Daha önce pek çok yazımızda ve haberimizde de bahsettiğimiz Hollywood cinsiyetçiliği Iron Man, Thor, Captain America, Superman, Batman gibi çizgi roman uyarlamalarını yanına alarak bu alanda da Marvel ve DC Comics ile beraber güçlü bir ittifak oluşturmuş durumdalar. Ancak umudumuzu tüketmeden gelmesi oldukça uzun bir süre alan Wonder Woman ve Captain Marvel uyarlamalarının daha önce isimlerini saydığımız birçok devasa bütçeli filmlerden çok daha iyi yapımlar olabileceğini düşünüyoruz. Fakat bu projeler çizgi roman uyarlamalarının çoğunun erkekleri merkezine aldığı gerçeğini değiştirmiyor. Hatta çizgi romanlara çok da aşina değilseniz bu alanın yalnızca erkeklerin hâkimiyetinde olduğunu bile düşünüyor olabilirsiniz. Oysa kadınlar da çizgi roman yazıyor, çiziyor ve okuyor aynı zamanda uyarlamalarının yönetmenliğini de yapıyor.

Ancak ne yazık ki hem çizgi roman hem de çizgi roman uyarlamalarında çalışan kadın sanatçı sayısı hâlâ çok az. Marvel‘daki kadın sanatçı oranı yüzde 10 civarlarında, geçtiğimiz yıl Hollywood’da kadınlar tarafından yönetilen filmlerin oranı ise yüzde 7. Kadın bakış açısıyla izleyebileceğimiz filmler kadın yapımcılara ve yönetmenlere yeterli imkân verilmemesiyle beyazperdede de çok nadir yer edinebiliyor. Guardian‘ın hazırladığı bir haberle bu uyarlamalara aşağıda beş örnek gösterdik. Guardian haberinin sonuna bir de şöyle ekliyor: “Yönetmen ve yapımcılar yazın bir kenara, bunlar gibi dışarı çıkmayı bekleyen onlarca çizgi roman var!”

Kadın-Dostu 5 Başarılı Çizgi Roman Uyarlaması!

The Diary of a Teenage Girl

the-diary-of-a-teenage-girl-filmloverss

Yazar ve ressam Phoebe Gloeckner‘in 2002 yılında yayımlanan The Diary of a Teenage Girl: An Account in Words and Pictures adlı çizgi romanı San Francisco’da yaşayan 15 yaşındaki Minnie’yi konu alıyor. Marianne Heller, çizgi romanı beyazperdeye uyarlayarak ilk yönetmenlik deneyimine imza atıyor. 2015 Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve 7 Ağustos’ta ABD’de gösterime girecek olan film 1970’lerin kaotik zamanlarında geçiyor. 15 yaşındaki Minnie’nin cinsel kimliğini fark etmeye başlamasını ve annesinin otuzlarındaki erkek arkadaşıyla yaşadığı yasak ilişkiyi merkezine alan filmde Minnie, sadece aynanın karşısında vücudunu incelediği sırada çıplak görünüyor. Ne yazık ki British Board of Film Classification‘ın tüm erkek üyeleri filmde aşkı arayan kaybolmuş ve yalnız bir kızdan ziyade “güçlü seks sahneleri” gördüler ve film 18 yaş sınırlamasıyla karşılaştı.

Gemma Bovery

gemma-bovery-filmloverss

Posy Simmonds‘un 1999 yılında aynı isimle yayımladığı çizgi romanından Anne Fontaine yönetmenliğinde uyarlanan Gemma Bovery, Türkiye’de geçtiğimiz 17 Temmuz’da gösterime girmişti. Gustave Flaubert‘in klasik romanı Madame Bovary‘e göndermelerle dolu olan Gemma Bovery Normandiya’da yaşayan orta sınıf bıkkın bir İngiliz olan Gemma Arterton’ı konu alıyor. Ancak Fontaine kitaptaki gibi kaotik birinden ziyade anlatıcının Gemma’ya olan tutkusuna odaklanarak ana karakterini bir erkek fantezisine dönüştürüyor.

Blue is the Warmest Colour

blue-is-the-warmest-color-filmloverss

Tunus asıllı Fransız yönetmen Abdellatif Kechiche tarafından beyazperdeye uyarlanan Altın Palmiyeli film Blue is the Warmest Colour, Julie Maroh‘un 2010 yılında yayımladığı aynı adlı çizgi romanına dayanıyor. Çizgi romanda Maroh‘un okuyucunun dikkatini çekmek istediği şey seksin doğal ve sıradan bir şey olmasıydı. Ancak film, Kechiche‘ın oldukça yakın plan çekimleri ve fazlasıyla uzun, açık seks sahneleriyle Maroh‘un amacının tamamen dışına çıkıyor. Kechiche‘in kafasına göre uyarladığı bu film Maroh‘un melodramatik anlatısını tamamen yok ettiği için orijinali tarafından reddedilen ilk Cannes kazananı olarak tarihe geçmiştir.

Only Yesterday

Only-Yesterday-filmloverss

Hollywood uyarlamalarının aksine Japon manga filmlerinde karşımıza çıkan Hayao Miyazaki‘nin Nausicaä of the Valley of the Wind‘deki prensesinden Mamoru Oshii‘nin 1995 yapımı Ghost in the Shell‘deki cyborg komutanına kadar birçok karakter kadınlardan oluşuyor. Japonya’nın manga ve kadın sanatçı takıntısından dolayı özellikle romantik hikâyelerde kadın bakış açısıyla onlarca uyarlama mevcut. Öteki taraftan ise Japon kadın yönetmen eksikliğinden dolayı bu uyarlamaların çoğu erkek yönetmenler tarafından uyarlanıyor ve nadiren küçük ekranın ötesine geçip dünyaya yayılabiliyor. Hotaru Okamoto ve Yuko Tone‘nin aynı isimli çizgi romanından Isao Takahata tarafından uyarlanan Only Yesterday ise bu filmlerin arasından hemencecik sivrilmeyi başarıyor. Film, 27 yaşındaki bir kadının 1966’daki okul anılarını hatırlamaya başlamasını gerçekçi ve melankolik bir dille başarılı bir şekilde yansıtıyor.

Persepolis

persepolis-filmloverss

Marjane Satrapi‘nin aynı ismi taşıyan otobiyografik çizgi romanından Vincent Paronnaud ile birlikte uyarladığı Persepolis, İslam Devriminden sonraki yıllarda 1980’lerin Tahran’ında büyüyen dokuz yaşındaki Merjane’yi konu alıyor. Acımasız rejim değişikliğiyle birlikte yaşanan kadınların özgürlüklerinin kısıtlanması ve muhaliflerin susturulması gibi birçok baskıyla yüzleşmek zorunda kalan Merjane, kurduğu hayallerle dünyayı değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini fark edecektir. 2007 yılında Cannes Film Festivali’nden Jüri Ödülüyle dönen Persepolis, Satrapi‘nin isyanını yansıtabilsin diye kasıtlı olarak çizgi romanda da olduğu gibi siyah-beyaz çekilmiştir.

Kaynak: Guardian

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi