16. !f İstanbul Film Festivali’ne sayılı günler kala, birbirinden başarılı yapımların yer aldığı programı elimize alıp takvim hazırlamanın tam vakti! Henüz !f İstanbul takvimini oluşturmayanlar için küçük bir öneri listesi hazırlayarak, karakterlerin iç dünyasını keşfe çıktığımız filmleri sizler için sıraladık.

Hayatta ne yaptığımızı, ne yapmamız gerektiğini; kim olduğumuzu, nereye gitmek istediğimizi sıklıkla kendi kendimize sorar dururuz. Bu sorgulamanın en etkileyici yansımasını ise beyazperdede bulmamız kaçınılmaz tabii. Buradan yola çıkarak, şehrin festival maratonuna ön hazırlık yapalım dedik ve bu keşfin sinemasal dünyasına yansımasının en güzel örnekleriyle buluşacağımız !f İstanbul filmleri içerisinden 7 filmlik bir seçki hazırladık.

Karakterlerin İç Dünyasına Keşfe Çıktığımız 7 !f İstanbul Filmi!

Buster’s Mal Heart – Buster’ın Hasta Kalbi

busters-mal-heart-filmloverss

Ekranlarda Mr. Robot serisiyle dikkatleri üzerine çeken Rami Melek’in ilk sinema deneyimi Buster’s Mal Heart; Melek’in hayat verdiği Buster karakterinin ekseninde gelişen gizemli bir hikayeyi konu almaktadır. Sarah Adina Smith, !f 2015’te gösterilen ilk filmi Gece Dalışı ile festival takipçilerinin radarına girmişti hatırlarsanız. İlkinden daha gizemli bir hikayeyle karşımıza çıkan Smith; yine yarattığı atmosferle bizleri etkileyecek gibi…

Buster, Y2K problemiyle kafayı bozmuş bir dağ adamıdır. Boş yayla evlerinde kaçak yaşayan Buster’ın zihninin bir yanı, açık denizin ortasında kaybolduğu kâbuslarla meşguldür, diğer yanıysa, eşi ve çocuklarıyla yaşadığı ve adının Jonah olduğu günlerin anılarıyla. Bir vücudun üç ayrı insana ev sahipliği yaptığı bir bilim kurgu mu bu, yoksa kafasında üç ayrı insan yaşatan bir adamın paranoyasının içinde miyiz?

Anashim Shehem Lo Anı – Kimse Benzemez Bana

anashim-shehem-lo-ani-1-filmloverss

“Batı toplumu gençleri efsanevi tek boynuzlu atlar olduklarına inandırıyor. Ben değilim. Ve efsanevi tek boynuzlu atlar olduklarına inanarak büyüyen insanlar hakkında bir film yaptım.” diyen Hadas Ben Aroya, masallara ve efsanelere olan insancını kaybetmeyenler için büyüleyici bir hikaye sunuyor bizlere. Cesur bir sinemacıyla tanışmamızı sağlayan Anashim Shehem Lo Anı, özgürlüğüne ve kendi fikirlerine olan inançlarıyla bizleri kendilerine hayran bırakan gençliğin nabzını tutuyor. İsrail’in Frances Ha’sı diye lanse edilen film; kendi inandıkları uğruna hayatla olan mücadelesinden hiç vazgeçmeyenlerin hikayesi.

Joy eski sevgilisini unutamıyor, yeni çocuğa tam aşık olamıyor ve yabancılarla yatmaktan kendini alamıyor. Aşk ve seks Joy’un kafasını karıştırıyor. Tel Aviv’in yalnız ama gerçek yakınlıktan fersah fersah kaçan; devamlı konuşan ama pek de bir şey söylemeyen gençleriyle tanışıyoruz.

Everybody Wants Some – Herkes Biraz İster

everybody-wants-some-filmloverss

Büyüme hikayelerini ve zamanla uğraşmayı çok seven yönetmen Richard Linklater’ın son filmi Everybody Wants Some, yönetmenin 12 yılda çektiği Boyhood’un prganik bir devamı gibi. Yeni filmi için “Kimsiniz? Kim olmak istiyorsunuz? Film aslında tam da bunu, kimliğinizi keşfettiğiniz o geçiş dönemini anlatıyor.” tanımını yapan Linklater, bu kez de kolej yıllarının günlük hayatına gidiyor. Before serisi ve Boyhood’daki anlatımıyla bizleri mest eden Linklater’ın olağan ve yalın anlatımıyla, 80’li yılların ruhunu iliklerimize kadar hissedeceğimiz film, !f İstanbul’da kaçırılmaması gereken filmlerden.

Mevsimlerden yaz ve 1980’lerde tipik bir Amerikan kolejindeyiz… Sporcu bursuyla beyzbolcu olarak kolej hayatına atılan Jake’in okuldaki ilk yılına konuk oluyoruz. Film, Linklater’a özgü bir nostalji ve keskinlikle baktığımız sporcu halleriyle erkeklik hallerinin kesişmesi; hem çok basit hem de oldukça karmaşık.

Koca Dünya

koca-dunya-filmloverss

Türkiye Sineması’nın önemli temsilcilerinden Reha Erdem’in son harikası Koca Dünya, !f İstanbul’da! Tabii ki hazırladığımız takvimin de ilk sıralarında olmayı fazlasıyla hak ediyor. Bizleri bir kez daha yaşadığımız dünyanın acımasız yüzüyle ve kötülüklerle yüzleştiriyor; ve bu yüzleşmenin ardından güzel canlılarla tanışmamıza vesile oluyor. ‘Ormanın sesleri, sezileri ve ruhlarıyla dolu bir başka dünya hayal etmemizi sağlıyor’ tanımlarını gördükçe heyecanlanmamıza ve yeni bir dünyaya inanmamıza sebep oluyor. Duyulan o ilkel özleme birebir gelecek gibi!

Bu koca dünyada sığınabileceğimiz bir yer var mı?

Ali ve Zuhal, kardeş olduklarına inanarak birlikte büyüdükleri yetimhaneden kısa zaman önce çıkarılmış, koca dünyaya karışmışlardır. Ali şimdi motosiklet tamircisi olarak çalışmakta, bir yandan da arada sırada Zuhal’i görmek için onu evlatlık edinen ailenin kapısına gitmektedir. Her seferinde kapıdan çevrilen Ali, evin babasının Zuhal’i ikinci eşi olarak almayı düşündüğünü duyduğu gün kapıya dayanır, tüm aileyi bıçaklar ve Zuhal’i alıp kaçar. Ali’nin motosikletine atlarlar ve bir ormana sığınıp orada saklanmaya başlarlar.

Moonlight – Ay Işığı

moonlight-filmloverss

İşte hem Altın Küre’nin hem de Oscar’ın göz bebeği Moonlight! Berry Jenkins’in “Ateşli bir rüya gibi bu film… Sizi hikâyemin içine sokmak istedim… Sizin de içinde büyüdüğüm saçmalığın içine dalmanızı istedim.” diye açıkladığı film; gelen eleştirilere bakılırsa kuşkusuz ‘Yılın En İyisi’ On altı yıla yayılan bir hayat kesitini üç bölümde anlatan Moonlight, siyah bir Amerikalının büyüme hikayesi. Bir çocuğun kendi kimliğini keşfetme çabasını, zaman ve mekana sığdırmadan beyazperdeye yansıtan Jenkins; oldukça etkileyici görüntülerle de izleyiciyi büyüleyeceğinin garantisini veriyor.

Ana karakterimiz, on yaşındayken Little, ortaokula girdiğinde Chiron, yirmilerinin sonunda hapisten çıktığında ise Black ismiyle çağrılıyor. Florida’nın uyuşturucu yüzünden çökmüş bir mahallesinde çalışmaktan bitap düşmüş uyuşturucu bağımlısı annesiyle yaşıyor; ortaokul yıllarında, ona kötü davranan sınıf arkadaşlarıyla ve sınıftaki bir arkadaşına duyduğu adı konulamayan yakınlıkla boğuşmak zorunda kalıyor. Chiron bir istatistik, Amerika’nın kayıp siyah gençliğinden olmaya aday bir tiptir aslında. Black ise, sert gözüken ama hâlâ ruhunun derinliklerinden gelen sesi dinlemeye çalışan güçlü bir adam.

Lovesong – Aşk Şarkısı

lovesong-filmloverss

“Büyük cümleler kuran filmler yapmayı düşünemiyorum, çünkü bu bana göre değil.” diyen So Yong Kim; Lovesong ile dostluk ile arzu arasındaki ince çizgiye odaklanarak dokunaklı bir hikaye sunuyor. Aşk olduğunu itiraf edemeyen bir aşkı anlatan Lovesong; sessizliğin içinde enfes bir hikaye! Özleme, arkadaşa ve aşka dair oldukça etkileyici bir anlatımla karşımıza çıkan film; zamana rağmen bitmeyen hisleri hatırlatıyor.

Sarah ve Mindy çok eski arkadaşlar ve belli ki uzun zamandır görüşmemişler. Sarah’nın Jessie adında üç yaşında bir kızı ve pek ortalıkta olmayan bir kocası var. Yorgun ve bıkkın görünüyor. Ama Mindy onu ziyarete gelir, kızını da yanlarına alıp birlikte bir araba yolculuğuna çıkarlar ve Mindy’nin oyunbazlığı ve neşesi Sarah’yı yeniden hayata döndürür. Mindy’yle birlikteyken hayat hafifler; anılar ve eski mevzular gülüşmelere karışır ve alkolün de etkisiyle, daha önce hiç konuşulmamış duygular açığa çıkar. Ama bu duygular ertesi sabah yeniden sessizliğe terk edilince, Mindy otobüse atlayıp evine döner. Bir daha üç yıl sonra, Mindy’nin düğününde görüşeceklerdir.

Zoolagiya – Hayvanoloji

zoolagiya-filmloverss

Rus yönetmen Ivan I. Tverdovskiy’den bir gotik masal, sıra dışı bir hikaye! Bir yandan günlük hayatın olmazsa olmazlarıyla uğraşırken; bir yandan da etrafında gerçekleşen her şeyden bunalan bir kadının hayatı; hepimizin şahit olduğu gibi… gerçek üstü ögelerle bezeli, farklı bir mizah türü olarak karşımıza çıkan Zoologiya; bizi ‘varoluşçuluk’ üzerine düşünmeye itecek gibi. Oyun kategorisinin mutlaka izlenmeliler listesinde başı çeken bir yapım!

Hayvanat bahçesinde çalışan orta yaşlı Natasha küçük bir sahil kasabasında hâlâ annesiyle yaşamaktadır. Bir yandan bağımsızlığı için debelenip, gündelik gerçeklerin ağırlığıyla boğuşurken diğer yandan da etrafındaki hayatın sıkıcılığından bunalmıştır. Sürprizsiz hayatın akışı içinde sıkışıp kalmışken, bir gün aniden, bildiğimiz anlamda bir kuyruğa sahip oluverir. Başta utanır, ama sonra bunun onu yeniden tanımlamaya olanak verdiğini fark eder ve bu durum hoşuna gider. Bu yeni ‘aksesuar’la hiç ummadığı kapılar aralanır, daha önce deneyimlemediği şeylerin içinde buluverir kendini bir anda. Onu bu haliyle çekici bulan bir erkek arkadaşı vardır mesela. Kendini bu gerçeküstücü durumun akışına bırakır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi