Festival takipçileri için festivalin ikinci haftasonunu tüketmek kolay olmayacak. Deneysel sinema ve edebiyat uyarlamaları; bir film yapmak için hazırlık sürecinde gerekenler; Einstein’ın “Arılar yok olup giderse insanlık sadece dört yıl ayakta kalır.” iddiasındaki yaklaşan son. Tüm bu konular ve daha fazlası bu haftasonu festivalde. Sorunlardan uzak bir hafta sonu içinse Antidepresan bölümünün filmleri var. Ayrıca merakla beklenen bir diğer festival konuğu Stephen Dorff da bugünün öne çıkan isimleri arasında.

“NTV Belgesel Kuşağı”nın öne çıkan filmlerinden Bir Deneysel Sinema Tarihi, deneysel ve avangart sinemanın geçmişine daha yakından bakmak isteyenler için, yönetmen Pip Chodorov’un katılımıyla Beyoğlu Sineması’nda saat 11.00’de gösterilecek.

Yönetmen Pip Chodorov ve yazar, editör, festivalci ve sinemacı Heinz-Peter Schwerfel, Akbank Sanat’ta saat 16.00’da gerçekleşecek “Serbest Radikaller – Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi”de deneysel sinema çerçevesinde sinema ile sanatın kesişme noktalarını ortaya koyacaklar. Selim Eyüboğlu moderatörlüğünde yapılacak söyleşide Chodorov ve Schwerfel, avangart ve deneysel sinemanın çağdaşlarını nasıl yeni alanlara yönlendirdiğini konuşacaklar. Yerler kısıtlı olduğundan söyleşi için yer kuponlarınızı sabah 10.00’dan itibaren Akbank Sanat’tan alabilirsiniz.

Sabah Gazetesi’nin sponsorluğunu üstlendiği, önde gelen festivallerde gösterilen filmlerin yer aldığı “Dünya Festivallerinden” bölümünün bu yılki en ünlü konuklarından biri, Hollywood’un sevilen oyuncularından Stephen Dorff olacak. Limon Ağacı ve Suriyeli Gelin’in yönetmeni Eran Riklis’in son filmi Zeytin, 1982 yılında, İsrail-Lübnan savaşı sırasında geçiyor. Dorff’un İsrailli bir pilotu canlandırdığı filmin Feriye Sineması saat 16.00’daki gösteriminde bulunan izleyiciler, ünlü oyuncuya filmin sonrasında soru sorma fırsatını yakalayacaklar.

Prömiyeri Venedik Film Festivali’nde yapılan Gülen Adam, Victor Hugo’nun aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlandı. Başrollerinde Gérard Depardieu ve C.R.A.Z.Y filminden hatırlayacağımız Marc-André Grondin’in yer aldığı film, yönetmen Jean-Pierre Ameris’in katılımıyla Atlas Sineması’nda saat 16.00’da gerçekleşecek ve gösterimin ardından yönetmen kendisine yöneltilen soruları cevaplayacak.

Hayattan ne istediğini bilmeden, kafasına göre yaşamaya çalışan Berlinli Niko’nun komik olduğu kadar hüzünlü yaşamını anlatan Eyvah, Elveda Lenin’in yardımcı yönetmenliğini yapmış, reklam ve müzik filmleri yönetmeni Jan Ole Gerster’in ilk uzun metraj filmi. SinemaTV sponsorluğundaki “Antidepresan” bölümünde yer alan bu samimi kent hikâyesi, yönetmenin katılımıyla Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 16.00’da gösterilecek.

1992 Romanya’sında küçük bir kasabada bulunan devlet mülkiyetindeki araba fabrikası iflas etmiştir. Fabrikayı ve işçileri kurtarmak için sendika başkanının aklına ise ilginç bir fikir gelir: İşçilerden bin tanesi bir hafta içinde spermleri satarsa fabrikayı satın alacak kadar para toplanmış olur! Bugünkü “Antidepresan” filmlerinin bir diğeri olan Salyangozlar ve İnsanlar, yönetmen Tudor Giurgiu’nun da katılacağı Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 16.00’da seansında izlenebilir.

Baldan Acı filmiyle izleyenleri arıların dünyasına götürerek insanoğlunun geleceğine dair karanlık bir öngörüyle karşımıza çıkan Markus Imhoof, filminin Beyoğlu Sineması saat 16.00’daki gösterimine katılarak izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Imhoof, Albert Einstein’in şu sözüyle kafamızda geleceğe dair soru işaretleri bırakıyor: Arılar yok olup giderse insanlık sadece dört yıl ayakta kalır.

Belgesel filmlerle dolu bir festival gününün son konuğu, belgeselci köklerine geri dönüp İtalyan babasının zamanında anlattığı faşist İtalya’nın manzarasını Luce enstitüsü arşivinden klipler ve seslerle yeniden inşa eden Marco Becchis. Becchis, Liderin Gülüşü filminin Beyoğlu Sineması saat 21.30’daki gösteriminin ardından sinemaseverlerle buluşacak.

Bu yıl Efes sponsorluğunda sekizincisi düzenlenen Köprüde Buluşmalar’ın festival sırasında yapılacak panellerinden ilki, sinema öğrencilerine yönelik olarak Akbank Sanat’ta saat 14.00’de gerçekleşecek “Proje Geliştirme Aşaması” Hakkında Ne Biliyoruz? Yapımcı Enis Köstepen (Bulut Film) moderatörlüğündeki panelde, film yapımında çekim öncesi hazırlık ve proje geliştirme aşaması konusunda Tobias Pausinger ve Gabriele Brunnenmeyer deneyimlerini paylaşacaklar. Yalnızca sinema öğrencilerinin ücretsiz katılabileceği panel, tüm film profesyonellerine ve sinemaseverlere açık.

Günün Film Önerileri: 

13.30_

Kara Kuş (Nişantaşı City’s)

2012 Toronto En İyi İlk Kanada Filmi
2012 Atlantic Film Festivali (Kanada) En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo
2012 Vancouver En İyi Kanada Filmi
Zorbalık, korku kültürü ve sanal kimlikler buluştuğunda sonuç felakettir; kendimizi yine kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde bulabiliriz. Sorunlu ve inatçı, Kafka okuru genç Sean, Kanada´da küçük bir kasabanın uyumsuz gotik öğrencilerindendir. Okul arkadaşlarının sürekli baskısından kendini korumaya çalışırken, internet üzerinden birini ölümle tehdit etmiş olur. Sonunda tutuklanır, ıslahevine konur, medya ve yetkililer tarafından Columbine benzeri bir silahlı katliam planladığı iddiasıyla haksız yere suçlanır. Paranoyanın kol gezdiği kasaba halkı tarafından dışlanan Sean´ın tek umudu lekeli imajını düzeltmek ve masum olduğunu popüler kız arkadaşı Deanna´ya kanıtlamaktır.

16.00_

Gülen Adam (Atlas Sineması)

Yönetmen Katılımı

Unvanlar insanı gerçek bir aristokrat yapabilir mi? Servet insanı bir burjuvaya çevirebilir mi? Bir canavar kahramana dönüşebilir mi? Çocukken kaçırılıp yaralanan Gwynplaine, yüzüne bıçakla kesilen şeytani gülümsemeyle “Gülen Adam” olarak panayırlarda aranan biri olmuştur. Aslında zengin ve asil bir aileden geldiğini öğrenince bu durumu ezilen alt sınıfları savunmak üzere kullanmak ister. Fakat zengin, güçlü ve asiller onu dinlemez ve gülmeye devam ederler. Victor Hugo´nun romanından uyarlanan ve Venedik Film Festivali´nde prömiyerini yapan bu şiirsel ve siyasal dramda Gérard Depardieu ve C.R.A.Z.Y´nin başrol oyuncusu Marc-André Grondin yer alıyor.

19.00_

Tanrı Amerika’yı Korusun (Nişantaşı City’s)

Amerikan kültürü dibe vururken Frank de bu duruma yakinen şahit olmuştur. Boşanmış, işten atılmış, beyin tümörü teşhisi koyulmuş ve sonunda yaşamak için bir sebebi kalmamıştır. Fakat o intihar etmek yerine bir silah alır ve her şeyin acısını televizyondaki nefret edilesi reality şovlar başta olmak üzere akla gelebilecek en tahammülsüz, aptal ve zalim kişilerden çıkarmaya başlar. Bulduğu suç ortağı da pek sıradışıdır: lise öğrencisi Roxy. İkisi birlikte, ülkeyi boydan boya geçerek “ölmeyi hak eden” insanları öldürmeye başlarlar. “Toplumun salaklaştırılması”na odaklanan bu film, hem bir mesel hem de bir kara komedi.

21.30_

Geceyarısından Önce (Nişantaşı City’s)

Berlin Film Festivali´ndeki uluslararası prömiyerinde alkışlarla karşılanan Geceyarısından Önce, Julie Delpy ile Ethan Hawke´u beyazperdede üçüncü kez buluşturuyor. On sekiz yıl süren aşkları, 1995´te Gün Doğmadan Önce ile başlamış, 2004´te Günbatımından Önce ile sürmüştü. Celine ve Jesse artık hayatın bambaşka bir aşamasına geçmiştir ve birlikte yaşamaktadırlar; iki de kızları vardır. Bütün aile, Jesse´yle birlikte bir Yunan adasındaki yazarlar kampına gider. Jesse ve Celine elbette bu boş vakitlerinde tartışacak, flörtleşecek, kariyerleri, çocuklar ve tabii ki aşk hakkında felsefe yapacaktır. Ve bir kez daha, sonları belirsiz olacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi