İtalyan göçmeni bir ailenin tek çocuğu olarak New Jersey banliyölerinde doğduğunda, Amerikan caz ve pop müziğinin en önemli isimlerinden biri olarak 20. yüzyıla damgasını vuracağını kimse bilemezdi. Frank Sinatra, 1915 yılında doğmuş, neredeyse bir vasiyet sayılabilecek hayata karşı bir duruş içeren şarkısı “My Way”de dediği gibi kendi yolunu çizmiş ve hem Amerikan müzik dünyasının hem de Hollywood stüdyo sisteminin yıldızlarından biri olmuştu.

Sinatra, İkinci Dünya Savaşı’nın ikinci yarısında başlayan ve sonradan Sinatramania diye adlandırılacak olan dönemden önce on yıl kadar farklı ekiplerde şarkı söyledi. Dünya savaşının bitmesi ile yükselişe geçen ve dönem müziğinin yıldızı haline gelen Sinatra’nın sinemada parlaması da 1949 yılında başrollerini Gene Kelly ile paylaştığı müzikal On the Town (Denizciler Geliyor) ile olmuştu. Bu filmin yarattığı sükseden dört yıl sonra Fred Zinnemann’ın epik filmi From Here to Eternity (İnsanlar Yaşadıkça) ile kariyerinde büyük bir başarıya imza atan Frank Sinatra, ilk Oscar adaylığında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kaptı. İki yıl sonra Otto Preminger’in film-noir’ı The Man with the Golden Arm ile bu sefer En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildi.

rat-pack-frank-sinatra-filmloverss

Bundan sonra, 60’lı yıllara damgasını vuracak ve 80’lere kadar uzanacak The Rat Pack işbirliği başladı. Kendisi gibi hem oyuncu hem müzisyen olan Dean Martin, Sammy Davis, Jr. gibi bir grup dostun bir araya gelerek oluşturduğu The Rat Pack yirmiden fazla film yaptı. Bu filmlerden en önemlisi muhakkak ki, Soderbergh’in remake’i ile tanıyacağımız Ocean’s Eleven’dır. 1960 yapımı Ocean’s Eleven’da Danny Ocean rolünü üstlenmek de tabii ki Frank Sinatra’ya düşmüştü.

Ayrıca, 60’lı yıllarda John Frankenheimer’in The Manchurian Candidate isimli politik/gerilim başyapıtında da önemli bir role sahip olan Sinatra, 50’den fazla film ile Hollywood’un en önemli oyuncularından biri olmayı da başarmıştı. Bunun yanı sıra, 20. yüzyılın bazı en önemli parçalarının altında imzası olan, birçok genç sanatçıya (başta kızı Nancy olmak üzere) yol açan ve yardımcı olan Sinatra hareketli gece hayatı ile de gündemden düşmüyordu.

Söylendiğine göre Frank Sinatra’nın bir de İtalyan mafyası ile bağlantısı vardı. Hatta The Godfather’daki Johnny Fontane karakterinin Frank Sinatra’dan esinlenildiği de şehir efsaneleri arasında. Bu konuya yer verir mi bilmiyoruz fakat 2016 yılı için Martin Scorsese’nin Frank Sinatra’nın hayatını anlatan bir biyografik film üzerinde çalıştığı haberleri geliyor.

Bundan 17 yıl önce hayata veda eden müzisyen, oyuncu, yapımcı, ve her şeyden önce 20. yüzyıl Amerikan sanat dünyasının en güleryüzlü kişilerinden biri olan Frank Sinatra yaşasaydı bugün 100 yaşına girecekti. Doğumunun yüzüncü yılında Sinatra’yı, kendi yolunu kendi çizen adamı, bu iddiasını ortaya koyduğu şarkısı ile anabiliriz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi