İyisiyle kötüsüyle 2012’nin sonuna gelmiş bulunuyoruz.  Kendi açımdan bolca festival, bolca yeni film ve birbirinden güzel sinema sohbetleriyle dolu bir yıl sona eriyor. Heyecanla beklediğim birçok yeni filmin yanı sıra izleyene kadar vizyona gireceğinden dahi habersiz olduğum nice güzel film seyrettim. Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir, Gözetleme Kulesi ve Tepenin Ardı senenin benim adıma en iyi yerli filmleriydi. Moonrise Kingdom, Looper, Frankenweenie, bu yazıyı hazırlarken son anda yetişen Umut Işığım, Pi’nin Yaşamı ve Filmekimi kapsamında izlediğim Düşler Diyarı damağımda unutulmaz bir tat bırakan yabancı filmlerdendi. Birçok yeni aktör ve aktris keşfettim, en sevdiğim yönetmenlerin yeni filmlerini izledim. Bunlar benim izlediklerim, benim sevdiklerimdi. Peki, ülkemiz sinema salonlarında en çok hangi filmler izlendi? 

Senenin son günü bu listede büyük bir değişiklik olmayacağını tahmin ederek kısaca listeye bir göz atalım. Listenin birinci sırasında bana göre senenin en kötü filmlerinden biri olan Fetih 1453 var. Kırmadığı rekor kalmayan film, 16 Şubat’tan bu yana 6.000.000 dan fazla kişi tarafından izlenerek 41 hafta vizyonda kaldı. Fetih 1453’ün ardından listenin devamında değişmeyen en önemli şey Türk filmlerinin hakimiyeti. Yani filmin niteliği değil, diğer şartlar daha etkili. (Diğer şartlar: araya bir iki komedyen serpiştirmek ya da yönetmeninin eski bir şarkıcı olması vb). Listenin ikinci sırasında Özcan Deniz’in halkımız tarafından yere göğe sığdırılamayan Evim Sensin filmi bulunuyor. Evim Sensin 2.500.000’e yakın kişi tarafından izlendi. Bu iki filmin ardından gelen ve ilk 10’da bulunan Türk filmleri sırasıyla şöyle: Berlin Kaplanı, Sen Kimsin?, Çanakkale 1915, Moskova’nın Şifresi Temel ve Uzun Hikaye. Bu filmlerin arasından kendilerine yılın en çok izlenen 10 filmi listesinde yer bulan yabancı filmler ise başarılı animasyon Buz Devri’nin dördüncü filmi olan Buz Devri:4 Kıtalar Ayrılıyor, Alacakaranlık efsanesinin son filmi Şafak Vakti ve Christopher Nolan’ın son Batman filmi Kara Şövalye Yükseliyor. 

Bugün sosyal medyada, gazetelerde ya da dergilerde sinemayı gerçekten seven insanlar tarafından konuşulan en önemli konulardan biri: “Türk sineması gerçekten gelişiyor mu?” Genelde oluşturulmak istenen pembe bir tablo var. Gişe rakamlarındaki artış sayısı Türk sinemasının gelişimi olarak görülüyor. Kültür bakanımız Ertuğrul Günay çıkıyor basının karşısına ve bırakın aday adaylık sürecindeki değerlendirmeleri konuşmayı, “Bir gün mutlaka Oscar’ı alacağız, umarım bu yıl olur” diyor. Merak ediyorum bahsettiği filmi ya da filmleri gerçekten izliyor mu?

Ülkemizde, Türk filmlerinin gişe rakamlarında uzak ara önde olduğu ve Türk izleyicilerin Türk filmlerini izlemek için sinema salonlarını tercih ettiği bariz şekilde belli oluyor. Bir de 2012 yılının bu son gününde, ABD ve İngiltere’de en çok hangi filmler izlenmiş kısaca onlara bir göz atalım. ABD’de ilk üç Yenilmezler (The Avengers), Kara Şövalye Yükseliyor (The Dark Knight Rises) ve Açlık Oyunları (The Hunger Games) sırasıyla oluşuyor. Tabii ki Hobbit filminin vizyona yeni girmiş olması bu listede şuan için henüz kendine yer bulamamasının tek sebebi. İngiltere’de ise Skyfall senenin en çok izlenen filmi olurken Kara Şövalye Yükseliyor ve Yenilmezler bu filmin hemen ardından geliyor. Bu sonuçlar beni şaşırtmadığı gibi sizi de şaşırtmamış olmalı.

2012’nin bu son günü gişe rakamlarında son durum böyle. Özellikle ülkemizde gösterime giren filmlerin gişe rakamlarının, filmin kalitesi ile doğru orantıda olmadığını düşünüyorum. Türk sineması açısından ise hani sürekli “Türk sineması gelişiyor” diyoruz ya, aslında gelişenin sinemamız değil gişe rakamları olduğu gerçeğini göz ardı etmemiz gerekiyor. 

İyi seneler… 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi