Yeşilçam geleneğinden gelen Ayhan Sonyürek, sektördeki farklı pozisyonlarda çalıştığı çeşitli filmlerden sonra, bu sefer yönetmen olarak karşımıza çıkıyor. Cengiz Bozkurt, Mustafa Alabora ve Asuman Çakır gibi deneyimli oyuncuları kadrosunda toplamayı başaran İyi Biri filmiyle yönetmen, geçmişin deneyimleriyle bugüne bakmaya çalışıyor. Ama filmin yaklaşık iki saati bulan süresinde görüyoruz ki deneyim ile modern dünyanın hareketi arasındaki uçurum doldurulamayacak boyutlara ulaşmış.

Eksiksiz bir yol filmi olan İyi Biri, bu temayı farklı hikayeleri bir araya getirmek için oldukça başarılı bir şekilde kullanıyor. Kaldı ki filmin genel yol hikayesi pek de yeni bir şey içermese de ana hikayeye eklenen yan hikayeler ve bunlardaki karakterler oldukça orijinal ve bazıları, üzerine uzun uzun konuşulmayı hak edecek cinsten. Bu haliyle film yer yer, belli dertleri olan toplumsal sinemaya has tatlar veriyor.

Bu toplumsala meyil eden tarafı –ki günümüzde artık böyle yaklaşımlar pek de kalmadığından- İyi Biri’ni sektördeki diğer filmlerden oldukça farklı bir yerde konumlandırıyor. Örneğin yıl boyunca izlediğimiz Türk filmlerine baktığımızda genellikle şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz; çok güzel bir giriş ve harika bir final ama filmin içeriği fazlasıyla boş ve doldurulamamış vaziyette. İşte İyi Biri bunun tam tersi. İnanılmaz kötü bir giriş ve olabilecek en kötü final sahnesine sahip fakat filmin içeri çok dolu, hatta belki biraz fazla dolu.

Filmin genelinde hakim olan yaklaşım, yönetmenin Yeşilçam geleneğine dayanan kökleriyle fazlasıyla paralellik içeriyor. Bu açıdan İyi Biri için “günümüzde çekilmiş bir Yeşilçam filmi” demek yanlış olmaz. Ama ortada şöyle bir durum var ki, artık bu filmi izleyecek kişiler Yeşilçam kuşağından değiller. Mesela burada şöyle çok güzel bir tespitte bulunabiliriz. Şayet İyi Biri, Yeşilçam döneminde çekilmiş olsaydı ve şimdi izleseydik filmi muhtemelen tıpkı diğer Yeşilçam klasikleri gibi beğenirdik. Çünkü filmin geçmişte olması; bizim onu huzur, mutluluk ve sevgi gibi kavramlarla kodlamamıza sebep olurdu. Bunun sebebi semiyolojik olarak geçmişin bizde böyle bir intiba uyandırmasıdır. O yüzden dönem filmleri sıklıkla sarı veya sepya tonları kullanırken bilim-kurgular ağrılıklı olarak mavi ve gri tonları kullanır. Çünkü geçmiş; sıcak renkler üzerinden bir mutluluk hissi uyandırırken gelecek, soğuk renklerle bilinmezliğin getirdiği tedirginliği hissettirir. O yüzden İyi Biri’ni izlerken belli belirsiz olarak ortaya çıkan bu semiyolojik kodlar, filmin uyandırdığı hissiyatı soğuk tonlara doğru çekiyor. Haliyle de aynı film yalnızca dönem farkı sebebiyle dahi farklı bir algı oluşturuyor.

Ama İyi Biri filminin tek sıkıntısı bu değil elbette. Artık Yeşilçam tarzı filmlerin çekilmemesi sektörel ya da yaklaşımsal bir mevzu değil. Aradan geçen sürede insanlar ve dünya öylesine değişti ki, Yeşilçam’ın günümüz insanına hitap etmesi mümkün değil. Örneğin; İyi Biri özelinden konuşacak olursak, artık kimse kör göze parmak didaktik göndermeleri görmek istemiyor ya da şarkıcı filmlerinden kalma klip estetiğinde çekilen sahnelerle dolu, müzikli film değil de filmli müzikler gibi şeyler. Haliyle bu filmi izlerken bir yerden sonra kendinizi filmden daha hızlı düşünürken buluyorsunuz. Çünkü sahnenin daha ilk saniyesinden nereye varacağı o kadar belli oluyor ve yönetmen bu konuda öylesine herhangi bir şey yapmıyor ki, bir yerden sonra filme olan tüm ilginiz kayboluyor.

Sonuç olarak İyi Biri, yönetmenin kendine has yaklaşımını özgür bir şekilde sunabilmesi açısından değerli bir film. Fakat ortaya çıkan işe dair konuşacaksak birkaç güzel yan hikaye ve komik sahne filmin genelindeki başarısızlıkları kotarmaya yetmiyor maalesef. Hele ki tüm bu başarısızlıklara ve filmin aşırı derecede gevezeliğe saplanmasına –ki hepi topu birkaç güzel sahne de, özlü söz söylemeye kastırma sebebiyle heba oluyor- bir de filmin iki saatlik süresi eklenince işin ne komik bir yanı kalıyor ne de seyirciye geçen bir duygusu. Filmin bu dönemsel kafa karışıklığı –bazı oyuncular çok mu iyi oynuyor yoksa aşırı kötü oyunculuklarına mı alışıyorsunuz karar vermek zor- her alanına sirayet ettiği için sonunda elle tutulur bütüncül bir şey kalmıyor. Bu açıdan, sahne bazında değerlendirildiğinde var olan birkaç yaratıcılığı görmek adına gittiğinizi bilerek gitmek faydalı olacaktır.

Yeşilçam geleneğinden gelen Ayhan Sonyürek, sektördeki farklı pozisyonlarda çalıştığı çeşitli filmlerden sonra, bu sefer yönetmen olarak karşımıza çıkıyor. Cengiz Bozkurt, Mustafa Alabora ve Asuman Çakır gibi deneyimli oyuncuları kadrosunda toplamayı başaran İyi Biri filmiyle yönetmen, geçmişin deneyimleriyle bugüne bakmaya çalışıyor. Ama filmin yaklaşık iki saati bulan süresinde görüyoruz ki deneyim ile modern dünyanın hareketi arasındaki uçurum doldurulamayacak boyutlara ulaşmış. Eksiksiz bir yol filmi olan İyi Biri, bu temayı farklı hikayeleri bir araya getirmek için oldukça başarılı bir şekilde kullanıyor. Kaldı ki filmin genel yol hikayesi pek de yeni bir şey içermese de ana hikayeye eklenen yan hikayeler ve bunlardaki karakterler oldukça orijinal ve bazıları, üzerine uzun uzun konuşulmayı hak edecek cinsten. Bu haliyle film yer yer, belli dertleri olan toplumsal sinemaya has tatlar veriyor. Bu toplumsala meyil eden tarafı –ki günümüzde artık böyle yaklaşımlar pek de kalmadığından- İyi Biri’ni sektördeki diğer filmlerden oldukça farklı bir yerde konumlandırıyor. Örneğin yıl boyunca izlediğimiz Türk filmlerine baktığımızda genellikle şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz; çok güzel bir giriş ve harika bir final ama filmin içeriği fazlasıyla boş ve doldurulamamış vaziyette. İşte İyi Biri bunun tam tersi. İnanılmaz kötü bir giriş ve olabilecek en kötü final sahnesine sahip fakat filmin içeri çok dolu, hatta belki biraz fazla dolu. Filmin genelinde hakim olan yaklaşım, yönetmenin Yeşilçam geleneğine dayanan kökleriyle fazlasıyla paralellik içeriyor. Bu açıdan İyi Biri için "günümüzde çekilmiş bir Yeşilçam filmi" demek yanlış olmaz. Ama ortada şöyle bir durum var ki, artık bu filmi izleyecek kişiler Yeşilçam kuşağından değiller. Mesela burada şöyle çok güzel bir tespitte bulunabiliriz. Şayet İyi Biri, Yeşilçam döneminde çekilmiş olsaydı ve şimdi izleseydik filmi muhtemelen tıpkı diğer Yeşilçam klasikleri gibi beğenirdik. Çünkü filmin geçmişte olması; bizim onu huzur, mutluluk ve sevgi gibi kavramlarla kodlamamıza sebep olurdu. Bunun sebebi semiyolojik olarak geçmişin bizde böyle bir intiba uyandırmasıdır. O yüzden dönem filmleri sıklıkla sarı veya sepya tonları kullanırken bilim-kurgular ağrılıklı olarak mavi ve gri tonları kullanır. Çünkü geçmiş; sıcak renkler üzerinden bir mutluluk hissi uyandırırken gelecek, soğuk renklerle bilinmezliğin getirdiği tedirginliği hissettirir. O yüzden İyi Biri’ni izlerken belli belirsiz olarak ortaya çıkan bu semiyolojik kodlar, filmin uyandırdığı hissiyatı soğuk tonlara doğru çekiyor. Haliyle de aynı film yalnızca dönem farkı sebebiyle dahi farklı bir algı oluşturuyor. Ama İyi Biri filminin tek sıkıntısı bu değil elbette. Artık Yeşilçam tarzı filmlerin çekilmemesi sektörel ya da yaklaşımsal bir mevzu değil. Aradan geçen sürede insanlar ve dünya öylesine değişti ki, Yeşilçam’ın günümüz insanına hitap etmesi mümkün değil. Örneğin; İyi Biri özelinden konuşacak olursak, artık kimse kör göze parmak didaktik göndermeleri görmek istemiyor ya da şarkıcı filmlerinden kalma klip estetiğinde çekilen sahnelerle dolu, müzikli film değil de filmli müzikler gibi şeyler. Haliyle bu filmi izlerken bir yerden sonra kendinizi filmden daha hızlı düşünürken buluyorsunuz. Çünkü sahnenin daha ilk saniyesinden nereye varacağı o kadar belli oluyor ve yönetmen bu konuda öylesine herhangi bir şey yapmıyor ki, bir yerden sonra filme olan tüm ilginiz kayboluyor. Sonuç olarak İyi Biri, yönetmenin kendine has yaklaşımını özgür bir şekilde sunabilmesi açısından değerli bir film. Fakat ortaya çıkan işe dair konuşacaksak birkaç güzel yan hikaye ve komik…

Yazar Puanı

Puan - 46%

46%

46

Filmin dönemsel kafa karışıklığı her alanına sirayet ettiği için, sahne bazında değerlendirildiğinde var olan birkaç yaratıcılığı görmek adına gittiğinizi bilerek gitmek faydalı olacaktır.

Kullanıcı Puanları: 2.63 ( 2 votes)
46
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi