Take Shelter ve Mud filmlerinin başarılı yönetmeni Jeff Nichols, Mubi’deki bir röportajında favori filmlerinden ilham aldığı filmlere kadar birçok konuya değindi.

Jeff Nichols sinema dünyasında az ama öz film çeken yönetmenler arasında kendine yer buluyor. Sıradan, orta sınıf Amerikalı hayatını muazzam bir sadelik, doğallık ve aynı zamanda da çok başarılı bir sinema diliyle önümüze servis eden Nichols, insan olmanın getirdiği tüm o karmaşık duyguları kendine has bir üslupla biz izleyicilere yansıtmayı beceriyor.  Şimdiye kadar sadece üç film çeken Jeff Nichols, bu üç filmiyle de eleştirmenler ve sinemaseverlerden tam puan aldı. 2007 yılında yazıp yönettiği ilk filmi Shotgun Stories ile çeşitli festivallerden 5 ödül birden kazanan yönetmenin 2011 yılında yine kendisinin yazıp yönettiği filmi Take Shelter neredeyse dünya üzerindeki tüm ödülleri toplama başarısı göstermişti. İçerisinde Cannes Film Festivali’nin de bulunduğu birçok festivalden 40 ödül birden kazanan film, Michael Shannon‘ın performansıyla da birlikte haklı olarak son zamanların en başarılı filmi olarak lanse edilmişti. Bu filmden hemen sonra 2012 yılında Matthew McConaughey’in başrolünde oynadığı Mud’ ı çeken Jeff Nichols, yine birçok festivalden kazandığı 13 ödül ile evine dönmüştü. Sinemaseverler üç yıllık sessizliğin ardından 25 Ekim 2015’te Amerika’da gösterimi gerçekleştirilecek Midnight Special ile yine çok büyük beklentilere kapılmış durumdalar. Lakin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği filmlerin hepsinde tüm ödülleri silip süpüren Jeff Nichols’ın son filmiyle yine tüm festivalleri şöyle bir dolaşıp tek tek tüm ödülleri alabileceği konuşuluyor. Take Shelter ve Mud filmlerinden sonra bu tarz konuşmalar gayet kabul edilebilir görünüyor. Çünkü hiç şüphesiz Jeff Nichols son zamanların en başarılı yönetmenlerinden biri.

Jeff Nichols, Mubi’de gerçekleştirdiği bir röportajda en sevdiği ve ilham aldığı filmlerden bahsetmiş. Sohbetin bir kısmını aşağıda sizler için derledik. Sohbetin orijinaline ve tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Hatırladığım kadarıyla sinemada izlediğim ilk film Clint Eastwood’un “Pale Rider” adlı filmiydi. Henüz ikinci sınıftayken babam götürmüştü. Film beni çok derinden etkiledi. Herkesin alnının ortasından vurulup durduğu bir filmdi ama ben bunları hiç de umursamıyordum. Fakat bir kızın köpeğinin öldürüldüğü bir sahne vardı ve o sahnede göz yaşlarıma hakim olamamıştım.”

pale-rider-filmloverss

Pale Rider

“Kendimi garip bir şekilde Clint Eastwood’la bağ kurmuş gibi hissediyorum. “A Perfect World” en sevdiğim filmlerden biridir. İnsanlar bu film hakkında fazla konuşmazlar ama ben gerçekten bu filmi seviyorum. Günümüzdeki tüm stüdyo yönetmenlerinin dışında sanırım Clint Eastwood benim de sahip olmak istediğim bir çalışma tarzına sahip.”

a-perfect-world-filmloverss

A Perfect World

“Sevdiğim beş filmin dört tanesinde Paul Newman oynuyor. “The Hustler” (1961),” Cool Hand Luke” (1967), “Hud” (1963), “Badlands” (1973) sevdiğim dört film. Beşinci film ise “Butch Cassidy and the Sundance Kid” (1969), “The Shining”, “Close Encounters of the Third Kind” (1977), “Jaws” (1975) ve “Stagecoach” (1939) arasında değişiyor.”

close-encounters-filmloverss

Close Encounters of the Third Kind

“Bu filmlerin hepsi uzman kişilerce çekilmiş. Neredeyse hepsi o zamanlarda kullanılan CinemaScope (anamorphic format) ile geniş ekran çekilmiş ve yine neredeyse hepsi aşırı parlaklıkla birlikte CinemaScope’un film karesi oranının sınırlarını tehdit ediyor. Butch Cassidy’i uçakta ve sessiz izliyordum. Farkına vardım ki sahneler plan sekans çekimi. Kamera çok iyi zamanlarda hareket ediyor. Sahneler sanki kesilmiş ve kurgulanmış gibi ama sonradan farkına varıyorsunuz ki aslında sadece bir ya da iki adet kesme mevcut.”

butch-cassidy-filmloverss

Badlands’ı üniversitedeyken izlemiştim. Daha öncesinde haberim yoktu. İzledikten sonra eve döndüm ve hemen abimi aradım. Şöyle dediğimi hatırlıyorum: “ Adamım, Badlands diye bir film var. Bu herif en sonunda istediğim şeyi veriyor. Hem eğlenceli hem de oldukça garip ve kasvetli.”

badlands-filmloverss

Badlands

“Filmde herhangi bir görevden daha çok yazar olarak zaman harcıyorum. Hikaye hakkında düşünmek, anları, düşünceleri, karakterleri not almak bir yılımı alıyor. Kağıt üzerinde hiçbir şey kötü gitmez. Bazı şeyleri kartların üzerine yazarım ve onları yere sererim. Bir sahne istediğimi bilirim ama onu nereye uyduracağımı bilemem. Kartlarım olmadan hikayenin ana hatlarını belirlerim ve bu süreç 3 ya da 4 ayımı alabilir. Sonrasında senaryo kendiliğinden kolayca gelir. Bu, kara kalemden renkli kaleme geçmek gibidir. Günde 5-6 saat yazarım. Bu da ortalama 4 ile 12 sayfa arası yapar. Yazdıklarımı okuması ve bir şeye benzeyip benzemediğini bana söylemeleri için sadece dört kişiye izin veririm. Sonra yazdığımı, üzerinde birazcık düzeltmeler yaparak şöyle bir okurum. Tüm hikayeyi yazdığında sahnelerin aslında ne kadar uzunlukta olacağını ve hikayenin nasıl akıp gideceğini anlarsın. İşte genelde tam bu noktada çok fazla takılıp kalırım.

cool-hand-luke-filmloverss

Cool Hand Luke

“Bence insanlar film izlerken farkına varamadıkları bir şekilde filmden etkileniyorlar ve neden böyle hissettiklerini de bilmiyorlar. Ben filmimi etkileyici yapabilmek için ilk 10-15 dk çok sıkı çalışırım çünkü bu dakikalar insanların, filmleri iyi ya da kötü diyerek yargıladıkları dakikalardır. Bu dakikalarda onları kaybeder ya da kazanırsınız. Babam her zaman şunu söylerdi: “İzleyicileri etkilemelisin.” Bazı filmler bunu yapar ama bazıları yapamaz. Yani ben Spielberg’in çok büyük bir hayranıyım. “Jaws” ve “Close Encounters of the Third Kind” tam da yapmak istediğim gibi filmler. Spielberg bize orta sınıf amerikan hayatını gösterir ve bu gerçekten ilgi çekicidir. Kimse bundan bahsetmez. “Close Encounters of the Third Kind” filmine şöyle bir baktığınızda Richard Dreyfuss’un evine giriyorsunuz, ortalık darmadağınık. Patırtılar, gürültüler… İşte orada hayat var. İnsanlar orada yaşıyor. Bu sıkıcı ya da sıradan değil. Tamamen gerçek ve kimse bu gerçeklerden bahsetmiyor.”

Jeff Nichols’ın Favori Filmleri

The Hustle(1961)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”l7dGij6jU_c”]

Cool Hand Luke(1967)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”bneviIHiIKs”]

Hud(1963)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”1gVa4FAikBg”]

Badlands(1973)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”iBZkP3H7Td4″]

Butch Cassidy and the Sundance Kid(1969)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”1IbStIb9XXw”]

The Shining(1980)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”5Cb3ik6zP2I”]

Close Encounters of the Third Kind(1977)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”Fxp32VHaYdE”]

Jaws(1975)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”JMl6t3UYvu8″]

Stagecoach(1939)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”OE-VWDsdkwM”]

Point Break(1991)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”0hd49bnStgU”]

The Hurt Locker(2008)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”2GxSDZc8etg”]

Lawrence of Arabia(1962)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”RQA_ldX0VI0″]

George Washington(2000)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”-yiOzYm-yCY”]

Tender Mercies(1983)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”m-ZawEDsop4″]

Pale Rider(1985)

[youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”ePlyWlhobDU”]

A Perfect World(1993)

 [youtube width=”600″ height=”350″ video_id=”_Qm-UhA3b4g”]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi