Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Erkek hakimiyetinin egemen olduğu sinemada kadınların dünyasına ışık tuttuğu filmleri ile tanınan,  zamanımızın en başarılı ve hatırı sayılır kadın yönetmenlerinden biri olan Jane Campion, filmlerinde kadın karakterleri olağanüstü bir şekilde tasvir etmesiyle bilinen bir yönetmendir. The PianoThe Portrait of a Lady, Holy Smoke!An Angel at My Table gibi sinema tarihinin harikulade filmlerine imza atan yönetmenin, Criterion Collection filmleri arasında seçtiği  favori filmlerine aşağıdaki listeden bakabilirsiniz. Campion’ın 9 favori filminden oluşturduğu listedeki filmleri açıklamalarıyla birlikte bizlerle paylaşıyor.

Jane Campion’ın 9 Favori Filmi!

1- Seven Samurai (Akira Kurosawa)

seven - samurai - filmloverss

Ben birkaç yılda bir kez bu filmi izlemeyi seviyorum. Ben filmi mizahın, dramanın dengesi için ve bizim asil ve kusurlu doğamızın derin sevgisi için seviyorum. Filmi izlediğim zaman güldüğümü ve  karakterlerin derinliğinin keyfini çıkardığımı hatırlıyorum, bütün güzel cesur, kırılgan ve romantik samurayları. Ben de o samuraylardan  biri olmak istiyorum ve böyle güçlü ve nazik bir film yapmak istiyorum.

2- The Night Porter (Liliana Cavani)

the - night - porter - filmloverss

Beni muazzam derecede çok etkileyen bir film. Dirk Bogarde ve  Charlotte Rampling filmde psikolojik sapkınlığın ve gerçekliğin olağanüstü yansıması. Bu film beni hayatımızın mantıksal değil ama şiirsel ve alegorik  olduğuna ikna ediyor.

3- The Firemen’s Ball (Miloš Forman)

the - firemens - ball - filmloverss

Bu film benim için yeni ve  bir kere hakkında uzunca okudum. Film görünüşte Çekoslavakya’daki   komünizmin alegorisi ile ilgili. Çok eğlenceli, sevimli, özellikle hikayenin merkezindeki güzellik yarışması ve yarışmacıların fantastik isteksizliği. Milos Forman  bu filmi yapmakla son derece ilgiliydi.

4- That Obscure Object of Desire (Luis Buñuel)

that - obscure - object - of - desire - filmloverss

Buñuel benim sinemadaki ilk derin aşkım. O insan sanatının fişini çekmiş gibi davranan bir yetişkin. O hayatımızdaki burjuvazinin kalbindeki  iki yüzlülüğü acımasızca alevlendirdi – hiç kimse kutsal değil, hiçbir ideal veya ahlaki değer bağışlanmadı. O mükemmel derecede çağdaş, cesur ve net. Kendimi sevinç ve şaşkınlık içinde gülerken buluyorum. O insan doğasını duygusallaştırmayı reddederek  anlıyor. 

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi