Aralık ayına girdiğimizden beri 2014’ün ses getiren filmlerini sıralayan birçok liste yayınlanmaya başladı. Indiewire da 2014’ün En İyi 10 Filmi’ni seçti.

Sinema camiasının 2014’teki üretkenliğini  ve filmlerin birçok kategoriye dağılmış olmasını göz önüne alırsak yılın en iyilerini 10 Film’lik bir listeye sığdırmak haliyle zor olabiliyor. O yüzden hangi filmleri bir an önce izlememiz gerektiğine karar vermeden önce, bu ay teker teker yayınlanmaya başlanan diğer önemli listelere ve başlıklara da bir göz atmak lazım; Indiwire da bu sene Amerika’da gösterime giren fimlerden 2014’ün En İyi 10 Filmi başlıklı seçmece bir liste hazırlamış.

Eğer 2014’ün sinema açısından tatmin edici bir sene olmadığını düşünen varsa, bizce henüz yeterince film görmemiş. Hatta 2014 tatmin edici bir yıl olmasından öte,  yeni alanlar yaratan filmler için muhteşem bir dönem oldu; Richard Linklater tamamlanması tam 12 yılını alan bir projeyle geldi, Wes Anderson’sa bu yıl alışılmamış öyküleme stiline yeni keşfedilen bir derinlik kazandırdı.

Dahası bu sene ilk kez yönetmen koltuğuna oturan harika isimler keşfettik; bize hem tanıyıp sevdiğimiz hem de yabancı ve uzaylı dünyalarını sundular. Dünyanın dört bir yanından gelen, tarihi ve sosyal meselelerle yüzleşen dokunaklı film setlerine şahit olduk. Tüm bunların yanında Jim Jarmusch’un ekstra havalı yeni filmine ne demeli?

İşte onlarca kaliteli yapım arasından Indiwire’ın seçtiği 2014’ün En İyi 10 Filmi:

10. Inherent Vice

Inherent-Vice-poster-filmloverss

Inherent Vice izleyicileri ikiye ayrılmış durumda: Inherent Vice’ın hiçbir anlam ifade etmediğini söyleyenler ve filme çok fazla anlam yükleyenler. En önemli Amerikan hikayecilerinden biri olan Thomas Pynchon’un romanından yola çıkan film 80’li yılların Los Angeles’ında uyuşturucu müptelası bir özel dedektifin hikayesine odaklanıyor. Dönemin iletişim problemlerini ve melankolik havasını çok iyi yansıtan filmin yönetmen koltuğunda Paul Thomas Anderson oturuyor. Başrollerinse Jena Malone, Joaquin Phoenix, Josh Brolin ve Reese Witherspoon gibi ünlü isimlerce paylaşıldığını söylemeden geçmeyelim.

9. The Double

the double - filmloverss

The Double bir Dostoyevsky  uyarlaması ve aslında ondan çok daha fazlası. Jesse Eisenberg şimdiye kadarki en tuhaf performansını sergiliyor; film boyunca hangisinin gerçek anlamda var olduğuna karar veremediğimiz 2 karaktere birden hayat veriyor. Eisenberge’e başrolde Mia Wasikowska’nın eşlik ettiği filmin arkasındaki büyük isimse İngiliz yönetmen ve komedyen Richard Ayoade! The Double neredeyse 1984 kadar karanlık bir dünyaya ve Kafka hikâyelerindeki gibi geçmişte mi yoksa gelecekte mi geçtiğine karar veremediğimiz bir atmosfere de sahip.

8. Only Lovers Left Alive

only-lovers-left-alive

Twilight serisinin popüler kan emicileri dakikalarca süren bakışmalarını romantizm yerine can sıkıntısının ve yılların getirdiği usancın anlatımı için kullanabilselerdi, belki Adam (Tom Hiddleston) ve Eve (Tilda Swinton) ile bir ortak noktaları olabilirdi -evet evet,  Jim Jarmusch’ın Only Lovers Left Alive’ının kalbindeki havalı, retro ruhlu vampir çifti bu iki yıldız canlandırıyor-. Ama ne yazık ki bu pek mümkün değil;  Jarmusch’un karakterleri her zamanki gibi, ana akım karakterler olmak için fazlasıyla sıradışı kalıyor! İzleyicileri fark edecektir; bu filmle Jim Jarmusch ruhsuz komediler diyarına da sıcak bir geri dönüş yapmış oluyor.

7. Starred Up

starred-up - filmloverss

Jack O’Connell için inanılmaz bir yıl oldu. 300: Rise of an Empire, Unbroken ve ’71 gibi yılın önemli filmlerinde bulundu yetenekli aktör. Ama onun yıldızını parlatan David Mackenzie’nin cesur hapishane draması Starred Up oldu. Oyuncunun başarılı performansı ile yükselen film, yakaladığı yoğun duygu ve gerilim ile yılın en önemli dram filmlerinden biri olmayı başarıyor.

6. Ida

ida-avrupa-film-odulleri-filmloverss

Pawlikowski’nin yeni filmi, Manastır’da yetişmiş ve rahibe olabilmek için önünde kalan tek adımın yemin etmesi olan genç bir kızı anlatıyor. İlk oyunculuk deneyimi olduğuna inananmanın bir hayli zor olduğu Agata Trzebuchowska ve teyzesi rolündeki Agata Kulesza’nın performanslarıyla büyülediği film, Pawlikowski’nin filmografisinin en üst sırasına yerleşiyor.

5. Leviathan

Leviathan - Filmloverss

Son dönem Rus sinemasında adı en fazla öne çıkan ve çektiği her filmle festivallerden onlarca ödül toplayan Andrey Zvyagintsev’in son filmi Leviathan, edebi ve dini metinlerden yaptığı uyarlamaları günümüz politik ve ontolojik hicvine dönüştüren oldukça başarılı bir eser.

4. The Grand Budapest Hotel

The Grand Budapest Hotel - filmloverss

The Grand Budapest Hotel yaratıcısı Wes Anderson’ın hassaslığı, kendine özgü retro stili ve artistik özgüvenin kuşkusuz en son örneği . Film için savaş döneminde meydana çıkan bir çok eserden de esinlenen Anderson The Grand Budapest’te geçen duygu yüklü, esprili ve oldukça renkli bir maceraya odaklanıyor ve Ralph Fiennes’e de şimdiye kadar ki en göz alıcı rollerinden birini veriyor. Film her Wes Anderson filmin size sunduğu muazzam bir orjinallik vadediyor.

3. Manakamana

manakamana-documentary-filmloverss

Manakamana, hac görevlerini yerine getirmek için aynı adlı tapınağa gitmeyi amaçlayan hacıların bu yolculuğuna odaklanıyor. Herhangi bir deneysel belgeselin şart koştuğu gibi, Manakamana da izleyiciden sabırlı olmasını istiyor. İzleyici filme kendini verdiği her saniye, eşi benzerine az rastlanır bir tecrübeye adım atmış oluyor.

2. A Girl Walks Home Alone at Night

AGirlWalksHomeAloneAtNight02

Eminim ki, bu filmin adını zaten çoktan duydunuz: siyah- beyaz İran yapımı bir vampir filmi A Girl Walks Home Alone at Night ! Film hayali, biraz da retro hayalet şehri Bad City’de geçiyor. Filmin yönetmeni  Ana Lily Amirpour’un ruhsuz komedi sahnelerini, ürkütücü müziklerle ve küçük gergin anlarla kusursuzca bir araya getirme kabiliyeti, en az terkedilmiş ve harap karakterleri kadar dikkat çekici! Ayrıca, slow-burn tekniğiyle bir sonraki hareketin ne olacağını tahmin etmenize izin vermeyerek, heyecanınızı sürekli canlı tutuyor. Kendisi bu ilk filmiyle beraber büyük bir çıkış yaparak Sundance’te çok fazla hayran edindi; film sizi korkutmadan içinize işlemeyi becerebilen ender yapımlarından biri olarak yorumlanıyor.

1. Boyhood

boyhood-coltrane-filmloverss

12 yıllık uğraşın sonunda bu filmi mükemmel kılan etmenlerden belki de en önemlisi, filmin bir çocuğun büyüme sürecine bu kadar tam, tutarlı ve gerçekçi yaklaşabilmesi. Richard Linklater bu son harikasıyla yedinci sanatta hala bir şekilde fark yaratılabileceğini kanıtlıyor.

Hazırlayan: Gizem Esen

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi