Festivalin dördüncü gününde hem etkinlikler hem de film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Yönetmen ve oyuncu katılımları, sinema dersleri derken festivalin dördüncü gününe gelindi bile.

4 Nisan yani bugün festivalde neler yapılabilir?

Oscar adayı yönetmen Mike Figgis bugün sinemaseverlerle buluşacak. Üstelik iki film ve bir sinema dersiyle. 2007 yılında çektiği ve İstanbul’da geçen Çok Yaşa Aşk’ın Pera Müzesi’nde saat 14.00’teki gösterimine Figgis de katılacak. Figgis’in, 2007’deki Gumball Ralli’sini izlemek üzere İstanbul’a geldiğinde yaptığı yedi günlük çekimlerin ardından ortaya çıkardığı film, kalbi kırık bir kadınla bir ralli pilotu arasındaki aşkı anlatıyor. Film gösteriminin hemen sonrasında, yine Pera Müzesi Salonu’nda saat 16.00’da dijital sinemacılık üzerine bir sinema dersi verecek. Dijital sinemaya ilk adım atanlardan biri olarak Figgis, bu sinema dersinde sinemanın yeni sınırlarından, dijital sinemadan ve konu üzerine yazdığı kitaptan söz edecek. Film gösterimlerine bile yer bulmak oldukça zorken Pera’daki bu derslere katılım için salona erken gitmenizi tavsiye ederim. İki filmden bir diğeri de Figgis’in “Ustalar” bölümünde gösterilen Gördüğüne İnan, tanışma fırsatını kaçıranlar için usta yönetmenin sunumuyla Atlas Sineması’nda saat 19.00’da. Figgis’in, Mulholland Dr. ve Siyah Kuğu gibi modern klasiklerle kıyaslanan bu yeni filmi, gerçeklikle hayal arasında geçişlerle örülü bir psikolojik gerilim.

Festivaldeki tüm gösterimleri büyük ilgi toplayan Lizbon’a Gece Treni’ni bu kez de yapımcısından dinleme fırsatınız olacak. Feriye Sineması saat 16.00’daki gösterimin ardından filmin yapımcısı Oliver Simon salonda olacak. 1970’lerin faşist Salazar Lizbon’unda geçen bu arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi festivalin bu yıl merakla izlenecek filmlerinden. Filmin yönetmeni Bille August da festivalin açılış gecesine katılmıştı.

Günün film önerileri:

13.30_

Saygın Bir Aile (Atlas Sineması)

Belgeselci yanıyla tanınan Massoud Bakhshi son kurmaca filminde, 1979 İslam Devrimi sonrasında geçen çocukluğundan, savaş yıllarındaki gençliğinden ve günümüz Tahran´ındaki deneyimlerinden esinlenerek çağdaş bir Habil-Kabil hikâyesi anlatıyor. Filmin kahramanı Arash, Batı´da yaşayan İranlı bir akademisyendir. Annesinin yaşadığı Tahran´dan uzak bir şehir olan Şiraz´da öğretmenlik yapmak için İran´a döner. Ailevi ve parasal sorunlar arasında sıkışmış bir halde, ülkesinin artık kendisine tamamen yabancı olduğunu hisseder. Babasının ölümünün ve “saygın ailesinin” neye dönüştüğünü keşfinin ardından bir seçim yapmak zorunda kalır.

16.00_

Ölü ve Mutlu (Rexx Sineması)

2013 GOYA En İyi Erkek Oyuncu (J. Sacristan)
2012 San Sebastian En İyi Erkek Oyuncu (J. Sacrıstan), Fipresci Ödülü
2012 Toulouse En İyi Kadın Oyuncu (R. Blanco)

Yollar, köpekler ve silahlarla dolu bu filmde başkahraman olan kiralık katil, adam öldürmüyor… Arjantin´de yaşayan yaşlı İspanyol tetikçi Santos öleceğini hissedince, sağlam bir dolu morfinle birlikte hastane odasından kaçarak belirli bir hedefi olmaksızın kuzeye doğru yolculuğa çıkar. Yolda rastladığı bir kız, kara mizahla dolu beş bin kilometrelik yol boyunca en sadık yoldaşı olacaktır. Yönetmen Javier Rebollo´ya göre “Yol filmleri hızlı filmlerdir. Karakterler durmaktan korkar, çünkü durmak hatırlamak demektir, hız unutkanlıkla eşdeğerdir, yavaşlık ise Kundera´nın işaret ettiği gibi hatırlayıştır.”

19.00_

Gördüğüne İnan (Atlas Sineması)

Yönetmen katılımı

Gerçek ile kurgu arasındaki çizgiler bulanıklaşırken, dünyaca tanınmış bir akademisyen, gizemli Fransız güzeli Angelique´in ölümü vakasına karışır. Yetenekli bir senaryo yazarı ve romancı olan Martin kariyerinin zorlu bir dönemindedir. Angelique´in ölümü ve kadının ikiz kız kardeşinin gelişiyle birlikte, bu gizemli cinayet ile karısının on beş yıl önce ortadan kayboluşu arasındaki benzerlikleri fark eder. Mike Figgis´in bu gerçeklik ile hayaller ve kurmaca senaryo gerçekliği arasında geçişlerle örülü yeni filmi erotik bir psikolojik gerilim; Mulholland Dr. ve Siyah Kuğu gibi modern klasiklerle kıyaslanan postmodern bir cinayet filmi.

21.30_

Babadan Oğula (Nişantaşı City’s)

Günahlar babadan oğula geçtiğinde trajedi kaçınılmazdır. Luke, yeni doğan oğluna bakabilmek için banka soygunculuğuna bulaşmış, profesyonel bir motosikletçidir. Yolu çaylak polis memuru Avery ile kesiştiğinde şiddetli bir çatışma her ikisinin de yaşamını değiştirir. On beş yıl sonra, bu karşılaşmadan habersiz olan genç oğulları, hepsini kuşaklara yayılan bir kan davasına sürükleyecektir. Parlak kadrolu, yüksek bütçeli, heyecanla beklenen bu dramatik gerilim, babalar ve oğulların, hırsızlar ve polislerin, kahramanlar ve kötü adamların, intikam ve pişmanlığın kesiştiği bir dünyayı gözler önüne seriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi