Kanunlar işlemiyorsa, kanunsuzlar kahraman olur!

Bir taraftan objektif yönelimleriyle haklıyı haksızdan ayıran yasalar, diğer tarafta onları kendi bakış açılarına ve menfaatlerine göre uygulayan insanlar… Bir yandan kurallara uymayan bir kanun adamı, diğer yandan kendi kurallarına, prensiplerine körü körüne bağlı yasadışı işler yürüten bir aile…

1930’lu yıllarda Amerika’da yaşanan Büyük Ekonomik Buhran döneminde geçen Kanunsuzlar(Lawless) ülkede alkol tüketiminin yasaklandığı süreçte yasadışı olarak alkol üretip, yine yasa dışı yollardan satan üç kardeşin hikayesini konu alıyor.  

Kanunsuzlar-Tom-Hardy

Tom Hardy’nin bedeninde hayat bulan kardeşlerin en büyüğü Forrest Bondurant, hikayede yer yer geri çekiliyor olsa da filmin başkahramanı. Üç kardeş arasında beyin işlevi gören ve tüm işleri yürüten Forrest’in yaratmış olduğu erkeksi ve maço imge oldukça güçlü bir şekilde beyaz perdeye yansıyor. Zaten film sonunu saymazsak buram buram maskülenlik kokan tam bir erkek filmi. Vahşi batı havasındaki bir kasaba ve bu kasabada yaşayan üç erkeğin hayatını anlatan bir hikayeden başka bir şey beklemek de sanırım bana özgü…

Kardeşlerden en küçüğü Jack rolündeyse Transformers’la şöhretin doruğuna ulaşan Shia LaBeouf’u izliyoruz. Uçarı, ergen minik kardeş acımasız ağabeylerinin yanında süt oğlan gibi kalsa da yavaştan işlerin içerisine sokulmaya çalışıyor. Jack bir kez paranın kokusunu alınca da işler asla eskisi gibi olmuyor.

Ortanca kardeş Howard içinse aslında söylenecek fazla bir şey yok; hikayede figüranvari bir rol üstleniyor. Nerede suratı dağıtılacak biri var orada kahramanımız bitiveriyor. Bondurant Kardeşlerin bu en kavgacısını ise Jason Clarke canlandırıyor.

Kanunsuzlar_Tom_hardy

Filmin benim için Tom Hardy’den sonra en can alıcı noktası, senaryo uyarlamasının Nick Cave tarafından yapılmış olması. Gerçek bir hayat hikayesini anlatan Matt Bondurant (gerçek Jack’in torunu) tarafından kaleme alınmış “The Wettest County in the World” romanından uyarlanan senaryoda Cave, Bondurant kardeşlerin efsanevi ve mitleri anımsatan bazı hikayelerine hiç dokunmamayı tercih ettiğini belirtiyor. Örneğin Bondurant’ların ölümsüz olduklarına dair dedikodular özellikle çıkarılmamış, aksine senaryoda buna refere edecek bolca hikaye ve durum yaratılmış.

Az önce de belirttiğim gibi bir “erkek” filmi olmasına, yer yer şiddet sahnelerinde tepki vermeye sebep olan anlara rağmen film bir türlü o “maço” dünyanın içine tam anlamıyla giremiyor. Yani bir yandan karanlık bir hikayeyi anlatırken, diğer yandan bu havayı yansıtmak konusunda biraz zayıf ve beceriksiz kalıyor. Bu konuda da en büyük etkenin yönetmenin oyuncuların mimik sahnelerine fazla önem vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Jessica Chastain’in şuh bakışları, Tom Hardy’nin yer yer saf, yer yer mesafeli duruşları ve Shia LaBeouf’un kendinden fazla emin ukala pozları… Tüm bunlar filmin anlatmak istediklerinden ve kendini konumlandırmak istediği yerden uzaklaşmasına sebep oluyor. Bir de buna (kendi açımdan) hiç beklemediğim sonu eklenince bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamadım.

Lawless-2

Filmin ortalarına doğru belirli bir süre girip, sonra bir daha ne zaman göreceğim acaba diye beklediğim sürpriz oyuncu Gary Oldman konusunda da aynı muammayı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Harika bir oyunculukla hayat verilmiş Floyd Banner karakterinin filmde daha çok üzerine yoğunlaşılacağı yönündeki beklentim sanırım kapanış jeneriği girene dek devam etti. Ama beyhude bir çaba oldu kendi açımdan.

Sonuç olarak Kanunsuzlar senenin ilk önemli vizyon filmlerinden biri. Benim açımdan beklentilerimi pek karşılamamış olsa da bu, eğlenceli ve etkileyici bir film olduğu gerçeğini değiştirmez. Aksiyon ve suç filmlerini sevenler bu hafta vizyonda kesinlikle kendi zevklerine göre bir film izleyecekler.

Keyifli seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi