“Amerika bir ülke değil. Bir işletme.”

Kendi ülkesini eleştirirken bilinen tüm değerleri alt üst eden bir yapım Kibarca Öldürmek (Killing Them Softly).

İlk filmi Chopper’i, ikinci filmi Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı’ndan sonra izlediğim Andrew Dominik, henüz iki film çekmiş olmasına rağmen dikkate alınması gereken yönetmenler listemde en üst sıraya oturmuştu. Özellikle ikinci filmi olan Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı bana göre yılın en orijinal fikirlerinden biriydi. Brad Pitt’in başrolde olduğu ve vahşi batının nasıl bir yer olduğunu kendi tarzıyla anlatan Dominik, Kibarca Öldürmek filminde yine Brad Pitt ile çalışmaya devam ederken bu kez ünlü oyuncunun eline silahı 19.yy’da değil, 2008’in ABD’sinde teslim ediyor.

ABD’nin ağır bir ekonomik buhran geçirdiği 2008 senesinde geçen filmin hikayesi Bush’un başkanlık döneminin son demlerinden, Obama’nın başkanlık konuşması yaptığı güne dek sürüyor. Asıl derdi kendi ülkesinin bir ülke değil, işletme olduğunu yüksek sesle anlatmak olan film, bunu da son derece kibarca yapıyor. Peki, Andrew Dominik bunu nasıl yapıyor? İşte yönetmen hüneri de sanırsam burada ortaya çıkıyor. Klasik hatta vasat sayılabilecek bir suç hikayesini, şişirilmiş bir balon olan ABD gerçeği ile harmanlayarak aslında Holywood’a da sağlam bir tokat indiriyor.

Film, büyük paraların döndüğü bir kumarhanenin soyulması sonrası işletme gibi yönetilen bir suç örgütünün bu durumu kendi yöntemiyle çözmesini konu alıyor. Bu görev için kariyer basamaklarını hızlıca yükseldiği belli olan Jackie Cogan (Brad Pitt) görevlendiriliyor. Kibarca Öldürmek bir suç filmine göre çok fazla gizem ya da koşuşturma içermiyor ancak şiddet öğeleri söz konusu olunca -kibar davranmayarak- hakkını sonuna kadar veriyor.

Brad Pitt’in son derece başarıyla canlandırdığı Jackie Cogan karakteri filmin tam merkezinde, tüm karakterlerin kesişme noktasında bulunuyor. Dominik, bu karakteri öyle zekice kurgulamış ki derdini anlatmak için Cogan’ı ABD’nin ekonomik politikasının tam ortasına pimi çekilmiş bir bomba misali bırakıyor. Sistemin ne kadar kirli ama basit bir yapısı olduğunun farkında olan Cogan, ezilen halkın aksine kendini kullandırmayarak sistemi kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor.

Film, herkes tarafından takdir edilmeyebilir ya da fazla politik bulunabilir. Ancak benim için asıl önemli olan, yönetmenler tarafından yapılan yerli yersiz sistem eleştirileri değil, bunu nasıl yaptıklarıdır. Bu eleştiriyi yaparken de seyircinin duygularına ne kadar ulaşabildikleridir. Belki de bu sebeple film beni bu denli kendine hayran bıraktı. Açıkçası, Kibarca Öldürmek senenin son ayında, benim için bu senenin en iyilerinden biri oldu.

İyi seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi