Son yıllarda rol aldığı ve yönettiği filmlerle kariyeri yükselişe geçen aktör James Franco’nun Mustang’i neden yılın en iyi filmi olarak kabul ettiğini Franco’nun Indiewire‘a verdiği röportajdan yola çıkarak sizler için derledik.

Kariyerinde rol aldığı değişik yapımlarla adından söz ettiren James Franco, 2005 yılında başladığı yönetmenlik kariyeriyle sinema dünyasında farklı bir yer edindi. Bugüne kadar yönettiği birçok filmle bunu kanıtlayan aktör, zamanla bu kulvarda başarılı olduğunu herkese ispat etti. Üniversite yıllarında edebiyattan ressamlığa oradan da senaryo yazarlığına kadar birçok alanda etkin olan Franco, bu bilgi ve birikim sayesinde özellikle yönetmenlik konusunda donanımlı bir insan haline gelmiştir. Oscar sezonunun yaklaştığı şu günlerde haliyle James Franco, aday adayı olan filmlerle ilgili görüşlerini dile getirmeye başladı ve en son Mustang filmiyle ilgili düşüncelerini sinemaseverlerle paylaştı. Mustang’in James Franco tarafından neden yılın en iyi filmi olarak nitelendirdiğini sizler için derledik!

***Yazının bundan sonraki kısmı Mustang filmiyle ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

James Franco’nun Gözünden Mustang

1) Karakterler Arasındaki Uyum ve Toplum Baskısına Karşı Gösterilen Direnç

mustang-mailing-filmloverss

Mustang‘de beş yetim kız kardeşin toplum baskısına karşı özgürlükleri için verdikleri mücadeleler anlatılıyor. Filmde kızların okulun son gününde sınıftan birkaç erkek arkadaşıyla sahilde oynadıkları oyunun yanlış anlaşılmasının ardından kızların hayatları zindana çevrildiğini görürüz. Kızlar, baskıcı amcaları ve babaanneleri tarafından ev hapsine mahkum olurlar ve dış dünyayla ilgili her türlü bağlantıları kesilir. Hatta zamanla bu durum, en büyük kardeşten en küçük kardeşe doğru görücü usulü evlendirilmeye kadar gider. Filmin ev hapsi sürecinde kızlar bir an olsun birbirlerini yalnız bırakmazlar, her seferinde baskıya karşı daha çok göğüs gererler.

James Franco’ya göre kızların birbirlerini sahiplenme duygusu ve aynı zamanda toplum tarafından uygulanan baskıya karşı gösterdikleri mücadele takdire şayan. Filmin bu yönünü oldukça beğenen Franco, beş kız kardeşin erkek egemenliğinin hakim olduğu bu toplumda kadınların her koşulda erkeklere karşı kabullenici tavrını yok sayar. Bu başkaldırışı filmin birçok sahnesinde görebiliriz. Özellikle kızların en küçüğü Lale’nin tuttuğu futbol takımının maçına gitmeyi çok istediği halde amcasından izin alamaması sonucu maça gitmek için ablalarıyla birlikte evden kaçması bunun bir örneğidir. Aynı zamanda James Franco için Mustang’te kadınların toplum baskısına karşı gösterdiği direnç sadece Türk toplumunda görülen bir durum değil dünyanın birçok toplumunda ve kültüründe yaşanan bir durumdur. Filmin verdiği mesaj gereği evrensel bir yönünün olması James Franco için Mustang’i yılın en iyi filmi yapıyor.

2) Kamera Açılarının Muazzamlığı

mustang-deniz-gamze-ergüven-filmloverss

Sinemada yakın plan, yönetmenlerin izleyiciyi filmin içine kolayca çekmek için kullandıkları yöntemlerden biridir. Yönetmenler izleyiciye filmi izliyorken rahatsızlık hissi vermek adına amaçladıkları şeyi çarpıcı bir şekilde anlatırlar. Mustang‘in yönetmeni Deniz Gamze Ergüven de yakın plan tekniğine filmin genelinde yer vererek beş kız kardeşin yaşadıkları toplumsal baskıyı izleyicinin daha iyi anlamasını istemiştir. Kızların ev hapsi sürecinde yakın plan tekniği bolca kullanılarak beş kızın yaşadığı psikolojik durum ve evin kasvetli havası izleyicilerin hafızasına daha iyi kazınması amaçlanmıştır. Buna ek olarak yönetmen, filmin başında kızların sahilde erkek arkadaşlarıyla oyun oynadığı sahnede uzak plan tekniğini kullanarak kızların özgür olduğunun altını çizmiştir.

James Franco ise özellikle yakın plan kamera kullanımının filme doğallık kattığını ve filmin çizdiği portrede gerçeklik olgusunu iyi bir şekilde yansıttığının altını çizmiş. Zaten James Franco’nun yönetmenliğini yaptığı 2013 yapımı As I Lay Dying filminde de yakın plan efektleri ve yakın çekim monologlarını kullanması yönetmenin Mustang’in bu kadar beğenmesinin sebeplerinden biri olabilir diye düşünüyorum. Belki de James Franco, Deniz Gamze Ergüven’e kullandığı çekim tekniğinden dolayı hayran kalmış ve kendini bu filme bu yüzden bu kadar yakın hissetmiştir.

3) Oyunculukların Mükemmelliği

deniz-gamze-erguven-mustang-oyuncuları-filmloverss

Mustang’in yapım sürecine baktığımızda Deniz Gamze Ergüven’in filmdeki beş kızı oynayacak olan oyuncuları büyük bir titizlik ve uzun deneme çekimleri sonucunda seçtiğini görüyoruz. Filmin çekimlerine başlamadan önce beş kızın aralarında uyum yakalaması için yönetmen, oyuncularla sürekli zaman geçirmiş ve onların karakterlerini iyi bir şekilde analiz etmeleri için senaryo üzerinde bol bol konuşma imkanları olmuştur. Bu çalışmalar işe yaramış olmalı ki filmde beş kızın oynadığı karakterlere rahatça bürünebildiğini görüyoruz.

James Franco’ya göre oyuncular sanki senaryoya göre hareket etmiyorlar da gerçekten filmdeki durumları yaşıyormuş gibi davranıyorlardı. Özellikle kızların birlikte olduğu sahnelerde aralarındaki enerjinin yüksekliği, dinamikliği rahatça hissediliyordu. Bu durum ise filmde verilen mesajların izleyici tarafından anlaşılmasını kolaylaştırıyordu. James Franco’ya baktığımızda ise filmlerinde karaktere bürünmek için karakter analizini iyi bir şekilde yaptığını bunun sonucunda oynadığı filmlerde iyi bir performans ortaya koyduğunu görüyoruz. Kendisine uyguladığı bu metodu filmdeki oyuncularda görmüş olmalı ki filmi bu kadar sevdiğini söylemiştir.

4)’The Virgin Suicides’ ve ‘Mustang’ İlişkisi

The-Virgin-Suicides-2-filmloverss

James Franco’nun sinema dışındaki hayatına baktığımızda üniversitede edebiyat okuduğunu ve senaryo yazarlığı adına çalışmalar yaptığını görüyoruz. Bugüne kadar yönetmenliğini üstlendiği filmlerde edebiyat uyarlamalarına yer vermesi ve filmlerinde edebiyattan referans olabilecek birçok elementi kullanması bir nevi bunun göstergesidir. James Franco’nun favori kitaplarından biri olan The Virgin Suicides’a baktığımızda konu olarak Mustang ile benzerlikler olduğunu söyleyebiliriz. Sofia Coppola’nın 1999 yılında yönettiği The Virgin Suicides filminde Mustang’de olduğu gibi beş kız kardeşin aşırı dindar aileleri tarafından ev hapsine mahkum edilmesini anlatılıyor. İki filmde uygulanan baskılar benzerlik gösterse de filmler arasında bazı farklılıklar söz konusu. Örnek vermek gerekirse The Virgin Suicides filminde kızların ailelerin kontrolü sonucunda erkeklerle görüşmelerine izin verilirken; Mustang’te Türk toplumunun yapısı gereği kızların evlenmeden önce erkeklerle görüşmelerine hiçbir şekilde izin verilmez. Her iki filmin yönetmeninin de kadın oluşu dolayısıyla konunun kadın bakış açısı üzerinden anlatılması bu durumu daha etkin bir biçimde ortaya okuyor. Her ne kadar kültürel farklılıklar olsa da uygulanan baskıya karşı gösterilen direnç her iki filmde kendi özgün anlatımıyla seyirciye aktarılıyor. James Franco’nun yapı itibariyle The Virgin Suicides’ı Mustang’e benzetmesi bu filmi sevmesinin başka nedenlerinden biri olabilir.

5) Yönetmenin Odak Noktası

Mustang’i izlediğimizde anlıyoruz ki Deniz Gamze Ergüven’in Türk aile toplum yapısını, geleneklerini-göreneklerini veya kültürünü anlatmak gibi bir derdi yok. O sadece toplum baskısının kadınlar üzerindeki etkisini bir başkaldırı olarak izleyiciye anlatma derdinde. Bunu yaparken de hikayeyi en küçük kız kardeş Lale’nin bakış açışıyla anlatma yoluna gitmiş. Olaylara sadece Lale’nin bakış açısından baktığımız için filmdeki bazı olayların üstünde fazla duramıyoruz. Yani kardeşlerden birinin yaşadığı soruna tam anlamıyla odaklanamadan başka bir kardeşin sorununa şahitlik ediyoruz. Çünkü Lale yaşındaki bir kızın ablalarının yaşadığı sorunları tam anlamıyla anlamasına yetecek olgunluğa sahip değil. Haliyle olaylara odaklanması ve olayları anlaması bir o kadar zorlaşıyor. Bu durumda izleyiciye filmde neye yoğunlaşacağını bulma çabasını akıllara getiriyor kanımca.

Fakat benim görüşümün aksine James FrancoDeniz Gamze Ergüven’in sadece anlatılmak isteneni anlatma fikrini filmin akışkanlığı açısından çok doğru bulmuş. Franco’nun yönettiği filmlerde odaklanmak istediği şeyi benzer tarzda anlatması da bu görüşü doğrular nitelikte. Öyle görünüyor ki bu faktör, James Franco‘nun Mustang filmini izlemesi keyifli bir film yapmıştır.

Uzun lafın kısası James Franco; filmde verilen mesaj, senaryo, oyunculuklar ve kamera teknikleri açısından kendi film çekme tarzına yakın bulduğu için Mustang’i yılın en iyi filmi ilan etmiştir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi