Senaryosunu Kerem Topuz’un yazdığı, Barış Erçetin’in ilk uzun metrajlı filmi Kanunsuzlar, orijinal senaryosu ve başarılı görselleriyle öne çıkarken belki de yönetmenin ilk filmi olması sebebiyle çok fazla teknik hatayı da içinde barındıran bir film.

Kendilerine kısaca İso ve Cengo diyen iki kafadar oldukça iyi para getirecek bir işe girişirler. İmam dedikleri adamdan aldıkları çantayı verilen adrese götürmeleri gerekmektedir. Paraları peşin ödenmiş ve altlarına klasik bir Mustang verilmiştir. Tüm bu ilgi Cengo’nun dikkatini çeker ve çantanın içinde ne olduğunu merak etmeye başlar. Fakat daha önce de imamla çalışmış olan İso çantaya bakma konusunda şüphelidir. En nihayetinde daha fazla dayanamayıp çantayı açarlar ve esas hikaye başlar.

Kanunsuzlar daha ilk dakikasından müthiş bir oyunculuk performansıyla başlıyor ve bu, film boyunca devam ediyor. Özellikle başroldeki Bülent Çolak ve Orhan Eşkin’in hem performansları hem de birbirleriyle uyumları çok iyi. Ayrıca filmde gözle görülür bir oyuncu kalabalığı da var. Bir çok tanıdık ve genç yüz film boyunca akıp gidiyor. Temelde iki kişiye odaklanılmasına karşın cast oldukça kalabalık tutulmuş.

Kalabalık bir cast kullanmak senaryonun işlemeye çalıştığı atmosferi yakalayabilmek açısında önemli kuşkusuz fakat yan karakterlerin sürekli bir şekilde birbirine benzeyen kişilerden oluşması belki bir anlam oluşturmak için kullanılmış olsa bile hikayenin gerçekliğini zedeliyor. Bu yan karakterlerin büründükleri rolleri gerçekçi kılmak için yapılan her türlü sanat yönetimi, çok fazla dışarıdan bakan bir havayla, karakterleri tiplemeye dönüştürerek yabancılaştırmış.

Filmde özellikle göze çarpan iki temel; senaryo ve görseller, üzerine konuşulması gereken konular kesinlikle. Öncelikle senaryo kağıt üzerinde çok iyi duruyor olmasına rağmen filme dökülürken, sinemanın da temeli olan sanatın o aşkın tözüne olan sınırlayıcı yaklaşımdan ötürü ortaya çok dar bir bakış açısı çıkmış. Filmde gerçekten bu kabuğun kırılabildiği yalnızca bir sahne görebilmiş olmam bunun en belirgin kanıtı sanırım. Oysa senaryo gerek ters köşe yapma mantığı üzerinden işlenmesi gerekse oyunculara doğaçlama imkanı veren karaktere dayalı bir anlatım geliştirmesiyle oldukça iyi kurulmuş. Bu açıdan bir imkanın kaçırılmış olmasından söz edebiliriz sanırım.

Bahsedeceğimiz bir diğer konu da görseller. Ağırlık dış çekimlerde kullanılan geniş açılar ve iç mekanlardaki dramatik ışıklandırma filme oldukça büyük bir artı puan katıyor. Üstelik dış mekanda çekiyor olmanın getirdiği pozlama zorluklarını da buna katmak gerek.

Yazımızın başında bahsettiğimiz teknik hatalarsa yer yer görselleri gölgeliyor maalesef. Bahsettiğim pozlama zorluğu ilk olarak çekimle alakalı bir şey kuşkusuz fakat kurguda da bununla ilgili yapılması gereken birçok düzenleme vardır. İşte bu düzenlemeler ya yapılmamış ya da hiç iyi yapılamamış olacak ki her açı değiştiğinde farklı bir zamana geçiyormuşçasına değişen ışık değerleri, göze fazlasıyla batıyor.

Kanunsuzlar senaryosu itibariyle kendine has bir yol çizme eğilimi gösteren, ayrıca içinde ters köşe mantığı da barındıran sağlam temellere oturtulmuş bir film. Görseller ve oyunculukla da bunlar desteklenmiş. Ama  bahsettiğimiz sınırlayıcı yaklaşım ve teknik hatalarla birlikte en güçlü dayanağı olan senaryo da bir yerden sonra teklemeye başlıyor. Her şeye rağmen farklı bir yaklaşım getirilmeye çalışıldığı belli belirsiz hissediliyor ama Kanunsuzlar’da gördüğüm, yeniye ulaşma arzusuna rağmen hala çok eskilerde kalmış kuramsal ve kurgusal yaklaşımların esirliğinden kurtulamama durumunun yol açtığı bir sınırlama maalesef.

Senaryosunu Kerem Topuz’un yazdığı, Barış Erçetin’in ilk uzun metrajlı filmi Kanunsuzlar, orijinal senaryosu ve başarılı görselleriyle öne çıkarken belki de yönetmenin ilk filmi olması sebebiyle çok fazla teknik hatayı da içinde barındıran bir film. Kendilerine kısaca İso ve Cengo diyen iki kafadar oldukça iyi para getirecek bir işe girişirler. İmam dedikleri adamdan aldıkları çantayı verilen adrese götürmeleri gerekmektedir. Paraları peşin ödenmiş ve altlarına klasik bir Mustang verilmiştir. Tüm bu ilgi Cengo’nun dikkatini çeker ve çantanın içinde ne olduğunu merak etmeye başlar. Fakat daha önce de imamla çalışmış olan İso çantaya bakma konusunda şüphelidir. En nihayetinde daha fazla dayanamayıp çantayı açarlar ve esas hikaye başlar. Kanunsuzlar daha ilk dakikasından müthiş bir oyunculuk performansıyla başlıyor ve bu, film boyunca devam ediyor. Özellikle başroldeki Bülent Çolak ve Orhan Eşkin’in hem performansları hem de birbirleriyle uyumları çok iyi. Ayrıca filmde gözle görülür bir oyuncu kalabalığı da var. Bir çok tanıdık ve genç yüz film boyunca akıp gidiyor. Temelde iki kişiye odaklanılmasına karşın cast oldukça kalabalık tutulmuş. Kalabalık bir cast kullanmak senaryonun işlemeye çalıştığı atmosferi yakalayabilmek açısında önemli kuşkusuz fakat yan karakterlerin sürekli bir şekilde birbirine benzeyen kişilerden oluşması belki bir anlam oluşturmak için kullanılmış olsa bile hikayenin gerçekliğini zedeliyor. Bu yan karakterlerin büründükleri rolleri gerçekçi kılmak için yapılan her türlü sanat yönetimi, çok fazla dışarıdan bakan bir havayla, karakterleri tiplemeye dönüştürerek yabancılaştırmış. Filmde özellikle göze çarpan iki temel; senaryo ve görseller, üzerine konuşulması gereken konular kesinlikle. Öncelikle senaryo kağıt üzerinde çok iyi duruyor olmasına rağmen filme dökülürken, sinemanın da temeli olan sanatın o aşkın tözüne olan sınırlayıcı yaklaşımdan ötürü ortaya çok dar bir bakış açısı çıkmış. Filmde gerçekten bu kabuğun kırılabildiği yalnızca bir sahne görebilmiş olmam bunun en belirgin kanıtı sanırım. Oysa senaryo gerek ters köşe yapma mantığı üzerinden işlenmesi gerekse oyunculara doğaçlama imkanı veren karaktere dayalı bir anlatım geliştirmesiyle oldukça iyi kurulmuş. Bu açıdan bir imkanın kaçırılmış olmasından söz edebiliriz sanırım. Bahsedeceğimiz bir diğer konu da görseller. Ağırlık dış çekimlerde kullanılan geniş açılar ve iç mekanlardaki dramatik ışıklandırma filme oldukça büyük bir artı puan katıyor. Üstelik dış mekanda çekiyor olmanın getirdiği pozlama zorluklarını da buna katmak gerek. Yazımızın başında bahsettiğimiz teknik hatalarsa yer yer görselleri gölgeliyor maalesef. Bahsettiğim pozlama zorluğu ilk olarak çekimle alakalı bir şey kuşkusuz fakat kurguda da bununla ilgili yapılması gereken birçok düzenleme vardır. İşte bu düzenlemeler ya yapılmamış ya da hiç iyi yapılamamış olacak ki her açı değiştiğinde farklı bir zamana geçiyormuşçasına değişen ışık değerleri, göze fazlasıyla batıyor. Kanunsuzlar senaryosu itibariyle kendine has bir yol çizme eğilimi gösteren, ayrıca içinde ters köşe mantığı da barındıran sağlam temellere oturtulmuş bir film. Görseller ve oyunculukla da bunlar desteklenmiş. Ama  bahsettiğimiz sınırlayıcı yaklaşım ve teknik hatalarla birlikte en güçlü dayanağı olan senaryo da bir yerden sonra teklemeye başlıyor. Her şeye rağmen farklı bir yaklaşım getirilmeye çalışıldığı belli belirsiz hissediliyor ama Kanunsuzlar'da gördüğüm, yeniye ulaşma arzusuna rağmen hala çok eskilerde kalmış kuramsal ve kurgusal yaklaşımların esirliğinden kurtulamama durumunun yol açtığı bir sınırlama maalesef.
Puan - 61 / 100

6.1

Senaryosu itibariyle kendine has bir yol çizme eğilimi gösteren, ayrıca içinde ters köşe mantığı da barındıran sağlam temellere oturtulmuş bir film.

Kullanıcı Puanları: 4.8 ( 1 votes)
6
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi