“Filmler benim önceliğim değil ama tiyatro öyle…” Kevin Spacey

Oyunculuk kariyerine tiyatro ile başlayan Kevin Spacey, kısa süre sonra yeteneğini beyazperde için sergilemeye başlamıştır. Tiyatro kökenli olmasının avantajıyla kısa süre içerisinde yeteneği daha geniş kitlelerce fark edilen Spacey, beyazperdenin en değerli aktörlerinden biri konumuna yükseldi. Kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkan başarılı oyuncu, 1995 yılında Olağan Şüpheliler (The Usual Suspects)’deki performansıyla Akademi tarafından En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar’ına layık görülmüş, bu ödülden 4 yıl sonra bu kez Amerikan Güzeli (American Beauty)’ndeki büyüleyici performansıyla ise bu defa En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kucaklamıştır.

Kariyeri için her zaman doğru filmleri seçen ve üstlendiği rollere değer katan Spacey’yi izlemeye doyamadığımız, performansına tekrar tekrar hayran kaldığımız filmlerini sizler için derledik.

Kevin Spacey’nin Oyunculuğuyla Damga Vurduğu 5 Film

Glengarry Glen Ross (1992)

glengarry-glen-ross-filmloverss

Günümüzden geriye dönüp baktığımızda Glengarry Glen Ross’un, Kevin Spacey’nin kariyerinde en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyebiliriz. 1992 yılına gelindiğinde tiyatro sahnesinde hatırı sayılır derecede bilinirliği olan bir oyuncu iken Hollywood’da çok fazla tanınmayan Spacey, Al Pacino’nun Broadway’de sahnelenen bir oyunda izleyip beğenmesiyle Glengarry Glen Ross setinde bulur kendisini. Dönemin çok önemli aktörlerinin yer aldığı film, çok uzun süredir Kevin Spacey’ye akıl hocalığı yapan efsane oyuncu Jack Lemmon ile Spacey’nin son kez birlikte yer aldıkları proje olacaktır. Jack Lemmon, Alan Arkin, Al Pacino, Ed Harris gibi üç ayrı jenerasyonun büyük oyuncularının yer aldığı Glengarry Glen Ross, yeni jenerasyonun en yetenekli oyuncularından biri olarak kabul edilecek olan Kevin Spacey’nin sinema sahnesine “gerçek” adımını attığı film olarak hafızalara kazınacaktır (Spacey ile aynı jenerasyondan diğer bir oyuncu Alec Baldwin’in filmdeki çok kısa ama inanılmaz vurucu oyunculuğuna da buradan ayrı bir parantez açmış olalım).

The Usual Suspects (1995)

the-usual-suspects-olagan-supheliler-kevin-spacey-filmloverss

Şüphesiz, Bryan Singer’ın yönettiği 1995 yapımı The Usual Suspects, Kevin Spacey’nin filmografisinde bambaşka bir yere sahip. Filmde Verbal Kint olarak izlediğimiz Spacey, The Usual Suspects’de devleşerek, sessiz topal bir adamdan aniden planların arkasındaki isme dönüşen dinamik bir karakteri büyük bir esneklikle canlandırıyor ve performansı ile bugün popüler kültürde sarsılmaz bir yere sahip olan bir kişiliğe hayat vermeyi başarıyor. Ekranda ilk gördüğümüz andan, filmin son sahnesine kadar geçen her dakikada karakterindeki değişimi büyük bir ustalıkla beyazperdeye taşıyan ve en küçük bir bakışıyla bile oyunculuğun repliklerden ibaret olmadığını bir kez daha kanıtlayan Spacey, sinema tarihinin en unutulmaz senaryolarından birinin hakkını veriyor. Bugün Amerikan sinemasının en iyi filmlerinden biri kabul edilen ve En İyi Özgün Senaryo Oscarı’nın sahibi senaryosu ile izleyen herkesin ağzını açık bırakan The Usual Suspects’deki performansı ile Kevin Spacey En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ının sahibi oldu. Spacey’nin The Usual Suspects ile hayatımıza kazandırdığı tek şey Verbal Kint olmadı; Spacey filmin yönetmeni Bryan Singer’a Frent karakterini canlandırması için Benicio Del Toro’yu önermesi ile Benicio Del Toro’yu da sinema dünyasına kazandırmış oldu. Verbal Kint karakterini oynaması için senaryonun ilk taslaklarından itibaren Kevin Spacey’nin düşünüldüğünü göz önüne alınca rahatlıkla “Verbal Kint’i Kevin Spacey’den daha iyi kimse canlandıramazdı.” diyebiliyoruz.

L.A. Confidential (1997)

kevin-spacey-l-a-confidential-filmloverss

James Ellroy’un eserinden uyarlanan L.A. Confidential, Kim Basinger’ı 90’ların ikonlarından yapan Lynn Bracken rolü ile ünlü aktrise bir Oscar kazandırmıştı. Filmin ikinci ve son Oscar’ı olan En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü, L.A. Confidential’ın sadece 90’ların değil, sinema tarihinin önemli kara filmlerinden (film noir) biri olduğunu gösterir nitelikteydi. Tiyatro sahnesinde pişip sinemaya adaptasyonunu The Usual Suspects, Se7en gibi önemli filmlerle tamamlamış olan Kevin Spacey’nin artık tecrübeli bir oyuncu olarak döktürdüğü L.A Confidential, sırtını sadece Spacey’nin bu performansına dayamaz. Nasıl Spacey Glengarry Glen Ross ile sinemada bir çıkış yakalamışsa, dönemin yetenekli “çaylakları” Guy Pearce ile Russell Crowe da bu filmdeki unutulmaz performansları ile kariyerlerinde müthiş bir çıkış yakalarlar.

American Beauty (1999)

kevin-spacey-american-beauty-filmloverss

Sam Mendes imzalı 1999 yapımı American Beauty sekiz Oscar adaylığından beş dalda ödülle dönmüştü. Bu ödüllerden biri de muazzam oyunculuğuyla başrolde yer alan Kevin Spacey’e aitti. Hem vizyona girdiği döneme damgasını vurması hem de bugün bile hâlâ izlenebiliyor olmasıyla film, Spacey’nin canlandırdığı orta yaş bunalımındaki bir adam ve ailesi vesilesiyle Amerikan toplumunun modern aile yaşantısı içerisindeki çöküntüleri, yozlaşmayı ve iletişimsizliği gözler önüne seriyor. İçinde barındırdığı pek çok metafor ve psikanaliz yorumlarla da Amerikan Rüyasına eleştirel bir bakış açısı sunan American Beauty, aynı zamanda Thomas Newman imzalı soundtrackleriyle de başarısını katmerlemiş ve Kevin Spacey’nin filmografisindeki en önemli filmlerden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır.

Moon (2009)

kevin-spacey-gerty-moon-filmloverss

“Sam, kaza diye bir şey olmadı.”

İnsan – robot ve uzay ilişkisi sinemanın var olduğu günden bu yana birçok filme konu olmuş; bu filmler zaman zaman bilimin geldiği noktayı gözler önüne serme misyonu üstlenmiş, çoğu zaman ise hayal gücünün sınırlarını zorlamıştır. İlk bölümüyle 2001: A Space Odyssey’i anımsatan bir uzay yolculuğu vadeden 2009 yapımı Moon, ikinci bölümünde mekan olarak kullandığı Uzay temasını anlamsız kılıyor ve psikolojik gerilime geçiş yapıyor. Orijinal senaryosuyla 2000’li yılların en değerli bilimkurgularından biri olan Moon, Kevin Spacey’nin kariyerinde de farklı bir yere sahip. Film, başarılı aktörün bir uzun metraja – animasyonlar hariç – yalnızca sesiyle katkı yaptığı ilk proje olma özelliği taşıyor. “HAL 9000”i akıllara getiren GERTY’i seslendiren Kevin Spacey’nin ses tonu bu robotu daha inandırıcı kılarken, filmin tüm gizemi de Spacey’nin açıklamalarıyla çözülüyor. Moon, hem filmin hem de Spacey’nin hayranları için her zaman özel bir noktada konumlandırılacaktır.

Bonus Yapımlar

Se7en (1995)

kevin-spacey-se7en-filmloverss

Kevin Spacey’nin Se7en’daki küçük ama eşsiz rolünü listeye eklemezsek olmazdı… David Fincher’ın yönetmenliğini üstlendiği Se7en, ilk bakışta suç/gerilim türünün öne çıkan filmlerinden biri gibi dursa da, kişinin benliğini özümsemesi açısından muazzam bir yapım. Filmin isminin de işaret ettiği üzere, yedi büyük günahın çizdiği rotada ahlaki muhakeme üzerine kurulan Se7en, karakter analizi bakımından bir adım öne çıkmayı başarıyor. Özellikle Kevin Spacey’nin büründüğü karakter ışığında, zeka ve hırsın çoğu zaman yarattığı ‘ikiyüzlülük’ ile geriye dönüp tekrar tekrar sorguluyoruz. Öyle ki, Dedektif Somerset (Morgan Freeman) karakterinin, filmin olay örgüsü itibariyle ele geçirilmesi zor seri katil John Doe (Kevin Spacey) ile kurduğu bağlantı gözlerden kaçmıyor. Zira iki karakterin de en ince detayları bile –belki de farkında olmadan- zihnindeki diğer parçalarla birleştirmesi ve farklı amaçlar uğruna gösterdikleri sabır bu durumun en belirgin göstergesi. Bununla birlikte, yedi büyük günahı kendi yöntemleriyle tek tek irdeleyen Doe’nun, Dedektif Mills (Brad Pitt)’i karşı koyamayacağı bir sona doğru sürüklemesi düğümün de bir nevi çözülmesini sağlıyor. Bir başka deyişle; en büyük günahkarlardan biri olan Doe, zihninin derinliklerinde Mills’in günahına dönüşüyor ve iç hesaplaşmasını noktalıyor. Nitekim Somerset ve Mills’in bilinçaltı farklı yolları takip etse de en sonunda hep John Doe’ya çıkıyor ki bu da filmin mükemmele yakın kurgusunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

House of Cards (2013- )

house of cards - filmloverss

Bugün, Netflix’in özellikle dizi dünyasındaki ağırlığından bahsedebiliyorsak bunda House of Cards’ın rolü çok büyük. Netflix’in büyük çaptaki ilk orijinal dizisi olan House of Cards’ı bu denli başarılı yapan etmenlerden biri de şüphesiz Kevin Spacey. Amerikan siyasetinde kendince önemli bir yeri olan Francis Underwood’un en tepeye ulaşmak için yaptıklarını izlediğimiz dizi, David Fincher’ın danışmanlığı ve iki usta oyuncu Kevin Spacey ile Robin Wright’ın oyunculukları ile yükselen bir yapım. Sadece, iyice dizinin alametifarikası olmaya başlayan Frank Underwood’un 4. duvarı yıktığı sahneleri izleyen bir seyirci bile Kevin Spacey’nin güç istenci ile kıvranan karakterini nasıl bir ustalıkla canlandırdığını görebilir. Dolayısıyla, tiyatro çıkışlı bir üstat olan Spacey’nin, Shakespeareyen bir metne sahip olan dizi için biçilmiş kaftan olduğunu tekrardan belirtmemize bile gerek yok. Çok sevdiği tiyatroya son yıllarda tekrardan ağırlık veren Spacey, House of Cards’ın yeni sezonu ile bizleri etkilemeye devam edecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi