Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa

Senaryosu İstanbul’da geçen ve bir kısmı gerçekten de İstanbul’u çekimler için ziyaret etmiş yabancı filmlerin izini sürmeye ne dersiniz?

Her ne kadar içinde yaşayanlara zaman zaman acilen kaçılması gereken bir tuzakmış gibi gelebilse de, İstanbul büyülü bir şehir. Tarihi boyunca da öyle olmuş. Biz de sinema tarihinde, İstanbul’un izini sürelim, yerli olmayan yapımların hangilerinde karşımıza İstanbul çıkmış derleyelim istedik. Böylelikle geçen sene Türvak’ın düzenlediği “İçinden Türkiye Geçen Yabancı Filmler” isimli afiş sergisini kaçıranlarınızı da mutlu edebiliriz diye düşündük. Kronolojik bir sırayla sinema tarihinde İstanbul’a senaryosunda yer veren filmlerin arasında bir yolculuk için biz üzerimize düşeni yaptık. Size kalan aşağıdaki filmlerden hangilerini izleyeceğinize veya yeniden izleyeceğinize karar vermek olacak.

İstanbul’da Geçen 35 Yabancı Film

Karl XII (1925)

Türkiye’de Demirbaş Şarl olarak tanınan 12. Karl’ın hayat öyküsünü anlatan filmin yolu, 12. Karl’ın Osmanlı’ya sığınmış olduğu düşünülürse kaçınılmaz olarak İstanbul’a düşüyordu. Karl XII bu liste için izini sürebildiğimiz en eski film.

Secret of Stamboul (1936)

Dennis Wheatley‘in The Eunuch of Stamboul adlı kitabından uyarlanan filmde baş kahramanımız, olası bir devrimi önlemek için İstanbul’a gelen bir İngiliz ajanı. “1930’larda dışarıdan Türkiye nasıl görünüyordu?” sorusunun cevabı için bile izlenebilecek bir film.

Journey into Fear (1943)

Orson Welles‘in yapımcı, senarist, oyuncu ve yönetmen olarak karşımıza çıktığı film aslında gerçek hayatta İstanbul’a uğramıyor. Fakat Albay Haki karakteriyle karşımıza çıkan ve Türkçe konuşmaya çalışan bir Orson Welles en az eski İstanbul manzarası kadar ilgi çekici ve nadir bulunur.

journey into fear orson welles-filmloverss

Background to Danger (1943)

Background to Danger, İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen bir ajan filmi. Filmin senaryosunda katkısı olan isimlerden biri, şu sıra James Franco‘nun, yazılmış her eserini sinemaya uyarlamaya çalıştığı William Faulkner. Filmin oyuncu kadrosunda Casablanca‘dan anımsayacağınız Sydney Greenstreet ve Peter Lorre var.

The Mask of Dimitrios (1944)

Sydney Greenstreet ve Peter Lorre‘un bir kez daha bu filmde buluşmasıyla, oyuncuların Türkiye aşığı olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz. Eric Ambler‘in pek çok kitabında yer alan ve daha önce Journey Into Fear‘da Orson Welles‘in canlandırdığı Albay Haki karakteri bu filmde Kurt Katch tarafından canlandırılıyor. Filmde olaylar, Peter Lorre‘un canlandırdığı yazar Cornelius Leyden‘ın İstanbul ziyareti sırasında Dimitrios Makropoulos‘un ölüm hikayesine merak salmasıyla gelişiyor.

Five Fingers (1952)

Film 2. Dünya Savaşı’nın en ünlü casuslarından, Elyesa Bazna‘nın (İlyas Bazna) gerçek hayat hikayesinden esinlenen bir yapım. Bazna 1943 – 44 yıllarında bir Nazi ajanıyken, İstanbul’daki İngiltere Büyükelçisi Sir Hughe Montgomery Knatchbull-Hugessen‘ın valesi olarak görev yapıyor. Eğer ki 1950’lerin Ankara’sı ve İstanbul’unu, sürükleyici bir senaryo eşliğinde izlemek isterseniz bu filmi kaçırmamanızı öneririz.

Istanbul (1957)

1947 filmi Singapore‘un yeniden çekiminin Singapur yerine İstanbul’da gerçekleşmesiyle Istanbul adını almış olan film, elmas kaçakçısı bir adamın hayatının aşkını kaybedip yeniden bulmasını konu alıyor.

Tintin and the Golden Fleece (1961)

TinTin, Snowy ve Kaptan Haddock‘un eski bir tekneyi almak için İstanbul’a gelmesiyle başlayan hikaye, İstanbul’un ara sokaklarından Yunanistan’a kadar uzanıyor. Filmle ilgili en ilginç detay ise Metin Oktay‘ın da filmde küçük bir rolünün olması.

From Russia with Love (1963)

Bond serisinin ikinci filmi From Russia with Love, Bond serisinin İstanbul’a uğrayan ilk filmi. Sean Connery‘nin 007’ye hayat verdiği film; Yeşilköy, Kapalıçarşı, Gülhane, Topkapı, Haliç gibi lokasyonların 60’lı yıllardaki halinin yanı sıra yamuk yumuk Türkçe aksanlar da içermesi itibariyle seyir keyfimizi ikiye katlıyor.

from russia with love-filmloverss

America, America (1963)

İngiltere’de The Anatolian Smile adıyla vizyona girmiş olan film, yönetmen Elia Kazan‘ın amcasının yaşam öyküsünü anlatıyor. Filmde Elia Kazan’ın küçük bir rum kasabasında yaşayan amcası, Türklerin köydeki baskısının artmasıyla, para kazanıp ailenin geri kalanını da yanına alması için İstanbul’a gönderiliyor. Fakat Stavros’un hayalinin İstanbul’da kalmak değil, Amerika’ya gitmek olduğunu öğreniyoruz.

Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi