“Yeni Türkiye Sineması” bölümünden yönetmen koltuğunda Dilek Keser ve Ulaş Güneş Kaçargil’in bulunduğu Evdeki Yabancılar bugün Beyoğlu Sineması saat 11.00’de yönetmenlerin katılımıyla festival izleyicisiyle buluşacak.

Tanınmış Ermeni asıllı Amerikalı yazar Willam Saroyan’ın memleketi Bitlis’e yolculuğunu bugün bize tekrar yaşatan Lusin Dink, Saroyan Ülkesi’nin Atlas Sineması saat 13.30’daki gösteriminde filmle ve Saroyan ile ilgili soruları cevaplayacak.

Tarkovski’nin Solaris’ini kaleme almış Ukraynalı yazar Friedrich Gorenstein’in bir öyküsüne dayanan Kuleli Ev Altın Lale Uluslararası Yarışma filmlerinden. Filmin yönetmen ve senaristi Eva Neymann Atlas Sineması saat 16.00’daki gösterimde salonda olacak. 

Haneke’nin büyük ses getiren Amour / Aşk filmine İsrail’in cevabı olarak görülen Son’un yönetmeni Amir Manor, Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 16.00’daki gösterimin ardından soruları cevaplayacak.

Van Depremi’nde hayatını kaybeden gazeteci Cem Emir’in hayat hikâyesini konu alan Zemo, filmin yönetmeni ve gazetecinin kardeşi Kemal Emir’in katımıyla Pera Müzesi Salonu’nda saat 16.00’da gösterilecek.

Taşrada hayatlarını sürdüren karakterlerin yaşadığı değişimi ve buna bağlı derin duygusal kırılmayı anlatan Altın Lale Ulusal Yarışma filmlerinden Yozgat Blues’un Atlas Sineması’nda saat 19.00’daki gösteriminde yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun da salonda olacak.

Gerbrand Bakker’in aynı adlı, çok satan ödüllü romanından uyarlanan Her Şey O Kadar Sessiz Ki, Hollanda’nın başarılı isimlerinden yönetmen Nanouk Leopold’un katılımıyla Feriye Sineması’nda saat 19.00’da izlenebilecek.

İsveç’te yaşayan 21 yaşındaki göçmen bir kadın işçinin hayatına odaklanan Ye Uyu Öl’ün yönetmeni Gabriela Pichler Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 19.00 seansında izleyicilerle buluşacak.

1989 yılında Hakkâri’de bir köy ilkokulunun bahçesinde öğrencilerin çektirdiği bir fotoğrafla başlayan Bûka Barané’nin yönetmeni Dilek Gökçin belgeselin Pera Müzesi Salonu’nda saat 19.00’daki gösteriminde soruları cevaplıyor.

Altın Palmiye ödüllü Laurent Cantet, ikinci İngilizce filmi Can Ateşi’nin Atlas Sineması’nda saat 21.30’daki gösteriminde izleyicilerle buluşuyor.Yönetmenliğini Tony Krawitz’in üstlendiği Avustralya yapımı Ölü Avrupa filmi ise yönetmenin katılımıyla Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 21.30’da gösterilecek.

Yönetmenliğini Caner Canerik’in yaptığı Ot belgeseli ilk gösterimini Pera Müzesi Salonu’nda saat 21.30’da yönetmenin katılımıyla gerçekleştiriyor.

“Rum azınlığın giderek izlerinin silindiği Gökçeada’nın (İmroz) bugününü, küllenmiş olsa da var olanı belgelemek, filmin amaçlarından biridir” diyen Selim Evci, Rüzgarlar filminin Beyoğlu Sineması’nda saat 21.30’daki gösteriminde filme ve Gökçeada’ya dair merak edilenleri konuşacak.

KÖPRÜDE BULUŞMALAR PANELLERİ

Akbank Sanat’ta saat 14.00’deki “Ortak Yapımlarda Yaşanan Post-Prodüksiyon Sorunlarına Çözüm Önerileri” panelinde ep2c’nin kurucularından yapımcı Sébastien Delloye ve İsrail Film Fonu yöneticisi ve yapımcı Katriel Schory konuşmacı olarak yer alacaklar. Fransız Kültür Merkezi’nde saat 16.00’da düzenlenecek bir diğer panel “Ermenistan-Türkiye Sinema Platformu ile Ortak Yapımlarda Deneyimler” de ise Türkiye’den Anadolu Kültür ve Ermenistan’dan Altın Kayısı Film Festivali girişimiyle kurulan Ermenistan-Türkiye Sinema Platformu katılımcılarla deneyimlerini paylaşacaklar. Panellere katılım ücretlidir.

Günün Film Önerileri:

11.00_

Kuru Gürültü ( Rexx Sineması)

Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek. Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de “tatlı savaş”larını hakaretlerle sürdürür.

13.30_

Saroyan Ülkesi (Atlas Sineması)

Dünyaca tanınmış Ermeni asıllı Amerikalı yazar Willam Saroyan´ın (1908-1981) memleketi Bitlis´e yolculuğunun onda bıraktığı derin etkinin izlerinden giderek, bugün bize o yolculuğu yaşatıyor Lusin Dink. Saroyan, ailesinin zorunlu göç sebebiyle Kaliforniya´nın Fresno kasabasında doğdu. Memleketi Bitlis´i daha önce hiç görmemişti, ama neredeyse tüm kısa hikâyelerinde ve oyunlarında Bitlis bir şekilde yer aldı. 1964 baharında Amerika´dan kalkıp önce uçakla İstanbul´a, sonrasında Ankara-Trabzon üzerinden karayoluyla günler süren uzun bir yolculuk sonunda Bitlis´e vardı. Filmde Saroyan yer yer metinleri ve kendi sesiyle bize eşlik ederken, yer yer gölgesiyle bu yolculuğa katılıyor. “Geçmişiyle yüzleşemeyen ve empatiden uzak, hâlâ uzlaşamayan iki halk için, Saroyan´ın 1964 yılında yanında Türk bir gazeteciyle yaptığı bu yolculuğun ve ikisinin paylaştıkları ‘arayış´ın örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Saroyan´ın acı ve kedere ‘öfke´ yerine, esprili bir mizaçla karşılık vermesi bu filmi çekmek isteyişimin en önemli nedeni.” – Lusin Dink

16.00_

Çocuklarım (Rexx Sineması)

2012 Cannes En İyi Kadın Oyuncu – Belirli Bir Bakış (E. Dequenne)

Aile demek bağlılık demek, ama bağlar fazla sıkıysa kâbus ve felaket demek daha doğru olabilir. Murielle ve Münir birbirini tutkuyla sever. Münir, çocukluğundan bu yana kendisine konforlu bir yaşam sunan gizemli Doktor Pinget´nin himayesinde, onunla birlikte oturmaktadır. Evlenmeye karar verdiklerinde çiftin doktora olan bağımlılıkları çizmeyi aşar. Genç kadın kocasını doktorun zengin yuvasından koparmak konusunda çaresiz kalınca, kendini sağlıksız bir üçlü ilişkinin içinde bulur. Mantığın olmadığı trajik bir son sinsice aileyi beklemektedir.

19.00_

Yozgat Blues (Atlas Sineması)

Uzak İhtimal´le İstanbul Film Festivali´nden Altın Lale En İyi Yönetmen ödülünü alan Mahmut Fazıl Coşkun ikinci filminde kamerasını taşraya çeviriyor. Yozgat Blues, taşrada hayatlarını sürdüren karakterlerin yaşadığı değişimi ve buna bağlı derin duygusal kırılmayı anlatıyor. Yavuz bir yandan belediyenin açtığı müzik kursunda hocalık yapmakta, bir yandan da AVM´lerde eski Fransızca şarkılar söylemektedir; kurstan öğrencisi Neşe ise marketlerde ürün tanıtımı yapmaktadır. Yavuz, aldığı bir iş teklifi üzerine Neşe´yle birlikte Yozgat´a gider. Önceleri, bir berber kalfası olan Sabri ve onun radyocu arkadaşının da destekleriyle programın tanıtımı için çok uğraşsalar da yaptıkları müzik yerli halkın pek ilgisini çekmez. Yavuz devam etmek için Neşe´den güç alırken, Neşe´nin ilgisini çeken başka hayatlar vardır. Her üçünün de hayatla kurdukları ilişki ve beklentileri, istedikleri yönde ilerlemez. Zaman geçtikçe ilişkileri karmaşıklaşır ve beklemedikleri yerlere gider.

21.30_

Bir Vampir Hikayesi (City’s Sinemaları)

Neil Jordan sinema klasikleri arasına giren kült filmi Vampirle Görüşme´den on yedi yıl sonra yeniden tanıdık konulara geri dönüyor ve bu kez anne-kız vampirlerin hikâyesini anlatıyor. Gizemli Clara ve Eleanor vahşice işlenmiş bir cinayetin ardından kaçarak harap bir kıyı kasabasına sığınır. Beş parasızdırlar. Clara çaresizlikten fahişelik yapmaya başlar. Bu sırada ebediyen okul çağında kalakalmış kızı Eleanor, ona hakkındaki gerçekleri soran, nazik Frank´le tanışır. Vakit geçmeden küçük, huzurlu balıkçı köyü ölümlerle sarsılmaya başlar. İki yüz yıllık bir süreyi kapsayan Bir Vampir Hikâyesi, bol kanlı, melankolik atmosferiyle izleyiciyi etkileyen gotik bir dönem filmi ve aynı zamanda şık ve çağdaş bir gerilim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi