı bir diğer önemli yapıtı. Problemli bir kocası ve mutsuz olduğu bir evliliği olan Thelma ile monoton hayatından ve işinde sıkılmış biraz araya ihtiyaç duyan Louise’in küçük bir yolculuğa çıkmalarıyla başlayan film, Thelma’nın tecavüze uğraması ve Louise’in herifi öldürmesiyle ikilinin ülkenin her yerinde aranan birer kaçağa dönüşmelerini konu alır. Yaşadıklarını anlatsalar bile erkek adalet karşısında hiçbir şansları olmayacağını bilen ikili Meksika’ya kaçmaya karar verir ve polis ile ikili arasında efsanevi bir kovalamaca başlar. Bu esnada ise bu firar, Thelma ve Louise’un birbirini daha yakından, daha başka tanımalarına vesile olur.

6- Todo Sobre Mi Madre (1999)

all-about-my-mother-filmloverss

İspanya Sinemasının en başarılı yönetmenlerinden Pedro Almodóvar’ın 1999 yapımı filmi Todo Sobre Mi Madre (Annem Hakkında Her Şey) tek başına büyüttüğü 17 yaşındaki oğlu Estaban’ın ölümünden sonra oğlunun günlüğünde yazılanları okuyup bir yolculuğa çıkan Manuela’ nın hikâyesini konu alıyor. Estaban’ın ölümünden sonra bulduğu günlüğü okuyan Manuela oğlunun kendisinden habersiz bir şekilde babasını bulmaya çalıştığını fark eder. Yıllarca babasının kim olduğunu oğlundan gizleyen Manuela bunun üzerine bir yolculuğa çıkar. Rastlantılarla bir araya gelen ve benzer hayatlara sahip olan insanların iç içe geçen öykülerine şahit olduğumuz film, Yabancı Dilde En İyi Film Oscarını kazanmıştır. Cecilia Roth, Marisa Paredes, Antonia San Juan ve Penélope Cruz’un oyuncu kadrosunda yer aldığı film, Almodóvar sinemasında aşina olduğumuz kadın karakterleri ve onların ilişkisini beyazperdeye taşıyan diğer tüm filmleri gibi ustalıkla işlenmiş şahane bir yapım.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi