Kabuk… 10 dakikanın içine sığdırılan koca bir hikaye. Sinemaya, onu anlatmaya ve yaşamaya gönül veren, sinema dünyasının geleceğine umutla bakmamızı sağlayan genç isimler arasında yerini alan Ayşegül Doğan’ın 4. yönetmenlik tecrübesi Kabuk, geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Cannes Film Festivali’nin kısa filmler programında yer aldı. 31 Mayıs 2016 tarihinde de Boğaziçi Üniversitesi’nin SineBU salonunda Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekleştiren Kabuk; etkiledi, kafa karıştırdı, gerilim yarattı ve düşündürdü. İşte Kabuk’un dünyası ve yönetmeninin FilmLoverss için cevapladığı sorular!

Uyarlamalar, yeniden çevrimler, çizgi roman serileri, devam filmleri etrafından dönen sinema dünyası, uzun metrajların getirdiği gişe hasılatı ile kendini ihya etmeye çalışırken; önce kendi içine sinen işler çıkartarak bu yolda ilerleyen yönetmenler de etkisi uzun süren izler bırakan projeler üretmeye devam ediyor. Bunlardan biri de, bir yandan samimiyetle sinema dünyasını zengilenleştirmeye devam ederken, bir yandan da Film Okuma Atölyesi çalışmalarıyla içine sığdıramadıklarını kendisi gibi sinemaseverlerle buluşturan ve bilinçli bir sinema okuyucusu kitlesi yaratmaya hizmet eden Ayşegül Doğan. 31 Mayıs 2016 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekletiren Kabuk, genç ve tutkulu yönetmenin Nazmiye Hanım (2009), Akvaryum (2012) ve Gel (2012) filmlerinin ardından son çektiği kısa filmi. Bir kısa filmde ne başarılabilirse onun başarıldığını gördüğümüz Kabuk, perdede göründüğü kısa süre içerisinde izleyicisini koltuğa kilitledi, merak ve anlam verebilme çabası doğururken amaçladığı gerilimi de hissettirdi. Mark Twain’in “Kusura bakma, vaktim dar olduğu için uzun yazıyorum.” sözünü hatırlatırcasına emeğe saygı duyduran Kabuk, “bir şeyin hikayesi” olarak tanımlara sığabilecek türden olmadığını da gösterdi.

Kabuk: Bahardan Sonbahara!

Kabuk-2-FilmLoverss

Bahar var karşımızda, hem başıyla hem sonuyla. Her döneminde etrafı inceleyen, hep anlam vermeye çalışan, hep gizemli bakan. Hayatın ne içinde, ne de büsbütün dışında kalan. Önce çocuk gözlerini, sonra gençlik tutkularını, sonra da olgun duruşunu gördüğümüz Bahar. Hayatta kimsenin kaçamadığını fark ettiği, herkes için geçerli olan gerçeğin gizeminde kaybolan Bahar. Doğan’ın kamerası ve senaryosunun yanında İpek Türktan Kaynak, Sermet Yeşil, Su Olgaç, Sezgi Mengi, Melih Düzenli, Gökçen Gökçebağ, Nisanur Aksu ve Fevzi Dişhanlı’nın abartısız ve doğal oyunculuklarıyla beslenen başarılı sinematografi; içine yerleştirilen işitsel ögelerin de desteğiyle hedefini adeta on ikiden vuruyor. Burcu Erdem imzalı olan, hiçbir düzeni ya da kalıbı takip etmeyen müziği ve yaratmak istediği duyguları başarıyla uyandıran efektleriyle Kabuk, gördüklerini anlamlandırmaya çalışan izleyici üzerindeki etkisini yoğunlaştırıyor. Bütün bunların arasında sorulan Neden Kabuk? sorusuna da, “Çünkü bedenlerimiz kabuğumuz. diye yanıt veriyor Doğan.

Kabuk merak edilesi, gidip görülesi, üzerine düşünülesi bir kısa hazine. Bu hazineyi bizlerle paylaşan yönetmen Ayşegül Doğan’ın FilmLoverss için samimiyetle yanıtladığı sorular ve filmin ilk gösteriminden kareler de sürprizimiz!

Kabuk-Afis-FilmLoverss

Ayşegül Doğan Röportajı

Z.Ş.: Ayşegül Doğan kimdir? Kısaca bahseder misiniz?

A.D.: İstanbul doğumlu, Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken sırasıyla Sinema kulübü ve Mithat Alam Film Merkezi’nde aktif olarak çalıştı ve Film Sertifikası Programını tamamladı. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema TV Master programında okurken uzun metraj ve reklam filmlerinde reji asistanı olarak çalışmaya başladı. Boğaziçi Üniversitesi ve Film Okuma Atölyesi’nde film analiz dersleri vermeye ve yazdığı filmleri yönetmeye devam ediyor. 2014 yılında Sarajevo Talents programına yönetmen olarak katıldı. Tango ve resim yapmayı seviyor ve müzik üzerine daha derin bilgi sahibi olmaya çalışıyor.

Z.Ş.: Sinemaya nasıl aşık oldunuz?

A.D.: Sinemaya 12 yaşında Geleceğe Dönüş filmini izler izlemez aşık oldum. Sonrasında hiç durmadan film izlediğim ve sahaflarda bulduğum eski/yeni film dergileri ve şu an artık yayınlanmayan ‘Sinema’ dergisini alıp altlarını çize çize defalarca okuyarak geçirdiğim yıllarım var. Bu arada bilimkurgu hala en sevdiğim tür.

Z.Ş.: Kabuk’un doğum süreci nasıl oldu?

A.D.: Aslında sadece birkaç kare görüntü vardı aklımda en başta. Daha sonra görüntüler hikayeselleşti ve fikir evrildikçe filmin hikayesel anlatımı, görsel ve atmosferik ağırlıklı bir anlatıma dönüştü.

Kabuk-Aysegul-Dogan-FilmLoverss

Z.Ş.: Kabuk’ta yönetmenin hayatından gördüğümüz şeyler var mı?

A.D.: Senaryoyu yazarken toplumca içinde olduğumuz, çıkış göremediğim felaket senaryoları vardı aklımda. Bu filme de yansıdı. Daha da derinlerde ise kaybolmuşluk, kayıp hissi, yok oluş gibi hep yoğun olarak hissettiğim duygular var. Babanın kaybı, babanın kızını kaybetmesi korkusu, kaçış arama gibi bazı şeyler çok direkt ya da kasti olarak hayatımdan değil ama bir şekilde de organik olarak hayatımın içinde olduğunu bildiğim şeyler.

Z.Ş.: Bahar’ı seçerken en çok hangi beklentinizin karşılanmasına özen gösterdiniz?

A.D.: Bahar için aklımda sadece İpek Türktan vardı. Çünkü bu karakteri hep bir şekilde Serin olarak düşünüyordum. Hatta ilk draft’larda karakterin ismi Serin’di. Zaman içerisinde farklı bir isme sahip olabildi karakter. (Serin Akvaryum filmindeki baş karakter)

Z.Ş.: Kabuk’u gören izleyicinin özellikle ne hissetmesini hedeflediniz?

A.D.: Yoruma açık ve herkesin farklı şeyler hissedebileceği bir film yapmak istedim. Ama izleyen herkeste ortak olarak en çok hissedilmesini amaç edindiğim şey huzursuzluk hissiydi.

Kabuk-Ilk-Gosterim-FilmLoverss

Z.Ş.: Cannes Film Festivali izlenimlerinizi de bize kısacık aktarabilir misiniz?

A.D.: Cannes Film Festivali’nin bir yapımcı için dünyadaki en iyi yer olduğunu, benim gibi daha içe dönük ya da yapımcılık becerisi kısıtlı ve yalnız başına katılan yönetmenler içinse gidilebilecek en iyi festival olmadığını düşünüyorum. Çevre edinmek ve dünyada sinema namına neler oluyor görebilmek içinse paha biçilemez bir deneyim. Filmin Short Film Corner’da yer alması hiç önemli değildi benim için. Orada edindiğim çevre ve deneyim asıl önemli olandı.

Z.Ş.: Son olarak, Kabuk’u ne zaman, nerede izleyebiliriz?

A.D.: Kabuk festival yolculuğuna daha yeni başladı bu yüzden henüz herkese açık bir platformda paylaşamıyorum filmi. Katılacağı festivallerde izleme imkanınız olabilir ve filmin websitesi ya da facebook sayfasından festival haberleri ve gösterim haberleri geldikçe takip edilebilir. 2 sene sonra festivallere kabul zamanını aştıktan sonra ise herkese açık bir şekilde izlenebilecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi