Amerikan sinemasının en büyük sermayelerinden biri olan ve bir dönem gerçekten hem oyuncuları hem de senaryolarıyla bunun hakkını veren romantik komediler giderek ne çekilse izlenir  durumundan uzaklaşıyor. Bir dönem Julia Roberts, Meg Ryan gibi başarılı isimlerle en parlak dönemlerinden birini yaşamış olan tür giderek kalitesini düşürmeye başladı. Peki ama bundan sonra başarılı hiçbir yapım izleyemeyecek miyiz?

Uzun süredir bu düşüncelerimden veya benim talihsizliğimden midir bilmem izlediğim çoğu romantik komedi filminde “İşte budur!” diyemiyorum. 2012 yapımı “İyi olan Kazansın” (This Means War) filmini izlemek için ekran karşısına geçtiğimde de aynı ön yargılarla başladığımı söyleyebilirim. Bu Nasıl Sarışın (Legally Blonde) ve Gurur Dünyası (Vanity Fair) filmlerinden sonra kendisinden pek haz etmediğim Reese Witherspoon ve adını ilk kez duyduğum (benim ayıbım olabilir) Chris Pine’a karşı, Tom Hardy hayranlığım ağır bastı ve izlemeye karar verdim.

Filmin yönetmenliğini, Charlie’nin Melekleri serisi ve sevilen televizyon dizilerinden sakar ajan Chuck’ın yönetmenliklerini yapmış olan McG yapıyor. Başrollerde az önce de belirttiğim üzere, bu yılın ve muhtemelen önümüzdeki yılların yükselen değeri olacak, Kara Şövalye’nin Bane’i Tom Hardy, Reese Witherspoon ve Chris Pine yer alıyor.

Filmin konusu pek sıra dışı sayılmaz ama son dönem romantik komedilerin klişe senaryoları gibi sıradan da değil. Kardeş gibi olan ve aynı zamanda CIA’de birlikte çalışan ortaklar FDR(Pine) ve Tuck (Hardy) farkında olmadan aynı gün, aynı kadınla çıkmaya başlarlar. Gerçek ortaya çıktığında ikisi de Lauren’dan (Witherspoon) vazgeçmeyi göze alamaz ve seçim yapma kısmını ona bırakmaya karar verirler. “İyi olan kazansın” şartı koyarak yaptıkları anlaşmayla, bu iki yakışıklı adam Lauren’ı elde etmek için ellerinden geleni yapacaklardır, hatta ellerinden gelenden de fazlasını yaparak CIA’i de bu işe katacaklardır. Tüm istediklerini yapan ve tüm beklentilerini karşılayan bu iki yakışıklıdan hangisini seçeceğine karar veremeyen Lauren ise çıkmaza girmiştir. Romantik ve güvenli liman Tuck mı yoksa yakışıklı ve uçarı FDR mı?

İkili ilişkilerde yaşanabilecek rekabeti, aksiyon ve romantik komedi öğelerini kullanarak sıradışı bir boyuta taşıyan film, gerçekten beklentimin aksi yönünde beni şaşırttı. En başta belirttiğim gibi “İşte bu!” diyemesem de gerçekten eğlenceli ve komik bir film izlediğimi söyleyebilirim. Öte yandan “İyi Olan Kazansın” klişe bir romantik komedi filmi olmasa da klişe bir aksiyon filmi. Fakat yönetmen aksiyon tarafını komediyle bertaraf etmeye çalışmış ve bu klişelik fazla göze batmamış.

Hepsi bir yana James Bond tadında, komedi öğeleri bol, eğlenceli bir film olan İyi Olan Kazansın’da bambaşka bir Tom Hardy izliyoruz. Bunu da bence oyunculuk yeteneğinin bir ispatı olarak örneklendirilebiliriz. Kronolojik sıralamayı katmadan ilk kez Inception’da, daha sonra Dark Knight Rises ve Warrior filmlerinde izlediğim oyuncuyu bu defa da bir romantik komedi filminde CIA ajanı olarak izlemek oldukça ilginç bir deneyim oldu. Bunca çeşitli türdeki farklı rollerden sonra bu rolünü merakla izlediğim İngiliz asıllı oyuncunun bu filmin altından da başarıyla kalktığını söylemeliyim. Böylelikle benim gözümde her rolün adamı olabileceğini kanıtlayan Hardy’i önümüzdeki günlerde daha sık izleyeceğiz gibi duruyor.

Keyifli Seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi