Desperado, Günbatımından Şafağa (From Dusk Till Down) ve Frida filmlerindeki rolleriyle hafızalarımıza kazınan Salma Hayek, İntikam Kapanı (Everly) filmindeki rolüyle kariyerine güçlü bir kadın portresi daha bırakıyor. İntikam Kapanı filminin, izleyicileri de eleştirmenleri de beğeni konusunda ikiye böleceğini düşünen biri olarak; filmin, IMDB’de almış olduğu düşük puana bakılarak kolay bir biçimde kestirip atılmaması kanaatindeyim. Muhtemelen birçok kişi –özellikle de feministler- tarafından ‘kadın düşmanı’ olarak okunabilecek filmin, bu düşüncenin aksine, önemli bir direniş filmi olduğunu düşünüyorum. Zira filmin yönetmeni Joe Lynch bu çalışmasında, Zor Ölüm (Die Hard) ve Kill Bill filmlerini kendince harmanlayıp ortaya dikkat çekici bir B-filmi koymuş. Aksiyon dozunun bir saniye bile düşmediği, bol kanlı; silahların, kılıçların, bıçakların havada uçuştuğu, bombaların patladığı ve hemen hemen her saniyesi yoğun şiddet içeren bir film olan İntikam Kapanı, B-filmi olmanın tüm özelliklerini taşıyor. Zaman zaman şiddet pornografisine kayan sahneleriyle sadizmin aşırı uçlarında gezinen film; intikam senaryosunu bir kadın karaktere yüklüyor. Tek mekanda geçmesine rağmen, sinema tekniklerini oldukça yaratıcı bir biçimde kullanan ve mekanı da yaşayan bir varlıkmış gibi konumlandırmayı başaran Lynch’in tek büyük hatası ise hantal bir senaryoya sahip olması.

İntikam Kapanı; kendisini yok etmeye çalışan bir ordu dolusu insana karşı savaşarak hapsedildiği mekanı kendi direniş alanına çeviren bir kadının hikayesi. Film, seks kölesi olarak bir apartman dairesinde hapis tutulan Everly (Salma Hayek)’nin çığlıklarıyla açılıyor. Hemen sonrasında ise tepe açı çekimi sayesinde bir evin banyosunu ve o banyoya çırılçıplak bir biçimde giren Everly’i görüyoruz. Vücudundaki morluklar ve aşırı telaşlı hallerinden de anlaşılabileceği üzere Everly işkence görüyor. Tuvalet rezervuarının içinden poşete sarılmış bir biçimde çıkardığı bir telefon ve silah sayesinde, Everly’nin, ona yıllardır işkence eden bu yakuza çetesine karşı bir intikam planı içerisinde olduğunu anlıyoruz. Yıllardır bu apartman dairesi içerisinde seks köleliği yapmaya zorlanmış olan Everly’nin buradan çıkmak ve dört yıldır görmediği küçük kızı ve annesine ulaşmak için yapması gereken tek şey; çetenin lideri Taiko (Hiroyuki Watanabe)’nun kendisini ve adamlarını, onlar kendisini yok etmeden önce öldürmektir.

Son yıllarda üzerinde sıklıkla durulan ‘senaryo’ sorununun İntikam Kapanı için de en büyük handikap olduğunu üzerine basarak vurgulamak gerekir. Hollywood’un bu senaryo açığını kapatmak için sıklıkla yeniden çevrimlere yer vermesi ya da anlatımın önüne geçmeye çalışan biçimsel tercihlere dönmeye çalışma hali ne yazık ki filmlerin bütünlüğünü kurtaramıyor. Lynch ve İntikam Kapanı filminin senaristi Yale Hannon, her ne kadar Zor Ölüm’ün klostrofobik atmosferini ve Kill Bill’in hikayesini filmin içerisine yedirmeye çalışsalar da senaryonun boşluklarını bir türlü kapatamıyorlar. Film, Everly’nin dört yıldır bu apartmana dairesine nasıl ve niçin kapatılmış olduğu, aynı apartmanın diğer dairelerinde seks köleliği yapan kadınların bu duruma nasıl düşmüş oldukları ya da bu yakuza çetesinin tam olarak kime ve neye hizmet ettiği ile ilgili hiçbir bilgi vermiyor. Bunlar dışında filmin bel kemiği olan Everly’nin geçmişiyle ilgili de oldukça az bilgiye –dört yıl önce küçük kızını annesine bırakmış ve bu dairede seks kölesi olarak çalıştırılıyor- ulaşabiliyoruz. Hikaye ve karakter derinliği fazlasıyla zayıf olan İntikam Kapanı’nın bu şekliyle bütünlüklü bir amaca sahip olduğundan söz etmek neredeyse imkansızlaşıyor.

Elimize geçen bilgilerle söyleyebileceğimiz en önemli ve dikkat çekici şey; Everly’nin -en başta küçük kızı ve annesinin hayatlarını kurtarabilmek için- mahkum edildiği bu apartman dairesinden çıkmasının, onu buraya mahkum eden sistemle çarpışmasına bağlı olduğu. Bu anlamda içine hapsedildiği bu sistemi ya da mekanı, tersine çevirerek, kendi direniş alanı olarak örgütlemesi ve sistemi kendi silahlarıyla bertaraf etmesi gerekiyor. Film dilinin sayesinde, ne zaman ki Everly mekanın dümenini kendi eline geçiriyor; işte o zaman mekan ve kadın kafamızda birlikte hareket etmeye başlıyor. Böylece; dışarı çıkamadığı için düşmanlarını içeri çeken Everly -tutsak olduğu alanın kontrolü erkeklerde olmasına rağmen- filmin geçtiği mekanı kafamızda dişi bir film mekanına dönüştürür. Bu anlamda Deleuzyen bir şizoanalitik okumaya tabi tutulması çok yerinde olan film; yalnızca intikam meselesiyle ilgili olan filmsel bütünlüğe erişerek, mekan ve karakter bazında birlik olan bir potansiyeli ortaya koymaktadır. Kısacası, bu bütünlüklü yapı apartman dairesinin düzenini köklü bir biçimde değiştirir. Bu daireyi yakuza çetesinin sadist hazlarının merkezi olmaktan çıkarıp onlar için travmatik bir mekana, Everly içinse azınlıksal bir direniş alanına dönüştürür. İntikam Kapanı filmi, tam olarak bu bakış açısından görülebilirse, feminist söylem tarafından filmle ilgili iddia edilecek ‘kadın düşmanı olma hali’ de tersine çevrilmiş olacaktır.

Desperado, Günbatımından Şafağa (From Dusk Till Down) ve Frida filmlerindeki rolleriyle hafızalarımıza kazınan Salma Hayek, İntikam Kapanı (Everly) filmindeki rolüyle kariyerine güçlü bir kadın portresi daha bırakıyor. İntikam Kapanı filminin, izleyicileri de eleştirmenleri de beğeni konusunda ikiye böleceğini düşünen biri olarak; filmin, IMDB’de almış olduğu düşük puana bakılarak kolay bir biçimde kestirip atılmaması kanaatindeyim. Muhtemelen birçok kişi –özellikle de feministler- tarafından ‘kadın düşmanı’ olarak okunabilecek filmin, bu düşüncenin aksine, önemli bir direniş filmi olduğunu düşünüyorum. Zira filmin yönetmeni Joe Lynch bu çalışmasında, Zor Ölüm (Die Hard) ve Kill Bill filmlerini kendince harmanlayıp ortaya dikkat çekici bir B-filmi koymuş. Aksiyon dozunun bir saniye bile düşmediği, bol kanlı; silahların, kılıçların, bıçakların havada uçuştuğu, bombaların patladığı ve hemen hemen her saniyesi yoğun şiddet içeren bir film olan İntikam Kapanı, B-filmi olmanın tüm özelliklerini taşıyor. Zaman zaman şiddet pornografisine kayan sahneleriyle sadizmin aşırı uçlarında gezinen film; intikam senaryosunu bir kadın karaktere yüklüyor. Tek mekanda geçmesine rağmen, sinema tekniklerini oldukça yaratıcı bir biçimde kullanan ve mekanı da yaşayan bir varlıkmış gibi konumlandırmayı başaran Lynch’in tek büyük hatası ise hantal bir senaryoya sahip olması. İntikam Kapanı; kendisini yok etmeye çalışan bir ordu dolusu insana karşı savaşarak hapsedildiği mekanı kendi direniş alanına çeviren bir kadının hikayesi. Film, seks kölesi olarak bir apartman dairesinde hapis tutulan Everly (Salma Hayek)’nin çığlıklarıyla açılıyor. Hemen sonrasında ise tepe açı çekimi sayesinde bir evin banyosunu ve o banyoya çırılçıplak bir biçimde giren Everly’i görüyoruz. Vücudundaki morluklar ve aşırı telaşlı hallerinden de anlaşılabileceği üzere Everly işkence görüyor. Tuvalet rezervuarının içinden poşete sarılmış bir biçimde çıkardığı bir telefon ve silah sayesinde, Everly’nin, ona yıllardır işkence eden bu yakuza çetesine karşı bir intikam planı içerisinde olduğunu anlıyoruz. Yıllardır bu apartman dairesi içerisinde seks köleliği yapmaya zorlanmış olan Everly’nin buradan çıkmak ve dört yıldır görmediği küçük kızı ve annesine ulaşmak için yapması gereken tek şey; çetenin lideri Taiko (Hiroyuki Watanabe)’nun kendisini ve adamlarını, onlar kendisini yok etmeden önce öldürmektir. Son yıllarda üzerinde sıklıkla durulan ‘senaryo’ sorununun İntikam Kapanı için de en büyük handikap olduğunu üzerine basarak vurgulamak gerekir. Hollywood’un bu senaryo açığını kapatmak için sıklıkla yeniden çevrimlere yer vermesi ya da anlatımın önüne geçmeye çalışan biçimsel tercihlere dönmeye çalışma hali ne yazık ki filmlerin bütünlüğünü kurtaramıyor. Lynch ve İntikam Kapanı filminin senaristi Yale Hannon, her ne kadar Zor Ölüm’ün klostrofobik atmosferini ve Kill Bill’in hikayesini filmin içerisine yedirmeye çalışsalar da senaryonun boşluklarını bir türlü kapatamıyorlar. Film, Everly’nin dört yıldır bu apartmana dairesine nasıl ve niçin kapatılmış olduğu, aynı apartmanın diğer dairelerinde seks köleliği yapan kadınların bu duruma nasıl düşmüş oldukları ya da bu yakuza çetesinin tam olarak kime ve neye hizmet ettiği ile ilgili hiçbir bilgi vermiyor. Bunlar dışında filmin bel kemiği olan Everly’nin geçmişiyle ilgili de oldukça az bilgiye –dört yıl önce küçük kızını annesine bırakmış ve bu dairede seks kölesi olarak çalıştırılıyor- ulaşabiliyoruz. Hikaye ve karakter derinliği fazlasıyla zayıf olan İntikam Kapanı’nın bu şekliyle bütünlüklü bir amaca sahip olduğundan söz etmek neredeyse imkansızlaşıyor. Elimize geçen bilgilerle söyleyebileceğimiz en önemli ve dikkat çekici şey; Everly’nin -en başta küçük kızı ve annesinin hayatlarını kurtarabilmek için- mahkum…

Yazar Puanı

Puan - 66%

66%

66

Muhtemelen birçok kişi –özellikle de feministler- tarafından ‘kadın düşmanı’ olarak okunabilecek filmin, bu düşüncenin aksine, önemli bir direniş filmi olduğunu düşünüyorum.

Kullanıcı Puanları: 2.3 ( 1 votes)
66
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi