Sinemanın yaşayan efsanelerinden Dustin Hoffman The Graduate’ten Straw Dogs’a, Tootsie’den Rain Man’e sinema tarihine geçen pek çok önemli yapımda yer aldı. Biz de bugüne özel, Dustin Hoffman’ın yer aldığı onlarca başarılı yapım arasından kesinlikle kaçırılmaması gereken 5 filmi sizler için derledik.

Kesinlikle İzlenmesi Gereken 5 Dustin Hoffman Filmi

The Graduate (1967)

the-graduate-1967-filmloverss

The Graduate, bugün yaşayan en önemli oyunculardan biri olarak gösterilen Dustin Hoffman’ın bu denli büyük bir kariyere sahip olmasına vesile olmuş kilit yapımlardan biri. 30 yaşında, o sıralar başrolde yer aldığı Eh? oyunuyla övgüler toplayan bir genç yetenek olan Dustin Hoffman’ın karşısına bulunmaz bir fırsat çıkar: İlk uzun metrajlı filmi Who’s Afraid of Virginia Woolf ile yönetmenlik kariyerine müthiş bir giriş yapmış olan Mike Nichols’un ikinci filmi The Graduate. Sonradan sinema tarihinin klasikleşmiş gençlik filmlerinden biri olan The Graduate, 21 yaşında geleceği ile ilgili yoğun kaygılar içerisinde olan Ben Braddock’un aile yakınları Mrs. Robinson tarafından baştan çıkarılması ile değişen hayatını gözler önüne seriyordu.

Mike Nichols’ün müthiş kamera açıları ve 3 Oscar adaylığı bulunan Sam O’Steen’in Braddock’un tansiyonunu inanılmaz bir şekilde izleyiciye aktaran hızlı kesmeleri ile kotarılan Mrs. Robinson’ın Braddock’u baştan çıkardığı sahne, günümüz popüler kültüründe bile hala karşılığı olan muazzam bir sekanstır. Simon ve Garfunkel’in ünlü müzikleri de, gelecek ile ilgili en ufak fikri olmayan Braddock’un dönüşümler içeren ruh halini başarıyla tamamlar.

Midnight Cowboy (1969)

Hem açılış hem de kapanış sahnesi ile sinema tarihine geçmiş olan Midnight Cowboy, The Graduate sonrası Dustin Hoffman’ı 70’lerin yıldızı yapan film olmuştu. Harry Nilsson’ın Everybody’s Talkin’ şarkısını dillere dolayan açılışı ile taşralı bir genç olan Joe Buck’ın büyük umutlarla New York’a gidişini izleriz. New York’ta zengin kadınlara vücudunu sunarak para kazanmayı uman Joe’nun, kaosun kapladığı bu şehirde geçirdiği her gün işler daha da tersine gitmeye başlar. Kötürüm, hasta bir dolandırıcı olan Ratso ile zor durumdaki Joe arasında garip bir arkadaşlık oluşuverir. Fakat, New York bir şekilde bu ikiliyi yenmeyi başarır.

Amerikan Rüyası’nın üzerindeki süsü kaldırarak bu konudaki gerçeği yüzümüze vuran filmde, Ratso’nun Miami hayalleri kurduğu sahne bu bağlamda sinema tarihinde önemli bir yer kaplar. Film, finaliyle de tüm anlatısını tamamlayacak bir nokta koymayı başarır.

Kramer vs. Kramer (1979)

kramer-vs-kramer-filmloverss

Robert Benton’ın yönettiği, dönemin iki yıldızı Dustin Hoffman ve Meryl Streep’in başrollerinde yer aldığı Kramer vs. Kramer, kendini bulma amacındaki bir kadının eşinden ayrılmak istemesinden sonra gerçekleşenlere odaklanıyordu. ’68 sonrası bireysel özgürleşmenin ve ebeveyn olmanın dinamiklerini irdeleyen filmin asıl başarısı, anlatısı sırasında taraf tutmaktan özellikle kaçınması ve hikayeyi iki ebeveyn üzerinden objektif bir bakış açısı ile anlatmaya çalışmasında yatıyor. Bu yönüyle En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ına da uzanan filmde (toplamda 5 Oscar kazandı), Ted ve Joanna’nın çocukları rolündeki Bill’i canlandıran Justin Henry de henüz 8 yaşındayken Oscar’a “haklı” bir şekilde aday gösterilmişti.

Rain Man (1988)

Los Angelas’ta gününü gün eden, kendinden başkasını düşünmeyen Charlie (Tom Cruise) lüks arabaları satarak geçimini kazanmaktadır. Hiç beklemediği anda, babasının öldüğünü ve hatırı sayılır mirasını varlığından bile haberdar olmadığı kardeşi Raymond (Dustin Hoffman) ile paylaşacağını öğrenir. Raymond’ın bakıma muhtaç otistik bir birey olduğunu öğrenmesi, Charlie’nin yeni planlarının temelini oluşturur. Zira; Raymond otistik olmasına karşın pek çoklarının sahip olamayacağı bir matematiksel zekaya sahiptir. Konunun hassasiyetini bir kenara bırakırsak, Raymond karakteri ile Dustin Hoffman’ın, izleyenlerin uzun süre unutamayacağı bir performans sergilediği yadsınamaz. Hoffman’ın filmdeki performansı o kadar kusursuz ve muazzam ki her otistik bireyin dahi olduğuna dair bir algı yaratmayı bile başarıyor. Zaman zaman yanlış yönlendirmelere sebep olsa da Rain Man, otizm ve savant sendromuna dair toplumda farkındalık yaratmayı başarıyor; elbette ki Hoffman’ın performansıyla birlikte.

Stranger Than Fiction (2006)

stranger-than-fiction-2006-filmloverss

2000’li yılların başlarından itibaren gişe odaklı komedi filmlerinin sayısında oldukça ciddi bir artış görülmeye başlandı. Hayatın gerçeklerinden arındırılmış bir şekilde seyirciye sunulan bu filmler, yapımcılarına gişede istedikleri başarıyı sağlamış olsalar da seyirci açısından aynı memnuniyeti dile getirmek mümkün değil. Marc Foster’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Stranger Than Fiction ise 2000’li yıllar söz konusu olduğu zaman özgünlük açısından öne çıkan komedi filmlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Film, sıradan bir hayata sahip Harold’ın, bir roman kahramanı olduğunu ve yazarın kendisini öldürmeyi planladığını öğrenmesini konu alıyor. Başrolünü Will Ferrell’ın üstlendiği filmde Dustin Hoffman, Harold’ın fikir hocası Profesör Jules Hilbert’i canlandırıyor.
Son yılların en başarılı komedi filmlerinden Stranger Than Fiction’ın başrolünde yer alan Will Ferrell kariyerinin en iyi performansını sergiliyor olsa da eminim ki; film 1990’ların başında çekilseydi Harold karakterini canlandıracak isim Dustin Hoffman olurdu.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi