Hayvan etiyle insan eti yemek arasında ne fark var? Sürece bakınca ortada bir canlının yaşam hakkının elinden alınması ortak bir problem… Ama tabii söz konusu kesimi “helal” kılınmış hayvanlar olunca minare-kılıf ikilisinin ötesine geçmek pek mümkün olmuyor. Neyse bu tartışmaları tek sayfalık bir argümana taşımak çok zor, dolayısıyla işi uzmanına bırakıyor asıl meseleye dönüş yapıyorum. Bu hafta vizyona Kan Kokusu adıyla giren We Are What We Are Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yaptıktan sonra, Cannes Film Festivali’nde “Yönetmenlerin On Beş Günü”ne seçilmiş ve oldukça olumlu eleştiriler almıştı. Türkiye izleyicisiyle de ilk defa geçtiğimiz yıl FilmEkimi’nde buluşmuştu.

Hikaye toplumdan uzak, münzevi hayat süren bir ailenin annelerini kaybetmeleriyle hayatlarında değişen dengeleri anlatıyor. Tabii bu dengeler alışık olduğumuz şeylere pek benzemiyor… Parker ailesi kendi geleneklerine sıkı sıkıya bağlı katı kuralları olan bir ailedir. Baba Frank, açılış sekasında karşılaştığımız annenin ölümünden sonra kızları Iris, Rose ve minik oğlu Rory’le baş başa kalmıştır. Fakat ölüm gibi üzücü bir olaya rağmen yaklaşan bir “dini ritüel” vardır ve mutlaka gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu ritüel Parker’ların başına dert olacak bir seremoniye dönüşecektir.

We are What We Are - filmloverss 1

2010 yılında çekilen bir Meksika filminin yeniden çevrimi olan Kan Kokusu Hollywood endüstrisinin benimsediği “remake” olayına yeni bir bakış getirmeyi başarıyor. Aynı zamanda senaristliğini de üstlenen yönetmen Jim Mickle, işe karakterlerden başlamış. Orijinalinde babalarını kaybeden bir ailede oğullarıyla başbaşa kalan bir annenin anlatıldığı film bu versiyonda cinsiyetler arası geçiş yapıp, bu misyonu genç kız kardeşlere yükleyerek, aslında toplumsal ve sosyolojik anlamda alt okumayı bambaşka bir boyuta taşıyor; yüzyıllardır süregelen bir lanetin kurbanı olan kadınlar… Bu kadınlar ki ritüellerin yegane uygulayıcısı ve sürdürücüsü olarak görev almaktadır. Kadının besleyici ve anaç yönünü son derece zalimleştirerek pagan ve hristiyan ögeleri başarıyla harmanlıyor. Ölen annenin ardından evin büyük kızı olarak Iris bayrağı devralmak ve kaldığı yerden devam ettirmek zorundadır. Aslında bir şekilde ataerkil sistemde babanın ardından en büyük erkek evladın görevini üstlenen Rose bu yönden de topluma kafa tutan bir misyona sahip.

Yaşanan tüm sıkıntılara bir de doğa ana ve zorlu koşulları eklenince Parkers ailesi için acı son kaçınılmaz oluyor. Nehir taşması felaketiyle karşı karşıya olmaları sırlarını açığa vuracak en büyük problem. Her şeye rağmen son derece etkileyici bir sona sahip Kan Kokusu bu haftanın öne çıkan, şansı hak eden alternatif yapımlarından. Oyunculuklarıyla da göz dolduran kadroda Paranoya ve Saksı Olmanın Faydaları filmlerinde izlediğimiz genç oyuncu Julia Garner ve Ambyr Childers’ın yanı sıra Bill Sage yer alıyor.

Keyifli seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi