32.İstanbul Film Festivali’nde sona doğru yaklaşıyoruz. Festivalin ikinci haftasıyla birlikte yarışma heyecanı da başlamış oldu. Jüri ve izleyici karşısına çıkan filmlere ödülleri, 14 Nisan Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek kapanış töreninde takdim edilecek.

Yeni Türkiye Sineması” bölümünden Ömer Can’ın Toprağa Uzanan Eller filmi Beyoğlu Sineması saat 11.00’da yönetmenin katılımıyla gösterilecek. Film, Çukurova´da mevsimlik işçilerin yaşamları ve çalışma koşullarını çocuk gözünden masalsı bir dille anlatıyor.

Altın Lale Ulusal Yarışma filmlerinden Köksüz’ün Atlas Sineması saat 13.30’daki gösterimine yönetmen Deniz Akçay Katıksız katılacak. Katıksız kendi sözleriyle bu ilk filminde “arada kalmış, kendine rol biçememiş insanların başkalarınca giydirilen rolleri beceriksizce taşıma çabalarının hikâyesini” anlatıyor.

Bugün Pera Müzesi Salonu’nda gösterilecek “Türkiye Belgeselleri”nden ilki Somnur Vardar’ın Yolun Başında filmi. Yönetmen, saat 16.00’daki gösterimin ardından soruları yanıtlamak üzere salonda hazır bulunacak.

“Yeni Türkiye Sineması”nın yarın gösterimi gerçekleştirilecek diğer filmi İçimdeki Çember’in yönetmeni Deniz Çınar ile filmden sonra konuşma fırsatı yakalamak isteyenler Beyoğlu Sineması saat 16.00’daki gösterimi kaçırmasın.

Yönetmeni Tony Krawitz’in Yunan tragedyası formundan esinlendiği, Altın Lale Uluslararası Yarışma filmlerinden Ölü Avrupa, yönetmenin katılımıyla Feriye Sineması’nda saat 19.00’da gösterilecek.

Pera Müzesi Salonu’nda “Türkiye Belgeselleri”nden iki film daha izleyicilerle buluyor. Münir Alper Doğan’ın yönetmenliğini yaptığı Böyle Söyledi Habip saat 19.00’da, Sami Solmaz’ın medyada yer almayan haberleri konu alan belgeseli Savaşın Tanıkları saat 21.30’da yönetmenlerin katılımıyla izlenebilir.

Festivalin “Yeni Bir Bakış” bölümünün merak uyandıracak filmlerinden Son, yaşlı bir çiftin mahrem portresini çizerken tüketim ve bürokrasi çarkları içinde yabancılaşmış ve körelmiş İsrail toplumunu da eleştiriyor. Filmin yönetmeni Amir Manor, bu ilk uzun metrajlı filminin Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 19.00’daki gösteriminde izleyicilerle buluşuyor.

Cemil Ağacıkoğlu’nun zihinsel engelli bir adamın hüzünlü hikâyesini anlattığı Özür Dilerim filmi Altın Lale Ulusal Yarışma bölümünde yer alıyor. Filmin Atlas Sineması saat 21.30’daki gösterimine katılanlar filmin sonunda yönetmene sorularını yöneltme şansı bulacaklar.

Festivalin yeni bölümü “Kadın Hikayeleri”nden, sıradışı bir karakteri canlandıran 21 yaşındaki başrol oyuncusu Nermina Lukac’ın birçok ödül kazandığı Ye Uyu Öl filminin Feriye Sineması saat 21.30’daki gösterimine filmin yönetmeni Gabriela Pichler katılıyor.

Günün film önerileri

11.30_

Tanrı Amerika’yı Korusun ( Nişantaşı City’s)

Amerikan kültürü dibe vururken Frank de bu duruma yakinen şahit olmuştur. Boşanmış, işten atılmış, beyin tümörü teşhisi koyulmuş ve sonunda yaşamak için bir sebebi kalmamıştır. Fakat o intihar etmek yerine bir silah alır ve her şeyin acısını televizyondaki nefret edilesi reality şovlar başta olmak üzere akla gelebilecek en tahammülsüz, aptal ve zalim kişilerden çıkarmaya başlar. Bulduğu suç ortağı da pek sıradışıdır : lise öğrencisi Roxy. İkisi birlikte, ülkeyi boydan boya geçerek “ölmeyi hak eden” insanları öldürmeye başlarlar. “Toplumun salaklaştırılması”na odaklanan bu film, hem bir mesel hem de bir kara komedi.

13.30_

Çocuk Pozu ( Nişantaşı City’s)

2013 Berlin Altın Ayı, Fipresci Ödülü

Çocuk Pozudediğim dedik bir anne ile yetişkin oğlu arasındaki ilişkiyi duygusal ve heyecan verici olduğu kadar mizahi bir yolla aktarıyor. 60 yaşındaki Cornelia, son derece mutsuzdur çünkü 34 yaşındaki oğlu Barbu bütün gücüyle ondan bağımsızlığını ilan etmeye çalışmaktadır. Barbu hem ayrı eve çıkmış, hem kendine bir araba almış hem de Cornelia´nın tasvip etmeyeceği besbelli bir de kız arkadaş edinmiştir. Barbu´nun bir kazaya karıştığı için tutuklandığını öğrendiğinde Cornelia´nın annelik içgüdüsü kabarır, oğlunu kurtarmak için elinden geleni yapar. Ondan sonra da oğlunun yine eskisi gibi bağımlılığını sürdürmesini bekler.

16.00_

İçimdeki Çember (Beyoğlu Sineması)

Halil, Türkiye´nin ücra köylerine atıyla birlikte iğne iplik, incik boncuk, ayna, makas, tarak, çocuklara oyuncak gibi ıvır zıvır götürüp satan yaşlı bir adamdır. Çerçi Halil, Haşhaş köyünde sergisini açıp ürünlerini sattıktan sonra başka bir köye gitmek için yollara düşer. Yaşlı adam saatlerce yürüdükten sonra dinlenmek için ıssız bir dağ başında mola verir. Yabancı bir adam Çerçi Halil´e saldırır ve onu bayıltır. Halil yüksek, ıssız bir tepenin üstünde gözlerini açar ve etrafına çizilen bir çemberin içinde bulur kendini; parası, silahı ve eşyaları çalınmıştır.

19.00_

Son ( Nişantaşı City’s)

2012 Kudüs En İyi Erkek Oyuncu (Y. Carmon), En İyi Kadın Oyuncu (R. Gur)
2012 Selanik En İyi Senaryo, Jüri Özel Ödülü, İzleyici Ödülü
2012 Tokyo Büyük Ödül

Yalnızsanız ve gerçeklerin farkına yeni vardıysanız, hayatınızın son evresi kesinlikle çekilmez olacaktır. Yaşlı çift Hayuta ile Berl, günümüz İsrail´ine ve çevrelerindeki sosyal değişime uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Yıllar süren mücadelenin ardından komün hayallerinden ve refah içinde bir İsrail kurmayı amaçlayan devrim hedeflerinden vazgeçmeyi reddederler. Gerçeğin farkına vardıkları sıkıntılı bir gece, son bir yolculuk için evlerinden ayrılırlar. Senarist ve yönetmen Amir Manor´un bu ilk uzun metrajlı filmi, bir çiftin mahrem portresini çizerken tüketim ve bürokrasi çarkları içinde yabancılaşmış ve körleşmiş bir toplumu da anlatıyor.

21.30_

Kuş Yemi Yiyen Oğlan (Nişantaşı City’s)

2012 Karlovy Vary Özel Mansiyon (Y. Papadopoulos)

Yorgos, evcil kanaryasının yemini yiyen bir gençtir; 22 yaşındadır, Atina´dadır; ne işi, ne parası, ne kız arkadaşı, ne de yiyecek yemeği vardır. Tek varlığı muhteşem sesi ve kanaryasıdır. Evini de kaybedince kuşunun barınabileceği bir yer aramaya girişir. Kuşu bulduğu mekânda kapalı kalınca da yardım aramaya başlar. İşinin, parasının, kız arkadaşının, yiyecek yemeğinin olmadığını itiraf edeceği birini bulmak zorundadır. Knut Hamsun´un Açlık adlı romanından esinlenen yönetmen Lygizos´un verité tarzındaki bu ilk uzun metraj çalışmasının her ânı Yunanistan´ın yaşadığı son buhranı anımsatıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi