Erkek egemen dünyanın her bir karesinde olduğu gibi, sinemanın da her alanında erkek çalışan sayısı kadın çalışan sayısına göre bir hayli fazla. Bu konu özellikle yönetmen, yapımcı ve senarist gibi sektörün en üst kademeleriyle ilgili olarak birçok kez gündeme gelirken, oyuncular açısından ise bu farklılık genelde nicelikten ziyade alınan ücretlere yansımakta. Fakat, sinema yazarlığı ile ilgili gündeme çok fazla gelmeyen kadın-erkek dağılımı nadiren de olsa dile getiriliyor. Yaklaşık 2 sene önce, Meryl Streep bu konuyla ilgili bir açıklama yapmış ve erkek sinema yazarlarının sayısının fazla olmasının, filmlerle ilgili yapılan eleştirilerin tek yönlü olmasına sebep olduğunu söylemişti. Konuyla ilgili özellikle yabancı kaynaklara (Rotten Tomatoes, Metacritic) baktığımız zaman çok fazla dile getirilmeyen sinema yazarlığında kadın-erkek dağılımının, çok ciddi bir noktada olduğunu görebiliyoruz.

Konuyu araştırmak üzere yola çıkacak olursak, dünya çapında, tüm eleştirileri tek bir çatı altında toplayarak filmlerin ortalama puanını veren Metacritic’e bir göz atabiliriz. Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren The Circle filminin eleştirisine baktığımız zaman yaklaşık olarak %10’luk  bölümünün kadın eleştirmenler tarafından yazılmış eleştiriler olduğunu görüyoruz. Meryl Streep yaptığı açıklamalarda bu konuyla ilgili olarak, kadınların sektörde daha az yer almalarından ziyade bu durumun filmlerle ilgili yapılan yorumların tek düze olmasından dert yanmış ve kadınlarla erkeklerin hayata kimi noktada farklı bakabildiğine ve bunun da filmlere karşı yapılan yorumlarda eşit bir dağılım olması durumunda filmlerle ilgili oluşan yargıların farklı olabileceğine dikkat çekmişti. Özelikle sinema sanatıyla ilgili olarak bu yoruma katılmamak mümkün değil zira her ne kadar sinematografi, sanat yönetimi, senaryo gibi teknik detaylar bir filmi değerlendirirken önemli etmenler olsa da, filmlere karşı beğenilerimiz, filmin bize ne kadar dokunduğu ile ilgili olarak da farklılık gösterebiliyor. Uzun süredir, kimsenin dile getirmediği bu konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde Jessica Chastain de bir takım açıklamalarda bulundu.

Jessica Chastain’den Kadın Sinema Yazarlarına Çağrı

 

Guardian’a konuşan Chastain, “Sinema sektöründeki maaş farklılıkları ciddi bir sorun, sektördeki yapımcıların sadece %’7’si kadın, fakat durum sinema yazarlarında da farklı değil. Neden kimse bunu konuşmuyor anlamıyorum!” diyor ve ekliyor “Eleştiriler, sinemaseverlerin bir filmle ilgi düşüncelerini çok ciddi etkiliyor, ancak sinema yazarlarının dağılımına baktığımız zaman kadın yazarların sadece %10’luk bir bölümü kapsadığını görüyoruz. Çok daha fazla kadın yazara ihtiyacımız var. Eğer daha fazla kadın sinema yazarı olursa, sinemadaki kadın hikayelerinin değeri de daha fazla anlaşılacaktır.”

Türkiye’de Kadın Sinema Yazarları

Türkiye’de gazete yazarlarının veya bir takım haber sitelerinde yazan isimlerin eleştirilerine sitesinde yer veren BoxOffice Türkiye‘yi ziyaret edip, Hızlı ve Öfkeli 8 filmine baktığımızda Olkan Özyurt, Mehmet Açar, Murat Erşahin, Uğur Vardan ve Burak Göral isimlerini görüyoruz, kısacası kadın varlığı %0. Bir başka film olan Galaksinin Koruyucuları 2 filmine baktığımızda ise değerlendirmeye alınan 8 yazardan sadece bir tanesinin (Tuğçe Madayanti) kadın olduğunu görüyoruz. Diğer filmlere baktığımızda da farklı bir durum yok, arada Tuğçe Madayanti ismi karşımıza çıkarsa bir kadın yazar görüyoruz, yoksa tamamı erkeklerden oluşan sinema yazıları varlığını sürdürüyor. Fakat, Türkiye’de, dünyadan farklı olarak internet sitelerinde çıkan yazıların birçoğu henüz sektörün belirli kısmı tarafından değerli görülmüyor, BoxOffice Türkiye’nin değerlendirmeye almadığı gibi. Oysa, sinema için önemli çalışmalar yapan internet siteleri ve bloglara göz gezdirdiğimiz zaman kadın sinema yazarlarının sayısının, gazetede varlığını sürdüren isimlere göre az da olsa, daha fazla olduğunu görebiliyoruz. Bu konuda internet sitesi, gazete, SİYAD vb. ayrımlar yapmadan eleştirilerin tamamını toplamaya çalışan gönüllü sinema blogu FilmEleştirileri.wordpress.com‘da çıkan yazılara göz atacak olduğumuzda, yukarıda da bahsettiğim gibi rakamın arttığını ancak yüzdeye vurduğumuzda yine dünya genelinde olduğu gibi düşük kaldığını görebiliriz. Ülkemizdeki neredeyse tüm sinema yazarlarının kaleme aldığı Kaygı’nın eleştirilerini ziyaret ettiğimizde 3/15 olduğunu görüyoruz – Kaygı’nın BoxOffice Türkiye’nin sayfasında gözüken eleştirmen yazılarında bulunan kadın sayısı 0.

Kadınların temsil yetersizliği siyasetten sinemaya her alanda eril beğeni ve tercihlere göre hareket etmemize yol açıyor. Erkeklere hitap etmeyecek ancak bir kadın bakışıyla belki de çok değerli görülebilecek olan bir filmin eleştirileri tümüyle erkekler tarafından yazıldığında ne yazık ki o filmin hakkı teslim edilememiş olabilir. Bu noktada, çok fazla gündeme getirilmese de önemli bir sorun olan sinema eleştirmenliğinde kadın-erkek dağılımı ve bu dağılımın toplumun beğenisi üzerindeki etkisi altı çizile çizile incelenmesi ve araştırılması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi