26 Şubat gecesi 88.kez Akademi tarafından düzenlenecek Oscar ödüllerinde Türkiye adına Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde aday adayı gösterilen Mustafa Kara’nın yönettiği Kalandar Soğuğu’nun şansını ve verilen kararın ne denli doğru olduğunu sinema yazarlarına sorduk. 

Alper Turgut:  “Takdire Şayan Bir Seçim”

Memleketin, Oscar aday adayı olarak Kalandar Soğuğu filmini belirlemesi, takdire şayan bir seçim olmuş. En nihayetinde, aceleye getirilmiş, sipariş bir iş değil bu, çekimleri bir buçuk sene sürmüş, film, tam beş yılda tamamlanabilmiş. Karadeniz’in müthiş doğasının ve hayvanların eşlik ettiği bu imtina ve özen, sinema büyüsünü, böylelikle kadraja güzelce sığdırabilmiş. Her şeyden azade, çileli bir sürecin, kolektif emeğin, amatör oyuncuların ve ekip ruhunun, Oscar yolculuğuna çıkmış olması, sinemamız adına sevindirici. Ne diyelim, yolu ve bahtı açık, şansı bol olsun.

Kaya Özkaracalar: “Amerikan Beğenilerine Hitap Edebilir”

Kalandar Soğuğu’nun Türkiye’nin Oscar adayı seçilmesi sürpriz olmadı, TRT destekli bu yapımın Türkiye’nin Oscar adayı yarışında şanslı olduğu bir süredir kulislerde konuşuluyordu. Benim gönlümden başka filmler geçiyordu ancak Kalandar Soğuğu gerçekten yapım kalitesi yüksek bir film, başarılar dilerim. Ayrıca, her ne kadar “ağır temposu” ile Amerikan popüler sinema konvansiyonlarına aykırı olsa da, tam da Amerikan-vari optimist bir bireysel başarı anlatısı içermesi, Hollywood jargonuyla bir “rags to riches (eski püskü, paçavraya dönmüş giysiler giyer haldeyken zenginliğe ulaşma)” öyküsü anlatması açısından belki de Amerikan beğenilerine hitap edebilir.

Kerem Akça: ‘Doğru Tercih, ama Şansı Çok Düşük’

Yerli sinemanın Oscar yarışındaki talihsizliği herkesin aşina olduğu bir durum. Bu şanssızlığı birazcık kırabilen “Üç Maymun”la ilk 9’a giren Nuri Bilge Ceylan olmuştu. Ama geçen sene büyük bir fırsat teptik. Oscar kurulunun önüne gelen ‘ana dili Türkçe, oyuncuları ve yönetmeni yerli eser’i ‘yapım ağırlığı Fransa’da’ olduğu için göstere göstere onlara kaptırdık. “Mustang”in adaylığı çok barizdi ve “Sivas”ı gönderenler sınıfta kaldı. Bu sebeple bu seneki neredeyse şansı yüzde 5’in üzerine geçmeyen filmler arasındaki tercih önemliydi. 9 yapıtın içinden itiraz edilemeyecek bir seçim yapılmış. “Kalandar Soğuğu” bunların arasında Akademi ve ‘Yabancı Dilde En İyi Film Kurulu’ için en öne çıkan dört filmden biriydi. Elbette ABD dağıtımcısı olmaması, meşhur yabancı festivallerde gösterilmemesi ve seyir sürecinin yıpratıcı anları merkeze alması dezavantaj olacaktır. Ama sonuçta sanat yapmaya çalışan bir tür filmi ve büyük oranda hangisi gönderilse itiraz edemeyeceğiniz bir seneydi. Yine es geçileceğiz, fakat bu sefer ‘bu niye seçildi?’ demeyeceğiz. Geçen sene Oscar kurulunun kararları tarihimize kara leke olarak çoktan geçti. ‘Türk filmi Oscar aday oldu’ deme fırsatı bir daha ne zaman gelir? Mevcut kalitenin üzerine doğru stratejik hamlelerle gittiğimizde umutlu olabiliriz.

Tuğçe Madayanti: “Filmin İyi Olması Tek Başına Bir Şey İfade Etmiyor”

Bugüne kadar uluslararası festivallerde öne çıkmış veya Türk seyircisinin kalbini fethetmiş filmlerle başvurduk. Oscara en yaklaştığımız sene Mustang filmi ile geçen sene olabilirdi. Ancak ne yazık ki Mustang filminin ülkemiz adına Oscar adayı olması bizim kurul tarafından reddedildi. Bence bu çok yanlış ve haksız bir karardı. Bu sene ne festivallerin favorisi ne de halkın gönül fatihi olan bir filmimiz aday adayı olarak açıklandı. Açık konuşmak gerekirse diğer ihtimaller göz önüne alınınca bu film doğru bir tercih, düşünsenize İftarlık Gazoz bile aday adayı olarak seçilebilirdi. Daha önce benzer hatalar yaptık. Kalandar Soğuğu hem çok yerel hem de çok evrensel olmayı başarıyor ve seyirciyi etkiliyor. Ancak Oscar farklı bir sistem. Filmin iyi olması tek başına bir şey ifade etmiyor. Böyle düşünen çok yanılır. Çok fazla kriter var ama en önemlisi filmin bir an önce Amerika’da vizyona sokulması ve filmin Amerika’da PR’ının çok doğru yapılması. Aksi halde bırakın yarışmayı ilk 9’a kalma şansımız bile hiçbir zaman gerçekleşemeyecek.

Selin Gürel: “Dokuzluk Listeye Girmesi Bile Mucize Olur”

Kalandar Soğuğu, yılın en iyi yerli filmlerinden. Kısa versiyonunun, Antalya’da izlediğimiz versiyondan çok daha iyi olduğunu tahmin ediyorum. Bu yıl, geçen yılın aksine (Mustang) “tam Oscar’a gönderilecek film” diyebileceğimiz bir film çıkmadığından bu kararı anlaşılır buluyorum. Ancak Akademi üyeleri, Kalandar Soğuğu’nu sonuna dek izleyecek kadar sabırlı değiller bence. Dokuz filmden oluşan ilk kısa listenin altı filmini onlar belirliyor. Bu aşamada hem tanıtım çalışmalarına çoktan başlanmış ve isimleri akıllarda şimdiden yer etmiş hem de nispeten rahat izlenen filmler seçeceklerdir. Akademi’nin Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi ise üyelerin gözünden kaçan ve genelde daha zor izlenen üç filmi seçiyor. Bu komite, bizimki gibi arka planda kalmış filmlerin tek şansı. Ancak gözden kaçması muhtemel o kadar iyi ve tanınmış film var ki, Kalandar Soğuğu’na sıra geleceğini hiç sanmıyorum. Dokuzluk listeye girmesi bile mucize olur.

Önemli not: Türkiye’de bu sürecin neden gizli yürütüldüğü şiddetle sorgulanmalı. Karar açıklanırken; jüriye, oylamaya ve adaylara dair bilgi almak en doğal hakkımız.

29025721903_1a02356d56_h

Murat Özer: “Yeni bir Hüsran Sayfası”

“Kalandar Soğuğu”nun seçilmesini şaşırtıcı bulmadığımı söylemeliyim öncelikle. İyi film ama listedeki en iyi film mi ondan emin değilim. Hele ki “Ana Yurdu” ve “Abluka” gibi iki ‘sağlam’ aday varken tercihin nedenleri ‘tartışılır’ bir noktaya savruluyor. Türkiye sinemasının ‘çağdaş yüz’ kanadının bu tür tercihlerde arka plana atıldığı gerçeği de bir kez daha ortaya çıkıyor, eğer bir Nuri Bilge Ceylan filmi yoksa listede… “Kalandar Soğuğu”nun şansının ise öncekilerde olduğu gibi ‘zayıf’ göründüğünü de belirtmem gerek. Filmi değersizleştirmek için söylemiyorum bunu, ama Oscar tarihimizde yeni bir ‘hüsran’ sayfası daha açılacak diye düşünüyorum. Her şeye rağmen şansının bol (mümkünse boldan da fazla) olmasını diliyorum…

Murat Tolga Şen: “Umarım İlk Dokuza Girebilir”

Mustafa Kara’nın Kalandar Soğuğu adlı filminin Türkiye’nin Oscar aday adayı olmasına diğer sinema yazarı arkadaşlarım gibi ben de sevindim. Bu filmin yeterince takdir edilmediğini düşünüyordum, bu karar iyi oldu açıkçası…

Filmin Oscar’a aday olması ya da kazanması çok umurumda değil çünkü bu haber bile Kalandar Soğuğu’nu görmeyen yüzlerce (binlerce diyemediğim bir ülkede yaşamak acı verici) insanda filmi izleme isteği uyandıracaktır.

Öte yandan diğer adaylarımıza baktığımda Oscar jürisinin beklentilerine en uygun filmin Annemin Yarası olduğunu düşünüyorum. Hikayesi, rejisi ve sinematografisiyle çok beğendiğim bir iş olmuştu. Savaş günahları meselesi de, Oscar diyarında her daim ilgi çeker. Ne diyelim, Kalandar Soğuğu’nun yolu açık olsun, umarım ilk dokuza girebilir, bu kez olsun.

Halil İbrahim Sağlam: “Elimizdeki En Güçlü Film”

Kalandar Soğuğu’nun yılın en iyi yerli filmi olduğunu düşünen birisi olarak aday adayı gösterilmesine sevindim. Hem umudu öne çıkaran hikayesiyle hem sinematografik kalitesiyle doğru seçim olduğuna inanıyorum. Yalnız, uzun süresi ve ağır ilerleyen yapısıyla Oscar jürisinin ilgisini çekip ilk 9’a kalabileceğini zannetmiyorum. Bu yıl başka bir yerli film seçilse bile yine ilk 9’a girme şansımız çok düşük olduğundan, en azından elimizdeki en güçlü filmi gönderdiğimiz için hakkaniyetli bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Rıza Oylum: “Yılın En Estetik Çalışması”

Kalandar Soğuğu bu yılın en estetik çalışması. Hem yurtiçinde hem de yurtdışında çok sayıda ödül aldı. Türkiye sinemasını temsil etmesi oldukça yerinde bir tercih. Oscar yolunda şansı var mı derseniz. Henüz rakiplerini izleme şansı edinemedik. Filmekiminde birçok ülkenin aday filmini göreceğiz. Ama peşinen şunu söyleyebiliriz ki Oscar’ı yılın en estetik filmlerine vermiyorlar. Geçen yılki aday filmimiz olan Sivas da aday filmlerin önemli bir kısmından daha başarılı bir çalışmaydı. Fakat ne yazık ki ilk dokuza bile bırakmadılar. Oscar oldukça muhafazakâr bir ödül. En İyi Yabancı Film dalında ödül alan filmlere baktığımızda hangi ülkeyi temsil ettiğine bakılmaksızın Yahudi Soykırımı, kilise idealizmi, komünizm eleştirisi filmlerinin her dönem ödül için şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçevede Uzakdoğu sinemasının oldukça az Oscar aldığını görüyoruz. Sözgelimi 2000 sonrasının en büyük çıkış yapan ülke sineması olan Güney Kore’nin bir tane Oscar ödülü yok. Ama Oscar listesi her sinema takipcisinin ilgilendiği bir liste. Buradan hareketle Kalandar Soğuğu’nun, ödül alıp almamasından daha önemli olan filmin Oscar adaylığının Türkiye’de estetik bir sinema yaklaşımının var olduğunu göstermesi açısından iyi bir vesile olduğunu düşünüyorum.

Müjde Işıl: “Final Listesine Kalması Düşük İhtimal”

Oscar yarışı için hangi filmler başvurdu, hangi kriterlere göre seçim yapıldı tam olarak bilmiyoruz. Net olan iki durum var: Tolga Karaçelik’in Sarmaşık’ı, başvurduğu halde oylamaya kabul edilmedi. Mustafa Kara’nın Kalandar Soğuğu, Oscar yarışında Türkiye’yi temsil edecek. Kalandar Soğuğu’nun güçlü bir görsel dili var ki, dil/lehçe farklılığını geri plana atabiliyor. Hikayesi de hem fazlasıyla lokal hem de yabancı jürinin genelde pozitif baktığı umut temasını içeriyor. Açıkçası final listesine kalması düşük ihtimal ama elemelerde şansı olacağını düşünüyorum.

Banu Bozdemir: “Yolu Açık Olsun!”

Kalandar Soğuğu izlediğim andan itibaren çok sevdiğim ve büyüsünü kaybetmeyen bir film oldu benim için. Oscar’a popüler yapımlarla değil, daha özgün yapımlarla katılmanın daha doğru olduğunu düşündüğüm için kararı olumlu buluyorum.  Bazı festivallerin ön jürilerini aşamamış olasa da Oscar’a aday olması güzel bir haber, yolu açık olsun.

Uğur Vardan: “Uygun Bir Seçim”

Kalandar Soğuğu’ kimi noktalarda itirazım olan bir film, lakin Türkiye’nin Oscar adayı’ olmasına ilişkin bir itirazım yok. Akademi kendi iç sularına ilişkin kararlarda genellikle popüler sinemayı gözetse de iş ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ dalına gelince farklı refleksler gösteriyor ve çoğunlukla ‘Auteur sineması’na göz kırpıyor. Bu açıdan ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ kategorisinde, örneğin geçen yıl olduğu üzre ‘Saul’un Oğlu’ gibi yapımlar heykeli kucaklayabiliyor. Yani ‘Kalandar Soğuğu’ uygun bir seçim. İpi göğüsler mi ya da iddialı mı? Bunu diğer filmleri görmeden söylemek mümkün değil elbet… Biz şimdilik ‘Yolu açık olsun’ diyelim… Öte yandan daha sonra Türkiye seçiminde ‘Kalandar Soğuğu’nun rakiplerini öğrendim; ‘Abluka’ ve ‘Ana Yurdu’ da varmış listede. Kişisel olarak bu iki filmi kendi hayat ve sinema dertlerime yakın bulduğumu söyleyebilirim, yani seçme hakkı bende olsaydı, tercihimi bu iki filmden birinden yana kullanırdım, bunu da belirteyim..

Şenay Aydemir: “Şansı Olduğunu Düşünmüyorum”

Başvuran diğer filmleri bilmiyorum ama Kalandar Soğuğu’nun Oscar adaylığına bir itirazım yok. Fakat, çok şansı olduğunu düşünmüyorum.

Utku Ögetürk: “Finale Kalma Şansı Olduğunu Düşünmüyorum”

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki Kalandar Soğuğu senenin en iyi filmlerinden. Bu doğrultuda aldığı adaylığı sonuna kadar hak ediyor diye düşünüyorum. Burada asıl önemli olan nokta, bu seçiminin Türkiye’ye bir adaylık getirip getirmeyeceği; açık konuşmak gerekirse Kalandar Soğuğu’nun finale kalma şansa olduğunu düşünmüyorum -umarım yanılırım. Ancak, bu yıl başvuru şansı olan filmler arasından, Kalandar Soğuğu yerine başka bir film seçilmiş olsaydı bu sonucu değişir miydi, hiç sanmıyorum. Bu sebeple burada konuşulması gereken Kalandar Soğuğu’nun şansından ziyade ülke sinemamızın bu yarışta neden geride kaldığıdır. Bunun sebepleri ise belli, çok uzağa bakmaya gerek yok geçen sene Mustang gibi sıradan bir filmin bu yarışta neleri doğru yaparak A.B.D pazarına girdiğini incelemek yeterli olacaktır. Unutmadan, Türkiye sinemasının son yıllarda ürettiği en önemli filmlerden Sarmaşık’ın başvurduğu ancak kabul edilmediği söyleniyor, eğer böyle bir durum var ise mutlaka sebepleri açıklanmalıdır.

22054524534_bedb78e90e_b

Serdar Akbıyık: “2016’nın En İyi Türk Filmi”

Kalandar Soğuğu 2016’nın en iyi Türk filmidir. Bu sebeple Oscar aday adayı olması çok doğru bir tercih. Filmin hem mekan görüntüleri hem de özünde çok evrensel bir konuyu işlemesi bu tercihin doğruluğunu arttırıyor. Ama Oscarlarda yarışma şansına gelirsek benim öyle bir umudum yok. Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu ve Kış Uykusu filmleri seçkiye girememişse biz ağzımızla kuş tutsak olmayacak demektir benim için.

Fırat Sayıcı: “İşi Zor, Umarım Yanılırım”

Kalandar Soğuğu geçtiğimiz yıl birçok festivale damgasını vurdu. Karadeniz’in muhteşem doğasını fon olarak kullanan film çaresizlik içindeki bir ailenin yaşamına seyirciyi tüm gerçekçiliğiyle sokuyordu. Bu filmin Oscar aday adayı olması sevindirici. Geçtiğimiz yıllardaki yapay adaylıklarımızı düşünecek olursak bu sene daha objektif yaklaşımlara tanık olabiliriz. Diğer ülkelerin işlerini görmeden karar vermek şimdilik zor ancak geçen yıl yaşanan kulis ve lobicilik faaliyetleri bu film nezdinde olmayacağına göre Kalandar Soğuğu’nun işi zor gibi geliyor. Umarım yanılırım.

Sadi Çilingir: “İsabetli Bir Seçim”

Ben henüz filmi görmedim ama genelde çok beğeniliyor. İlginç bir tesadüf, bugün bir arkadaş başka filmlerden bahseti Oscar aday adaylığı için, ben görmediğim halde “Kalandar Soğuğu”nu söyledim. İsabetli bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Ercan Dalkılıç: “Tercihin Yanlış Olduğunu Düşünüyorum”

Holywood denen düşler makinesi dramatik anlamda (yani diğer basit deyişle senaryo anlamında diyelim) gerçekten bir gereksinim duyan ve onun peşinde durmaksızın sürüklenen karakterleri konu edinir daha çok. Dolayısıyla da bu sinema anlayışının makamı olan Akademi her yıl bu tip denemeleri öne çıkarır, dramatik aksiyonu en iyi çalıştıran filmi taltif eder. Bu açıdan bakılacak olursa derdini daha çok resimle anlatan ve çatışması daha içsel “Kalandar Soğuğu” gibi bir filmin Oscar yarışında şansı olduğu pek söylenemez. Ki, çatışması “Kalandar Soğuğu”na nispeten daha dışsal olan Nuri Bilge Ceylan’ın “Üç Maymun”unun bile ilk üç aday arasına kalamadığı göz önüne alınacak olursa bu tercihin yanlış olduğunu düşünüyorum naçizane.

Özge Yağmur: “Kış Uykusu’ndan Daha Fazla Şansı Olduğuna İnanıyorum”

Hırçın olduğu kadar bağışlayıcı bir coğrafya Karadeniz. Çocukluğumu geçirdiğim topraklara yalın, gerçekçi ve etkileyici bir bakış yakalamış Mustafa Kara. Sinematografisinden tutun da duygu yüklü hikâyesine kadar heyecan verici bir film ve şansının Kış Uykusu’ndan daha fazla olduğuna inanıyorum.

Dilek Karataş: “Oscar’a Hiç Bu Kadar Yakın Olmamıştık”

Kalandar Soğuğu, Türk sineması adına beni, son yıllarda en çok heyecanlandıran ve bana en çok ümit olan filmlerin başında geliyor. Yönetmen Mustafa Kara, bizim topraklarımıza ait küçük bir insan hikayesinden evrensel ölçekte bir film yapmayı başarmış. Hikayesi, sinematografisi, anlatım biçimi ile filmden etkilenmemek mümkün değil. Sanırım son yıllarda hiçbir film hakkında, film eleştirmenleri böylesine bir ortak kanaatte birleşmemişti. Gözlemlediğim kadarıyla bütün eleştirmenlerden tam not aldı. Yurtdışında katıldığı festivallerin hiçbirinden de eli boş dönmedi. Bir sanat ürününde ödül bir kıstas değildir elbet. Fakat tüm izleyenleri etkilemek ve izleyenlerde bir hayranlık uyandırmak, önemli bir ölçüt oluşturur başarı anlamında. Kalandar Soğuğu’da sinemamız adına son yıllarda bunu başarmış nadir filmlerden biri.

Ülkemizin bu yıl Oscar’a göndereceği film olarak Kalandar Soğuğu’nu seçmesi, benim açımdan çok doğru bir karar. Çok az filmin adaylığını böylesine heyecanla karşıladım. Oscar sinema sanatının en prestijli olmasa da en popüler ödülü. Dolayısıyla ülkemizin de bir Oscar heykelciği almasını heyecanla karşılamayan yoktur sanırım. Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar alan filmlere ve adaylarına baktığımızda seçimlerin biraz politik olsa da seçilenlerin ‘iyi film’olmadıklarını asla söyleyemeyiz. (Mustang’i üzülerek bunun dışında tutuyorum.) Dolayısıyla kıstasın, iyi film olduğu bir yarışmada Kalandar Soğuğu’nun en azından Oscar adayı olma şansının yüksek olduğunu düşünüyorum. Oscar’ı almasında ise yarışacağı diğer filmler belirleyici olacaktır diye inanmak istiyorum tüm iyi niyetimle. Fakat şahsi olarak bir hissimden söz edecek olursam ‘Oscar’a hiç bu kadar yakın olmamıştık’diyebilirim.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi