Beyazperdenin efsanevi oyuncularından Jane Fonda kadın haklarına bakış açısı hakkında konuşurken; feminizm hareketini anlamasının yıllar sürdüğünü açıkladı.

İlk oyunculuk deneyimini 1960 yapımı Tall Story filmiyle gerçekleştirerek ilerleyen yıllarda Klute, Julia, Coming Home ve The China Syndrome gibi başarılı yapımlarda yer alan Jane Fonda son dönemin öne çıkan kadın hakları savunucularından biri olmakla birlikte; oyuncu geçtiğimiz günlerde feminizm hareketini anlamasının yıllarını aldığını belirtti. Sinemaya adım attığı ilk senelerde New York’ta yaklaşık 5,000 kadının kürtajın yasallaşması için eylem yaptığını ve bunun ona hiçbir şey ifade etmediğini aktaran Fonda, feminizme yönelmeden önce sivil hakların gelişmesine destek çıktığını söyledi.

Jane Fonda Feminizm Hakkında Konuştu!

Lenny isimli siteye bir mektup yazan oyuncu sözlerine ‘’Filmlerimde cinsiyetçi yaklaşımları barındırmıyorum ve kadınların ön plana çıktığı projeleri finanse etmeye çalışıyorum. Ayrıca kadınların fiziksel olarak daha güçlü hissetmeleri için egzersiz videoları da yayınlıyorum. Ancak tüm bunlara rağmen feminizm damarlarımda akan bir kan değil, sadece kafamda bir düşünce.’’ şeklinde devam etti.

Fonda her ne kadar feminizme giden yola geç döndüğünü iddia etse de, şiddete maruz kalan kadınların ve küçük çocukların daha iyi yerlere gelmesi için uğraş verdi. V-Day Movement adı altında yürütülen çalışmanın yanı sıra, 2001’de gençlerin üreme sağlığına dikkat çekmek için Emory Üniversitesi’nde bir merkez kuran oyuncu ‘’60 yaşına girdiğimde ataerkilliğin bende yarattığı etkileri silmek ve sesi gür çıkan bir kadın olarak bu dönemi sonlandırmak istedim’.’ dedi. Öte yandan Fonda’nın şu sıralar Broadway: Beyond the Golden Age belgeseli için kamera karşısına geçtiğini hatırlatalım. Bununla beraber bir diğer film projesi Fathers and Daughters‘a da göz atmanızı öneririz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi