Günlerdir hatta aylardır merakla beklediğimiz 32. İstanbul Film Festivali dün akşam Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda kelimenin tam anlamıyla görkemli bir törenle açıldı. Birbirinden ünlü oyuncu ve yönetmenlerin katılımıyla açılışın yapıldığı tören salonu öylesine kalabalıktı ki merdivenlerde oturmak zorunda kaldık. Sinema Onur ödülleri sahiplerine gitti, festivalle ilgili kısa tanıtımlar izledik, ardından da açılış filmi olan Aklımı Oynatacağım / I’m So Excited ile festivalin açılışı resmi olarak başlamış oldu. Bu yazı dizisinde her gün etkinlikleri ve film önerilerini paylaşacağız.

30 Mart Cumartesi yani bugün festivalin ilk gününde neler yapılabilir?

Festivalin ilk gününde hepimiz heyecanla bütün filmlere gidebilme, hepsini izleme isteğiyle yanıp tutuşurken makul sınırlar içerisinde makul sayıda film izleyebileceğimiz gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor. Film izleme etkinliğinin yanı sıra daha önce festival programında  da açıklanan atölyeler, yönetmen veya oyuncu katılımlı gösterimler, sinema dersleri gibi etkinlikleri de atlamamak gerekiyor. Bugün de bu etkinlikleri sizlerle paylaşmak isterim.

Festivalin “Antidepresan” bölümü kapsamında bugün saat 13.30’da Atlas Sineması’nda  gösterilecek olan “Erkek Aklı” filminden sonra, oyunculardan Patricia Arquette izleyicilerle buluşacak. Roman Coppola’nın senaryosunu yazıp yönettiği filme dair tüm sorularınızın cevaplarını Patricia Arquette’te bulabilirsiniz belki de.

Bir diğer önemli bölümlerden “Edebiyattan Beyazperdeye” kısmında gösterilecek olan “Lizbon’a Gece Treni” de aynı şekilde yönetmeni Bille August’un katılımıyla yine Atlas Sineması’nda saat 16.00’da izlenebilir. Seansın biletleri her ne kadar tükenmiş olsa da son dakika gelmeyen izleyicilerin kontejanından faydalanabilmek için şansınızı deneyebilirsiniz.

Dün akşamki törende Sinema Onur Ödülü’nü alan Türk sinemasına yıllar boyu emek vermiş usta oyuncu Lale Belkıs da, Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun ile birlikte rol aldığı bir Ertem Eğilmez klasiği “Kalbimin Efendisi”nin Beyoğlu Sineması saat 16.00’daki gösterimine katılıyor. Belkıs, “kötü kadın” rolündeki performansıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü´nü kazanmıştı. Oyuncu dün akşam ödülünü alırken de “Bana ‘kötü kadın’ diyorlar ama ben hep güçlü ve ne istediğini bilen aşık kadınları canlandırdım.” diyerek bu konuya da şahane bir nokta koydu.

Festivalin en güzel yönlerinden biri de unutulmuş olan değerleri ve noktaları yeniden hatırlatmak. Sinema açısından en büyük eksiğimiz olduğunu düşündüğüm görme engelliler için özel gösterimler de festivalde unutulmadı. İstanbul Film Festivali ve Görme Özürlüler Derneği işbirliğiyle, yönetmenliğini Halit Refiğ’in yaptığı, festivalde bu sene Sinema Onur Ödül’ü alan Ahmet Mekin’in de rol aldığı Bir Türke Gönül Verdim filmi, görme engelliler için Pera Müzesi’nde saat 11.00’de gönüllü eşlikçilerin anlatımıyla gösterilecek. Galatasaray Rotaract Kulübü’nün projesi olan Engellere Takılmayan Sinema Keyfi, GÖZDER, Esenler Görme Engelliler Derneği ve Altı Nokta Körler Vakfı’nın ortak etkinliği.

Aynı zamanda bugün gösterim yapılacak olan salonlardan da günün tercihi olarak değerlendirebileceğiniz film önerilerimi de şu şekilde sıraladım:

11.00_

Bayanlar ve Baylar (Atlas Sineması)

Macaristan yapımı olan filmde üstün erkek ve üstün kadının aşkları anlatılıyor. Peki ama bu üstün adam kim? Tatlı Hayat’taki Marcello Mastroianni kadar çekici, Fight Club’daki Brad Pitt kadar etkileyici ya da Rocco ve Kardeşleri’ndeki Alain Delon’un ta kendisi… Ya üstün kadın? Audrey Hepburn kadar zarif, Audrey Tautou kadar çocuksu ama Greta Garbou gibi mesafeli…Kurguda üç yıldan fazla zaman geçiren Györgi Palfi, hafızalarda yer etmiş 450’den fazla filmden yepyeni bir aşk hikayesi çıkarmış. Daha çekilmeden klasikleşen eğlenceli ve son derece özgün bir yapıt.

13.30_

Halat (Nişantaşı City’s)

Kolombiya yapımı olan filmde Alicia, kasabası yakılarak yok edilip ailesi katledildikten sonra And Dağları’na giderek amcasının kulübesine sığınır. Derin iz bırakan savaş anıları, durmak bilmez fırtına misali zihnini kavurmaya devam etmektedir. Bataklık gibi bulanık bir sahilde korkularını dindirmeye çalışırken savaş tehdidi yeniden kendini gösterir. Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde prömiyerini yapan Halat yönetmen Vega’nın sözleriyle ne Kolombiyalıların ne de dünyanın tanıdığı bir coğrafyaya” ve toprakla kurdukları saf ilişkiyi sürdürmek uğruna geleneklerini koruyan insanlara dair şiirsel bir masal.

19.00_

Derin Sular (Atlas Sineması)

Normal bir insan Kuzey Denizi´nin dondurucu sularına en fazla 15 dakika dayanabilir. Peki ya bir balıkçı? Güçlü bir adam? Milli bir kahraman? Mart 1984´te, soğuk bir gecede, İzlanda´nın güney kıyısı açıklarında, bir balıkçı teknesi içindekilerle birlikte batar. Mürettebattan Gulli imkânsızı başarıp, bir şekilde kurtulur. Kıyıya ulaşabilmek için okyanusta tam beş saat yüzdüğünü söyleyince, dayanıklılığın sembolü ve bilimsel bir fenomen olarak ulusal bir kahramana dönüşüverir. Yabancı Dilde En İyi Film dalında dokuz filmlik Oscar listesine kalan Derin Sular, Gulli´nin inanılması güç yolculuğunu ve sonrasını resmediyor.

21.30_

Silikon Gelin (Beyoğlu Sineması)

“Yapay aşk”a insani olduğu kadar ilginç bir açı da kazandıran, kışkırtıcı, ufuk açıcı, garip ve seksi bir film Silikon Gelin. Bu şaşırtıcı ve sürükleyici belgesel, sinema ve televizyondaki bilindik fembot (dişi robot) sahnelerine de uğrayarak bilimkurgunun sınırlarından, gerçek benzeri silikon aşk bebeklerine ve insansı robotlara, bu yapay arkadaş dünyasının sanatsal yapısına dek uzanıyor. Cinsellik, teknoloji ve ölüm imajına bu mizahi ve zekice bakış, “şişme kadınları” değil, yapay kadını ve ardındaki fikri, endüstriyi, bilimi, kültürü ve etiği mercek altına alıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi