Angelina Jolie ve Brad Pitt’in ilk çocukları John “Shiloh” Jolie-Pitt, pek çok trans bireyden daha iyi koşullar altında doğdu şüphesiz ki: ailesi onu toplumsal cinsiyet normlarının ikiliğine sıkıştırmak için psikolojik ve/veya fiziksel şiddete maruz bırakmadı. Cinsiyet ifadesine ve kendi kişisel tanımına saygı duydular. Çocukların kimliklerini toplumun belirlemesini kanıksamış olanların ikiliyi “kötü ebeveynler” olmakla suçladıkları zamanlarda, çocuklarının önünde bir kalkan oluşturdular. Sırf başkaları ne der korkusuyla çocuklarına değişmesinin gerektiğini veya kendisini gizlemeyi öğretmediler, kararlarına ve kendini ifade etme biçimlerine saygı duydular.

Yine de ebeveynlerinin aldığı kararlar bakımından John şanslı olsa da, medyanın gözlerinin önünde doğmuş olmanın getirdiği talihsizlikler de vardı. Daha doğmadan, Angelina Jolie’nin hamile olduğunun öğrenilmesiyle “dünyanın en güzel kızı” ilan edilmişti. Gelecekte neler yapacağı cinsiyetçi “kadınsı” klişelerle kuşanmıştı. 3 yaş civarında, işler karışmaya başladı. Çünkü kendisini ifade edebilme yetisine sahip olmaya başladığı an itibariyle toplumsal cinsiyet normlarının bir kız çocuğundan değil erkek çocuğundan bekleyeceği davranışları sergilemeye başladı. Kişisel ifadesiyle sınırlı kalmayıp, kendisine John diye hitap edilmesini istediğini ve bir kız çocuğu değil erkek çocuğu gibi hissettiğini büyüdüğü süreçte açıkça ifade etti. Aynı kaderi paylaşan pek çok akranından farklı olarak ebeveynleri onu değiştirmeye veya saklamaya çalışmadı. Sevildiğini, saygı duyulduğunu, nasıl doğduysa öyle büyüyebileceğini bilerek büyütüldü. Bu esnada insanların doğmuş olduğu cinsiyetlerine mahkum olduğunu zannedenler, cinsel kimlik, biyolojik cinsiyet ve cinsel yönelimi çorba yapıp da 3 yaşındaki bir çocuğun zorla biseksüel ve lezbiyen yetiştirildiğine benzer cehaletlikle dolu iddialar ortaya atmaya başladılar.

11 Yaşındaki Bir Çocuğu Transfobiye Aracı Yapmak

Cinsiyet değiştirme (ki trans bireyler için bu bir yeniden doğuş operasyonudur) için mümkün bir yaşa gelene kadar, küçücük bir çocuk kendisinden misli misli büyük bir düşmanın, transfobinin, ağzında sakız edilip duruldu. Hormon tedavisinin başladığına dair ortada sadece dedikodular olabilir, ama bugün olmasa 5 yıl sonra, hormon tedavisi yoluyla olmasa kendini hayatın her alanında ifade ediş biçimiyle John “Shiloh” kendine seçmiş olduğu nihai ismiyle dönüşümüne başlamış olacak. Bu noktada belirtmekte fayda var: trans bir bireyin kendini ona atfedilmiş cinsiyetle veya biyolojik cinsiyetiyle tanımlamıyor olması, hormon tedavisini veya cinsiyet değiştirme operasyonunu zorunlu kılmaz. Kendini doğduğu cinsiyette değil, diğer tarafta görmek, bedenine küsüp onu değiştirmeyi zorunlu kılmaz. Trans bir birey, geçiş sürecini toplum için değil, kendisi için yapmalıdır –  aksi takdirde yapmak zorunda değildir. Fakat toplumsal cinsiyet normları hetero ve kadın-erkek ikiliğine sıkıştırılmış kuralları dayattığı için, pek çok trans birey kendilerinin hissettikleri kimlikle anılmasının zorunlu olduğunu düşündükleri için cinsiyet değiştirme operasyonunu zorunlu bir aşama olarak değerlendirir. Bu konuda kafa karışıklığını üzerinden atamayanlar, Türkiyeli trans aktivist Gani Met’in Penisimin Katilleri adlı muazzam deneyim aktarımına bir göz atabilir.

Bu örnekte elimizde trans erkek bir çocuk var. Ömrü boyunca hissettiği gibi yaşama kararı ihmal, kötü yetiştirilmek ve bunun gibi şeylerle açıklanacak. Bu açıklama, oldukları gibi yaşamayı başaramayan bu yüzden onlara yabancı gelen her şeyden nefret eden insanlar tarafından farklı yüzeysel argümanlarla sunulup duracak. Bu insanlar trans bireyler toplumdan dışlanıp nefret suçlarıyla aramızdan alındıkça, bütün trans bireyleri seks işçisi oldukları için bunu haketmekle de suçluyorlar zaten hali hazırda. Bugün, John “Shiloh” üzerinden “Angelina Jolie’nin ve Brad Pitt’in kızı Shiloh Cinsiyet Değiştiriyor” başlıklı haberleri mübalağasız servis edemeyen, araya “erkek gibi olmak” “kızken erkek” gibi ifadeler yedirilmiş, ünlem ve soru işaretleriyle donatılmış, doğduğunda Brad Pitt’e daha çok benzediği alakasız vurgusu yapılmış ve asılsız uzman tavsiyeleri referans verilmiş haberlerle prim yapmaya çalışanlar, umarım yarın öbür gün transların yaşadıkları hayatların kendi seçimleri değil, onların dayatmalarının sonucu olduğunu günün birinde anlarlar.

8. Trans Onur Haftası’na denk gelen bu talihsiz haberler silsilesine trans-dostu bir dokunuşu zaruri hissettik. Daha fazlasını yapmak isteyenlerle, yarın yani 2 Temmuz Pazar günü 8. Trans Onur Yürüyüşü’ne saat 17:00’de İstiklal Caddesinde buluşmak, dayanışmak dileğiyle…

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi