Krzysztof Kieślowski. Renklerin paletini elinde tutabilen adam. Sinemanın ressamı. Ve bunların daha birçoğu. Sinema sanatının içerisinde ışığın kırılmasıyla dünyamızı büyüleyen küçük şiirlerin ustası. Şimdi de bu ustanın üç renkli mini kozmosuna yoğunlaşarak hazırlanmış bir video karşınızda. Bu video ile Kieślowski ve renklerine şiirsel bir yolculuk yapacaksınız!

Üç renk. Mavi, beyaz ve kırmızı. Aslında hepimizin öznel kozmosunda bu renklerin farklı etkileri vardır bize. Üç Yunan tanrısı gibi bir dağın üzerinde oturan bu renkler, en büyük tanrının yani ışığın su ile buluşmasıyla yani dünyevi olanla buluşmasıyla bir profanlaşma yaşar aslında kutsal olan. Ve bu profanlaşma ile kutsal olan yaratıcı tanrı ışık bir kırılma anı yaşar. Bu kırılma anıyla beraber dünyaya gözleri esaretleri altına alacak ve böylelikle kendisinin ululuğunun her daim hatırlanacağı üç çocuk bırakır. Bu çocuklar yalnızlıktır, mavidir; arzudur, kırmızıdır ve masumiyettir, beyazdır. Bu üç tanrı, üç renk, üç gözümüzün sahibi dünyaya kurulduğu anda insanlık başlar. İnsanlık artık gözleriyle beraber gördüklerinin esiridir ve buna boyun eğen bir zincirli gerçekliktir. Tam da bu noktada bir kırılma daha yaşar insanlık. Gerçeklik dediği nedir? Gerçeklik midir onu etten kemikten yapan ve gözlerini esaret altına alan. Sanattı belki de bu gerçeklik denilen gölge oyununa son verecek olan anti-madde. Bu anti-madde sinemadır belki de. Kurgunun verdiği şaklabanlık ile beraber gerçekliğin büküldüğü bir anda yine gözlerin üzerinde bir yerde yeniden kurgulanan ve ışığın tekrar yaratma gücüne sahip olup insanlığı rahat bıraktığı yer, sinemadır. Sinemanın içerisinde de tanrının egemenliğine zıt kahramanlar doğar. tıpkı tanrının çocukları ile dalga geçen yönetmen Krzysztof Kieślowski ve onun renklerin dünyasındaki izi kalan ayak izleri gibi!

Krzysztof Kieślowski ve Renklerine Şiirsel Yolculuk

three - colors - filmloverss

Kahramanımız Kieślowski. Adı destansı bir şekilde dillerden dile dolaşan bir kahraman, tarihsellik içerisinde unutulmayan ve yaptıklarının Homeros’un kalemiyle yazılmış gibi baktığımız destanlar, zekilikler, çeviklikler, hırslar, aşklar ve hayal kırıklıkları. Tüm bunları Kieślowski’nin üç renkten oluşan serisinde algılayabiliriz. Mavi, Beyaz ve Kırmızı isimli üç film ve bu üç filmdeki üç kadın. Üç farklı atmosfer ve üç farklı duygu alanı. Mekansallığın da renklerin hükmü altında şiirsel bir dönüşüm yaşayarak canlandığı filmlere bir video kolajı izleyebilirsiniz aşağıda. Bu video sayesinde göreceksiniz ki Kieślowski gerçekten de bir kahraman, bir tilki akıllı yarı-tanrı. Işığın verdikleri ile ışığı yok etmeden insanlık için bir şeyler yapabileceğini ve Prometheus’un sanatın ateşini çalmasıyla başlayan yolculukta yine bir çalmayla, renkleri çalmayla devam eden Kieślowski sinema için gerçek bir kahraman. Kieślowski ve renklerine şiirsel bir deneyimle bakmak; mekanlarının şiirselliğinde bu üç filmin kahve üzerinden yapılan metaforuna bir bakış atmak isterseniz bu videoyu kesinlikle kaçırmamalısınız!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi