1993 tarihli Son Kahraman (Last Action Hero) filminde çok sevdiğim bir sahnedir: Danny isimli bir çocuk, Arnold Schwarzenegger tarafından canlandırılan Jack Slater karakterinin yer aldığı bir filmin içine girer. Alternatif gerçeklikte Terminator karakterini Schwarzenegger yerine Stallone canlandırmaktadır. Hatta eski valimiz,  Stallone için “onun en iyi performansı” sözlerini kullanır.* Belki de Cehennem Melekleri (The Expandables)’ne kadar iki aktörün birbirine en çok yaklaşabildiği sahnedir. Kaçış Planı (Escape Plan) ise ilk kez bu iki aksiyon yıldızını başrollerde buluşturuyor.

Hikayeye kısaca değinecek olursak: Özel bir güvenlik şirketinin ortağı olan ve ülke çapındaki hapishanelerin güvenlik açıklarını ortaya çıkaran Breslin, bir gün kendisini özel bir hapishanede bulur. Önceden gördüklerinden çok daha gelişmiş bir teknolojiye sahip bu hapishaneden kaçmak için ise eski mahkumlardan Rottmayer’in yardımına ihtiyaç duyar..

Duymak istediğinizi baştan söyleyeyim: Evet, iki yıldızın kimyaları oldukça uyumlu ve evet, çokça duyduğunuz ve daha da duyacağınız gibi özellikle 90’larda çocuk olan izleyicileri o dönemlere döndürecek unsurlar var. İntikam düşüncesi, hem uyumlu hem de atışan iki kafadar, çatlak kötü adam gibi özellikler; “saf eğlence” bekleyen izleyicileri tatmin edecek düzeyde. Hatta çok yüzeysel karakterlere sahip olsalar da Vinnie Jones, Sam Neill ve Vincent D’Onofrio gibi isimler artıları oluşturuyor.

Buna karşın aşırı garantici bir yaklaşımın rahatsızlık verdiğini söylemek mümkün. Hatta başarı ile başarısızlığı aynı düzlemde ele alabiliriz: Duvara konulan tek bir yeni tuğla yok. Hikayenin dışında tasarımların bile ilk kez karşımıza çıkmadığı söylenebilir. İlk bakışta panoptikon** düşüncesiyle heyecanlandıran hapishane tasarımının o kadar da etkileyici görünmüyor. Gardiyan tasarımlarının bir George Lucas klasiği olan THX 1138’e gönderme olduğu fazlasıyla açıkken davranışlarının bile bire bir aynı olduğunu fark etmemiz fazla uzun bir zaman almıyor. 80’lerde gözümüze fazlasıyla distopik görünen gelecek tasarımlarına atıfta bulunan modellemeler doğal olarak 21. yüzyılda aynı etkiyi yaratmaktan uzaklar.

Yıldızlarına dayanan senaryodan çok bir şey beklemiyoruz ama en azından bir yönetmen dokunuşu beklediğimi söylemem gerek. 2003’te İsveç’te çektiği Şeytana Karşı (Ondskan)’nın başarısından kısa bir süre sonra Hollywood’a transfer olan Mikael Håfström’ün memur yönetmen olmaktan öteye gidemediği ve hazır yemeye alıştığı apaçık ortada. Hani “iki yıldız oyuncu var bari onları izleyelim” desek bile asıl aksiyon performanslarını görebilmek için filmin sonunu beklememiz gerekiyor. (O sahneler bolca “koridordaki fili vuramayan kötü adamlar”dan oluşuyor) O noktaya kadar kendini aşırı ciddiye alan film, bir Al Pacino – Robert De Niro birlikteliği olan Orijinal Cinayetler (Righteous Kill) havası taşıyor. Hatta bir eksi olarak en azından bahsi geçen yapımda daha iyi oyunculuklar seyredebilmiştik diye düşünüyorum.

“Kaçış Planı”, 80’ler ve 90’lar aksiyon sinemasına saygı duruşunda bulunurken büyük ihtimal benzer filmlerin yolunu da yeniden açacak. Ama 20 yıl sonra benzer filmler “Kaçış Planı”ndan değil de mesela “Tango & Cash”ten etkilenmeye devam edecekler. Jeremy Bentham, kendi eseri olan panoptikon için “bir üst aklın, gücü elde etmesinin yeni bir modeli” tanımlamasını yapmıştı. Hollywood aksiyonlarının ise gücü elde etmek için artık akla bile ihtiyacı yok.

*Bahsi geçen sahne: 

[youtube video_id=”FgrLI5XbgYY” width=”600″ height=”350″]

**Panoptikon: 19. yüzyıl felsefesinin önemli isimlerinden biri olan Jeremy Bentham “panoptikon” olarak adlandırılan bir hapishane modeli tasarlamıştır. Bu modele göre ortasında bir kule bulunan halka şeklinde hapishane binaları inşa edilecek, hücrelerdeki mahkûmlar, o kulede bulunan gardiyanlar tarafından 24 saat kesintisiz bir şekilde gözetlenecektir. Panoptikonun özelliği, gardiyanlara mahkûmların her hareketini görebilme olanağı verirken, mahkumların gardiyanları görememesidir; dolayısıyla mahkûmlar bir süre sonra gardiyanların kendilerine bakıp bakmadığını bilmeksizin, hareketlerini kendiliğinden kontrol altına alacaklar, yani kendi kendilerini bir disiplin altına sokmuş olacaklardır. (Kaynak)

1993 tarihli Son Kahraman (Last Action Hero) filminde çok sevdiğim bir sahnedir: Danny isimli bir çocuk, Arnold Schwarzenegger tarafından canlandırılan Jack Slater karakterinin yer aldığı bir filmin içine girer. Alternatif gerçeklikte Terminator karakterini Schwarzenegger yerine Stallone canlandırmaktadır. Hatta eski valimiz,  Stallone için “onun en iyi performansı” sözlerini kullanır.* Belki de Cehennem Melekleri (The Expandables)’ne kadar iki aktörün birbirine en çok yaklaşabildiği sahnedir. Kaçış Planı (Escape Plan) ise ilk kez bu iki aksiyon yıldızını başrollerde buluşturuyor. Hikayeye kısaca değinecek olursak: Özel bir güvenlik şirketinin ortağı olan ve ülke çapındaki hapishanelerin güvenlik açıklarını ortaya çıkaran Breslin, bir gün kendisini özel bir hapishanede bulur. Önceden gördüklerinden çok daha gelişmiş bir teknolojiye sahip bu hapishaneden kaçmak için ise eski mahkumlardan Rottmayer’in yardımına ihtiyaç duyar.. Duymak istediğinizi baştan söyleyeyim: Evet, iki yıldızın kimyaları oldukça uyumlu ve evet, çokça duyduğunuz ve daha da duyacağınız gibi özellikle 90’larda çocuk olan izleyicileri o dönemlere döndürecek unsurlar var. İntikam düşüncesi, hem uyumlu hem de atışan iki kafadar, çatlak kötü adam gibi özellikler; “saf eğlence” bekleyen izleyicileri tatmin edecek düzeyde. Hatta çok yüzeysel karakterlere sahip olsalar da Vinnie Jones, Sam Neill ve Vincent D'Onofrio gibi isimler artıları oluşturuyor. Buna karşın aşırı garantici bir yaklaşımın rahatsızlık verdiğini söylemek mümkün. Hatta başarı ile başarısızlığı aynı düzlemde ele alabiliriz: Duvara konulan tek bir yeni tuğla yok. Hikayenin dışında tasarımların bile ilk kez karşımıza çıkmadığı söylenebilir. İlk bakışta panoptikon** düşüncesiyle heyecanlandıran hapishane tasarımının o kadar da etkileyici görünmüyor. Gardiyan tasarımlarının bir George Lucas klasiği olan THX 1138’e gönderme olduğu fazlasıyla açıkken davranışlarının bile bire bir aynı olduğunu fark etmemiz fazla uzun bir zaman almıyor. 80’lerde gözümüze fazlasıyla distopik görünen gelecek tasarımlarına atıfta bulunan modellemeler doğal olarak 21. yüzyılda aynı etkiyi yaratmaktan uzaklar. Yıldızlarına dayanan senaryodan çok bir şey beklemiyoruz ama en azından bir yönetmen dokunuşu beklediğimi söylemem gerek. 2003’te İsveç’te çektiği Şeytana Karşı (Ondskan)’nın başarısından kısa bir süre sonra Hollywood’a transfer olan Mikael Håfström’ün memur yönetmen olmaktan öteye gidemediği ve hazır yemeye alıştığı apaçık ortada. Hani “iki yıldız oyuncu var bari onları izleyelim” desek bile asıl aksiyon performanslarını görebilmek için filmin sonunu beklememiz gerekiyor. (O sahneler bolca “koridordaki fili vuramayan kötü adamlar”dan oluşuyor) O noktaya kadar kendini aşırı ciddiye alan film, bir Al Pacino – Robert De Niro birlikteliği olan Orijinal Cinayetler (Righteous Kill) havası taşıyor. Hatta bir eksi olarak en azından bahsi geçen yapımda daha iyi oyunculuklar seyredebilmiştik diye düşünüyorum. “Kaçış Planı”, 80’ler ve 90’lar aksiyon sinemasına saygı duruşunda bulunurken büyük ihtimal benzer filmlerin yolunu da yeniden açacak. Ama 20 yıl sonra benzer filmler “Kaçış Planı”ndan değil de mesela “Tango & Cash”ten etkilenmeye devam edecekler. Jeremy Bentham, kendi eseri olan panoptikon için “bir üst aklın, gücü elde etmesinin yeni bir modeli” tanımlamasını yapmıştı. Hollywood aksiyonlarının ise gücü elde etmek için artık akla bile ihtiyacı yok. *Bahsi geçen sahne:  [youtube video_id="FgrLI5XbgYY" width="600" height="350"] **Panoptikon: 19. yüzyıl felsefesinin önemli isimlerinden biri olan Jeremy Bentham “panoptikon” olarak adlandırılan bir hapishane modeli tasarlamıştır. Bu modele göre ortasında bir kule bulunan halka şeklinde hapishane binaları inşa edilecek, hücrelerdeki mahkûmlar, o kulede bulunan gardiyanlar tarafından 24 saat kesintisiz bir…

Yazar Puanı

Puan - 42%

42%

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
42
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi