Birkaç yıl öncesine kadar FBI’ın en çok arananlar listesinde, Usame Bin Ladin’den sonra ikinci sırada gelen İrlandalı White Hill Çetesi’nin lideri James ‘Whitey’ Bulger’ın 70’li ve 80’li yıllarda Güney Boston’da gerçekleştirdiği suç faaliyetlerine odaklanan Kara Düzen – Black Mass; gerçeklere dayanan hikayesini bölük pörçük ve üstünkörü anlatmayı seçtiği için hikayesel ve türsel olarak yakın aile bağları kurduğu The Departed hatta Jack Nicholson’ın oynadığı karakterin bizzat James ‘Whitey’ Bulger’dan esinlenildiği kabul edilir- ve Goodfellas gibi başarılı filmlerin oldukça altında kalıyor. Her ne kadar gelecek paragraflarda değinecek olsam da; Kara Düzen’in en büyük sıkıntısının kendini tekrarlayan problemli senaryosundan kaynaklandığını belirtmek gerekir. Oldukça güçlü ve birçok filmin yapımına ilham olmuş bir gangster hikayesini TV dizisine benzer şekilde bölümlere ayırarak, ama arada büyük boşluklar bırakarak anlatmak ve Whitey’nin hayatında yüksek öneme sahip kişilere neredeyse hiç yer vermemek, yer verildiyse bile bu kişileri hikayenin dramatik yapısında oldukça işlevsiz bırakmak; Kara Düzen’i karman çorman bir film haline getiriyor. Tüm o yoğun makyajdan, kontakt mavi lenslerden sonra olağanüstü bir dönüşüm geçirerek James ‘Whitey’ Bulger’ın ta kendisi olan Johnny Depp ise Kara Düzen’deki performansıyla izleyicilere oyunculuk şöleni yaşatıyor.

Filmin konusuna geçmeden önce Kara Düzen’in mutfağında kimler olduğundan bahsetmek gerekir. Dick Lehr ve Gerard O’Neill tarafından yazılan ve 2001 yılında yayımlanan Black Mass: The True Story of an Unholy Alliance Between the FBI and the Irish Mob isimli kitaptan uyarlanan Kara Düzen’in senaryosu Jez Butterworth ve Mark Mallouk tarafından kaleme alınmış. Filmin yönetmen koltuğunda oturan ve yakın zamanlarda izlediğimiz Out of the Furnace filminden hatırlayacağımız Scott Cooper, aynı zamanda Kara Düzen’in yapımcılarından da biri. Kara Düzen’in Dünya prömiyerini 72. Venedik Film Festivali’nde yaptığını da belirtmek gerek. Johnny Depp, Joel Edgerton, Benedict Cumberbatch, Dakota Johnson, Kevin Bacon, Peter Sarsgaard ve Juno Temple gibi birçok ünlü oyuncuyu kadrosunda bulunduran filmin, özellikle en iyi erkek oyuncu, makyaj, kostüm ve sanat yönetimi gibi alanlarda, önümüzdeki Şubat ayında düzenlenecek Akademi Ödülleri’nde boy göstereceğinden de pek bir şüphemiz yok.

Tüm bu bilgilerden sonra filmin konusuna gelecek olursak; Güney Boston bölgesinde uyuşturucu satıcılığından şantaja ve nihayetinde cinayete dek birçok suça karışmış olan suç şebekesinin lideri ve eyalet senatörü William ‘Billy’ Bulger’ın (Benedict Cumberbatch) da ağabeyi olan James ‘Whitey’ Bulger (Johnny Depp), bölgede hakimiyet kazanmaya çalışan İtalyan mafya grubu Angiulo Kardeşler’i bertaraf etmek adına birlikte büyüdükleri fakat sonradan FBI ajanı olan John Connolly’nin (Joel Edgerton) bu konuda kendisiyle işbirliği yapma teklifini kabul eder. Güney Boston, Whitey’nin FBI’a yaptığı muhbirlik sonucu ele geçirilen kanıtlarla İtalyan mafya grubundan temizlenir. Bölgedeki hakimiyeti sağlayan ve bu muhbirlik ilişkisinden doğan güvenle de her geçen gün daha çok ve gözü kara biçimde şiddet eyleminde bulunan Whitey ve ekibinin düşüşü; Boston şubesine atanan ‘Bulldog’ lakaplı savcı Fred Wyshak’ın (Corey Stoll) gelişiyle başlayacaktır.

Whitey’nin işlediği tüm suçlara tanık olan White Hill Çetesi’nin diğer üyelerinin FBI’daki soruşturmaları üzerinden geriye dönüşlerle ilerleyen Kara Düzen, Bulger’ın hayatındaki kırılma noktalarını ve bu kırılma noktalarından sonra hayatındaki şiddet dozunu, psikopatlığa varacak kadar nasıl arttırdığını gözler önüne koyuyor. Özellikle çevresindeki herkese gözdağı vermekte sakınca görmeyen ve gün geçtikçe daha da kötüleşmeye başlayan Whitey karakterine odaklanan senaristler, Whitey’nin diğer karakterle olan ilişkisi konusunda zaafiyetler veriyor. Whitey’nin erkek kardeşi ve dönemin eyalet senatörü de olan Billy ile olan ilişkisini ya da Billy’nin Whitey’nin hayatındaki rolünü o kadar üstünkörü görüyoruz ki, bu karakteri canlandıran Benedict Cumberbatch’in Kara Düzen filminde yer alma sebebini bile sorguluyoruz. Durum böyle olunca insanın aklına, Benedict Cumberbatch ve Kevin Bacon’ın Kara Düzen’deki rollerinin filmin pazarlama/halkla ilişkiler (PR) ağını genişletmek amaçlı olduğu geliyor. Whitey’nin hayatında çok çok büyük önemi olan bu karakterlerin senaryodaki işlevi ise onlara birkaç güçlü cümle söyletmenin ötesine gidemiyor. Yine Whitey’nin hayatında yüksek önem taşıyan bir başka karakter ve 2011 yılında Santa Monica’da yakalandığında yanında olan hayat arkadaşı Catherine Greig’e dair filmde hiçbir şey olmaması da Kara Düzen’in zafiyetlerinden biri. Oysa Sienna Miller tarafından canlandırılan Greig’e ait sahnelerin, yönetmen Scott Cooper’ın yaptığı açıklamalara göre; anlatım seçenekleri içinde önemsizleştiği için senaryodan çıkarılması ve filmin son kurgusunda da yer almaması Whitey’nin hikayesini eksik bırakıyor.

Daha önce de bahsettiğim gibi Kara Düzen bölüm bölüm ilerleyen hantal bir TV dizisi havasından bir türlü çıkamazken biz izleyicilerin de önemli birçok bağlantı noktasını kaybetmesine sebep oluyor. Ara kesintilerle tanık ifadeleri yapısına geri dönen ve bu yapıyı sürekli tekrarlayan film; bu tanıklıkları Whitey Bulger ve John Connolly’nin portresini oluşturmak için seçiyor. Oysa; Whitey’nin hayatını, işlediği cinayetleri anlatan ve Whitey’nin hayatında önemli pozisyonlarda da olan bu karakterlerin oldukça boşlukta bırakılması, Kara Düzen filminin gerçek hikayeye olan sadakatini de sorgulamamıza yol açıyor. Zira filmin içindeki tanık anlatımları ile yaşanan tüm cinayetlere detaylarıyla birlikte şahit olsak bile Whitey’yi anlamak ve tüm bu şiddetin altında yatan nedenleri görebilmek oldukça uzak bir ihtimal.

Özetle; Whitey’nin işlemiş olduğu tüm cinayetleri, FBI ile olan ilişkisini kitaplardan ya da konu hakkında yapılmış birçok belgeselden izleme olasılığı varken; ortaya daha farklı bir anlatım biçimi koyarak, güçlü bir karakter analizi ekseninde ilerleyebileceğini umduğum Kara Düzen’in beni hayal kırıklığına uğrattığını söylemekte sakınca görmüyorum.

Birkaç yıl öncesine kadar FBI’ın en çok arananlar listesinde, Usame Bin Ladin’den sonra ikinci sırada gelen İrlandalı White Hill Çetesi’nin lideri James ‘Whitey’ Bulger’ın 70’li ve 80’li yıllarda Güney Boston’da gerçekleştirdiği suç faaliyetlerine odaklanan Kara Düzen – Black Mass; gerçeklere dayanan hikayesini bölük pörçük ve üstünkörü anlatmayı seçtiği için hikayesel ve türsel olarak yakın aile bağları kurduğu The Departed hatta Jack Nicholson’ın oynadığı karakterin bizzat James ‘Whitey’ Bulger’dan esinlenildiği kabul edilir- ve Goodfellas gibi başarılı filmlerin oldukça altında kalıyor. Her ne kadar gelecek paragraflarda değinecek olsam da; Kara Düzen’in en büyük sıkıntısının kendini tekrarlayan problemli senaryosundan kaynaklandığını belirtmek gerekir. Oldukça güçlü ve birçok filmin yapımına ilham olmuş bir gangster hikayesini TV dizisine benzer şekilde bölümlere ayırarak, ama arada büyük boşluklar bırakarak anlatmak ve Whitey’nin hayatında yüksek öneme sahip kişilere neredeyse hiç yer vermemek, yer verildiyse bile bu kişileri hikayenin dramatik yapısında oldukça işlevsiz bırakmak; Kara Düzen’i karman çorman bir film haline getiriyor. Tüm o yoğun makyajdan, kontakt mavi lenslerden sonra olağanüstü bir dönüşüm geçirerek James ‘Whitey’ Bulger’ın ta kendisi olan Johnny Depp ise Kara Düzen’deki performansıyla izleyicilere oyunculuk şöleni yaşatıyor. Filmin konusuna geçmeden önce Kara Düzen’in mutfağında kimler olduğundan bahsetmek gerekir. Dick Lehr ve Gerard O’Neill tarafından yazılan ve 2001 yılında yayımlanan Black Mass: The True Story of an Unholy Alliance Between the FBI and the Irish Mob isimli kitaptan uyarlanan Kara Düzen’in senaryosu Jez Butterworth ve Mark Mallouk tarafından kaleme alınmış. Filmin yönetmen koltuğunda oturan ve yakın zamanlarda izlediğimiz Out of the Furnace filminden hatırlayacağımız Scott Cooper, aynı zamanda Kara Düzen’in yapımcılarından da biri. Kara Düzen’in Dünya prömiyerini 72. Venedik Film Festivali’nde yaptığını da belirtmek gerek. Johnny Depp, Joel Edgerton, Benedict Cumberbatch, Dakota Johnson, Kevin Bacon, Peter Sarsgaard ve Juno Temple gibi birçok ünlü oyuncuyu kadrosunda bulunduran filmin, özellikle en iyi erkek oyuncu, makyaj, kostüm ve sanat yönetimi gibi alanlarda, önümüzdeki Şubat ayında düzenlenecek Akademi Ödülleri’nde boy göstereceğinden de pek bir şüphemiz yok. Tüm bu bilgilerden sonra filmin konusuna gelecek olursak; Güney Boston bölgesinde uyuşturucu satıcılığından şantaja ve nihayetinde cinayete dek birçok suça karışmış olan suç şebekesinin lideri ve eyalet senatörü William ‘Billy’ Bulger’ın (Benedict Cumberbatch) da ağabeyi olan James ‘Whitey’ Bulger (Johnny Depp), bölgede hakimiyet kazanmaya çalışan İtalyan mafya grubu Angiulo Kardeşler’i bertaraf etmek adına birlikte büyüdükleri fakat sonradan FBI ajanı olan John Connolly’nin (Joel Edgerton) bu konuda kendisiyle işbirliği yapma teklifini kabul eder. Güney Boston, Whitey’nin FBI’a yaptığı muhbirlik sonucu ele geçirilen kanıtlarla İtalyan mafya grubundan temizlenir. Bölgedeki hakimiyeti sağlayan ve bu muhbirlik ilişkisinden doğan güvenle de her geçen gün daha çok ve gözü kara biçimde şiddet eyleminde bulunan Whitey ve ekibinin düşüşü; Boston şubesine atanan ‘Bulldog’ lakaplı savcı Fred Wyshak’ın (Corey Stoll) gelişiyle başlayacaktır. Whitey’nin işlediği tüm suçlara tanık olan White Hill Çetesi’nin diğer üyelerinin FBI’daki soruşturmaları üzerinden geriye dönüşlerle ilerleyen Kara Düzen, Bulger’ın hayatındaki kırılma noktalarını ve bu kırılma noktalarından sonra hayatındaki şiddet dozunu, psikopatlığa varacak kadar nasıl arttırdığını gözler önüne koyuyor. Özellikle çevresindeki herkese gözdağı vermekte sakınca görmeyen ve gün geçtikçe daha da kötüleşmeye başlayan Whitey karakterine odaklanan senaristler, Whitey’nin diğer karakterle olan ilişkisi konusunda…

Yazar Puanı

Puan - 55%

55%

65

Kara Düzen – Black Mass; gerçeklere dayanan hikayesini bölük pörçük ve üstünkörü anlatmayı seçtiği için hikayesel ve türsel olarak yakın aile bağları kurduğu The Departed ve Goodfellas gibi başarılı filmlerin oldukça altında kalıyor.

Kullanıcı Puanları: 2.87 ( 7 votes)
55
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi