13 yıl önce Pixar tarafından yapılıp Walt Disney tarafından yayınlanan Kayıp Balık Nemo seyircisini aile bağının peşinde okyanustan karaya uzanan çılgın bir yolculuğa çıkardı. Tam da bu macera dolu yolculuğun izleri yavaş yavaş yok olmaya başlamışken yönetmen koltuğunda Andrew Stanton’a tekrar rastladığımız Kayıp Balık Dori ile bizleri bir yolculuk daha bekliyor. Üstelik Nemo’nun macerasından sadece 1 yıl sonrasında yaşanan olaylar ile…

Film hikayesini anlatmaya Dori (Ellen DeGeneres tarafından seslendiriliyor) ve Marlin (Albert Brooks)’in tanışmalarına yer vererek Kayıp Balık Nemo (2003)’dan esintilerle başlıyor ve arkasında bulunan zaten başarılı bir yapım olan Kayıp Balık Nemo desteğini bir kez daha hatırlatıyor. Dori, kısa süreli hafıza kaybı yaşayan bir mavi tang balığı. Bu zaten Kayıp Balık Nemo’dan da öğrendiğimiz bir gerçek. Bunlara ek olarak Kayıp Balık Dori ile serinin ilk filminde yan karakter olarak hayatlarımıza girip tatlı unutkanlığı, şapşal tavırları ve bunlara rağmen hiç bitmeyen umudu ve hırsı ile başrol olmayı başaran Dori’ye dair birçok farklı şey öğreniyor, kendimizi onun duygusal iniş ve çıkışlarla dolu macerasında, onun tarafında kemerlerimizi bağlamış yola çıkmaya hazır buluyoruz.

Kayıp Balık Dori: Sora sora Bağdat’ın Bulunduğu Bir Yol Filmi

Kayıp Balık Nemo gibi Kayıp Balık Dori de seyircisine son ana kadar huzurun ve maceranın bittiği hissini gerçekten bitene kadar tattırmayan sonuçlardan çok sonuca ulaşana kadarki süre boyunca yaşananların önemli olduğu bir yol filmi. İlk başta 13 yıl önce yaşanan bir maceradan 1 yıl sonrasını 13 yıl sonra anlatarak zaman kavramını kaybettiren bu sürükleyici ve soluksuz macerada arayan ve aranan rolleri öyle sık değişiyor ki izleyici için takipte kalmaya çalışmak bile zor hale geliyor ve bir süre sonra bizler de küçük Dori gibi anaforda kendimizi ve yolumuzu kaybediyoruz.

Kayıp Balık Dori bununla da kalmayarak yaşattığı ani iniş ve çıkışlarla duygu dünyamızı da allak bullak ediyor. Başlangıçta bizleri minik, yolunu kaybetmiş ve korkmuş hallerini göstererek Dori ile daha da yakınlaştırırken yoluna bizlere 13 yıl önce arkadaş olduğumuz Nemo ve Marlin’i hatırlatarak devam ediyor. Hafızaları canlandıran tekrarlarla dolu olmasına rağmen hafıza kaybının en büyük sorun olarak yer aldığı bu film, bu buluşmanın sıcaklığını sık sık Dori’nin içinde bulunduğu durumun çaresizliğini göstererek bizleri endişelendirerek bozuyor ve yepyeni bir macera için bizleri heyecanlandırıyor. Bizleri yol boyunca eski tanıdıklara (Deniz Kaplumbağası ve oğlu Squirt) rastlatırken yeni dostlar Hank (Ed O’Neill tarafından seslendiriliyor), Kader (Kaitlin Olson tarafından seslendiriliyor), Bailey (Ty Burrell tarafından seslendiriliyor), Jenny (Diane Keaton tarafından seslendiriliyor) ve Charlie (Eugene Levy tarafından seslendiriliyor) edinmeye iten bu maceranın heyecanı Dori’nin ailesinin artık hayatta olmama olasılığı ile son buluyor ve heyecanın yokluğunu büyük bir hüzün dolduruyor. Bu büyük hüznü deniz kabukları sayesinde Dori’nin yaşadığı mutluluk sonlandırıyor ve hikayemiz bitti sanırken bu kez Nemo ile Marlin’in kaybolmasıyla arayan ve aranan rollerinin bir kez daha yer değiştirmesi ile bambaşka bir maceraya daha çıkıyoruz.

Bir maceradan bir başkasına oldukça hızlı bir şekilde koşarken manzaranın tadını çıkaramadığımız bu serüvende kuşkusuz bizleri karakterlerin aksine hiç yalnız bırakmayan duygular dostluk ve umut. Yaşadığımız bütün bu maceralar ve duygusal iniş çıkışlar sırasında her zaman dayanıyoruz çünkü ailesi ve sevdiklerinin iyiliği uğruna her zaman her şeyi yapabilecek ve önüne çıkan zorluklara ve hatta kendisine rağmen hiçbir zaman pes etmeyeceğinden emin olduğumuz Dori’ye karşı güvenimiz zayıf hafızası ve şapşal tavırlarına rağmen hiçbir zaman tükenmiyor. Kayıp Balık Dori (2016), bu tavrıyla hayatlarımızda aslında her anın Dori’liğin tam da sırası olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Kayıp Balık Nemo (2003)’nun adımlarını izleyerek beklentiler doğrultusunda ilerleyen film, bizlere günlük yaşantılarımıza 105 dakikalık bir mola verdirerek ani ve duygusal iniş çıkışları, bitmek bilmeyen heyecan dolu maceraları ve artık aileden farksız olmuş güçlü dostluk bağları ile serüvenlerle dolu ve içimizi ısıtan sık sık kaybettiğimiz yolumuzu sadece yardımlaşma ve dayanışma ile bulabildiğimiz eğlenceli ve sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

13 yıl önce Pixar tarafından yapılıp Walt Disney tarafından yayınlanan Kayıp Balık Nemo seyircisini aile bağının peşinde okyanustan karaya uzanan çılgın bir yolculuğa çıkardı. Tam da bu macera dolu yolculuğun izleri yavaş yavaş yok olmaya başlamışken yönetmen koltuğunda Andrew Stanton’a tekrar rastladığımız Kayıp Balık Dori ile bizleri bir yolculuk daha bekliyor. Üstelik Nemo’nun macerasından sadece 1 yıl sonrasında yaşanan olaylar ile... Film hikayesini anlatmaya Dori (Ellen DeGeneres tarafından seslendiriliyor) ve Marlin (Albert Brooks)’in tanışmalarına yer vererek Kayıp Balık Nemo (2003)’dan esintilerle başlıyor ve arkasında bulunan zaten başarılı bir yapım olan Kayıp Balık Nemo desteğini bir kez daha hatırlatıyor. Dori, kısa süreli hafıza kaybı yaşayan bir mavi tang balığı. Bu zaten Kayıp Balık Nemo’dan da öğrendiğimiz bir gerçek. Bunlara ek olarak Kayıp Balık Dori ile serinin ilk filminde yan karakter olarak hayatlarımıza girip tatlı unutkanlığı, şapşal tavırları ve bunlara rağmen hiç bitmeyen umudu ve hırsı ile başrol olmayı başaran Dori’ye dair birçok farklı şey öğreniyor, kendimizi onun duygusal iniş ve çıkışlarla dolu macerasında, onun tarafında kemerlerimizi bağlamış yola çıkmaya hazır buluyoruz. Kayıp Balık Dori: Sora sora Bağdat’ın Bulunduğu Bir Yol Filmi Kayıp Balık Nemo gibi Kayıp Balık Dori de seyircisine son ana kadar huzurun ve maceranın bittiği hissini gerçekten bitene kadar tattırmayan sonuçlardan çok sonuca ulaşana kadarki süre boyunca yaşananların önemli olduğu bir yol filmi. İlk başta 13 yıl önce yaşanan bir maceradan 1 yıl sonrasını 13 yıl sonra anlatarak zaman kavramını kaybettiren bu sürükleyici ve soluksuz macerada arayan ve aranan rolleri öyle sık değişiyor ki izleyici için takipte kalmaya çalışmak bile zor hale geliyor ve bir süre sonra bizler de küçük Dori gibi anaforda kendimizi ve yolumuzu kaybediyoruz. Kayıp Balık Dori bununla da kalmayarak yaşattığı ani iniş ve çıkışlarla duygu dünyamızı da allak bullak ediyor. Başlangıçta bizleri minik, yolunu kaybetmiş ve korkmuş hallerini göstererek Dori ile daha da yakınlaştırırken yoluna bizlere 13 yıl önce arkadaş olduğumuz Nemo ve Marlin’i hatırlatarak devam ediyor. Hafızaları canlandıran tekrarlarla dolu olmasına rağmen hafıza kaybının en büyük sorun olarak yer aldığı bu film, bu buluşmanın sıcaklığını sık sık Dori’nin içinde bulunduğu durumun çaresizliğini göstererek bizleri endişelendirerek bozuyor ve yepyeni bir macera için bizleri heyecanlandırıyor. Bizleri yol boyunca eski tanıdıklara (Deniz Kaplumbağası ve oğlu Squirt) rastlatırken yeni dostlar Hank (Ed O’Neill tarafından seslendiriliyor), Kader (Kaitlin Olson tarafından seslendiriliyor), Bailey (Ty Burrell tarafından seslendiriliyor), Jenny (Diane Keaton tarafından seslendiriliyor) ve Charlie (Eugene Levy tarafından seslendiriliyor) edinmeye iten bu maceranın heyecanı Dori’nin ailesinin artık hayatta olmama olasılığı ile son buluyor ve heyecanın yokluğunu büyük bir hüzün dolduruyor. Bu büyük hüznü deniz kabukları sayesinde Dori’nin yaşadığı mutluluk sonlandırıyor ve hikayemiz bitti sanırken bu kez Nemo ile Marlin’in kaybolmasıyla arayan ve aranan rollerinin bir kez daha yer değiştirmesi ile bambaşka bir maceraya daha çıkıyoruz. Bir maceradan bir başkasına oldukça hızlı bir şekilde koşarken manzaranın tadını çıkaramadığımız bu serüvende kuşkusuz bizleri karakterlerin aksine hiç yalnız bırakmayan duygular dostluk ve umut. Yaşadığımız bütün bu maceralar ve duygusal iniş çıkışlar sırasında her zaman dayanıyoruz çünkü ailesi ve sevdiklerinin iyiliği uğruna her zaman her şeyi yapabilecek ve önüne çıkan zorluklara ve hatta kendisine rağmen…

Yazar Puanı

puan - 70%

70%

70

Günlük yaşantılarımıza 105 dakikalık bir mola verdirerek ani ve duygusal iniş çıkışları, bitmek bilmeyen heyecan dolu maceraları ve güçlü dostluk bağları ile serüvenlerle dolu ve içimizi ısıtan eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.73 ( 3 votes)
70
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi