Markus Zusak’ın aynı isimli romanından uyarlanan ve Nazi Almanyası’nın yol açtığı tarihi yıkımı küçük Liesel’in gözlerinden beyazperdeye taşıyan Kitap Hırsızı (The Book Thief) sene boyunca birçok sinemasever tarafından heyecanla bekleniyordu. Ülkemizde ilk kez 33.İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen filmin yol açtığı hayal kırıklığı ise beklentiden dahi kuvvetli oldu.

Küçük kardeşinin Liesel’in ellerinde can vermesiyle açılıyor Kitap Hırsızı. Annesi tarafından evlatlık verilen Liesel, kardeşini de kaybetmesi sonucu yeni ailesiyle sıfırdan bir hayata başlıyor. Yeni babası Hans ile oldukça iyi bir ilişki kurmayı başaran Liesel’in,Rosa’yla olan ilişkisiyse umduğu gibi olmuyor. Her ne kadar Liesel yeni hayatına,yeni ailesine ve yeni arkadaşlarına günden güne alışmaya başlasa da bu kez de savaşın yol açtığı olaylar küçük kızın peşini bırakmıyor.

Beyazperdede bile onlarca kez işlenmiş bir konu olmasına rağmen, bu dönem bugün hala anlatılmayı bekleyen birçok sır perdesi barındırıyor. Hal böyle olunca İkinci Dünya Savaşı’nı konu alan eserlerin yarattığı beklenti her zaman daha yüksek oluyor. İlk uzun metraj denemesini A Boy Called Dad ile gerçekleştiren BrianPercival sinema sanatının gerektirdiği tüm gerçekleri bir kenara bırakıp hala dizi sektörü için bir çalışma yapıyormuşçasına amatör bir filme imza atmış. Geoffrey Rush ve Emily Watson gibi iki usta oyuncunun yer aldığı film toplu performans açısından öylesine dökülüyor ki, bu iki oyuncu için dahi güzel cümleler kurmak imkansız hale geliyor.

Özellikle söz konusu dönem İkinci Dünya Savaşı olunca Avrupa’da geçen filmlerde kullanılan dil ve dönemi yansıtabilmek oldukça önem taşıyor. Lakin, Kitap Hırsızı bu konuyu hiç umursamayan bir film. Almanları İngilizce konuşturmakla kalmıyor bir de dalga geçer gibi bu diyalogları Alman aksanı üzerine kuruyor.  Bu detayların yanı sıra hali hazırda yaşanan olayları ekstra dramatize etme çabası filmin inandırıcılığını kaybetmesini sağlıyor.

Çok daha fazla kategoride aday olması beklenirken yalnızca “Özgün Müzik” kategorisiyle yetinen ve ödüle uzanamayan filmi ne yazık ki müzikleri de kurtarmaya yetmiyor.  Sinemasal anlamda elle tutulur hiçbir yanı olmayan Kitap Hırsızı en azından başarısız roman uyarlamaları arasına adını hızlıca yazdırmayı başarıyor.

İyi seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi