Manipüle etmenin gücünü en somut haliyle izleyicisine yaşatan Inception’ın en etkileyici kısımlarından biri de buydu diyebiliriz. Tamamen insanın zihniyle alakalı gizemlere odaklanarak, izleyen herkesin kişisel çıkarımlar yapmasına olanak tanıması da yadsınamaz bir değer. Inception’ın, dram yüküyle bilimkurgu sinemasına kattıkları şimdilik bir yana dursun, Nolan’ın kariyerine kattıkları da azımsanacak derecede değil. Türkçe adı Başlangıç olan film, ilginçtir ki Nolan’ın kariyerinde de bir başlangıç noktası gibi duruyor. Inception, bilimsel bir analizle ve hatta feminist bir analizle de değerlendirilebilir ki bahsedilen feminist Inception analizimizi buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Inception üzerine bugün yoğunlaşacağımız konu ise, filmden çıkarabileceğimiz hayat dersleri. Bazı filmler öyle etkileyicidir ki, hayatlarımızın bir döneminde yön bile verebilir. Özdeşleştiğimiz karakterlerin yüzleştiği durumlar bizler için de aydınlatıcı olabilir. Peki Inception’dan neler öğrendik? Hep birlikte bir göz atalım.

Inception’dan Gerçekliğin Doğasına Dair Öğrenebileceğimiz 5 Hayat Dersi

Hayatta her şey bir fikirle başlar.

inception-filmloverss

Inception, muhteşem bir bilimkurgu oluşunun yanında, gerçeğin doğasına dair önemli sorgulamalar da içeriyor. Bunlardan en önemlisi “fikir yerleştirme” olarak tanımlanan eylemin günümüz dünyasında da karşılık buluyor oluşu. Bir fikir ilk kez dile getirildiğinde, kabul ya da inkar süreciyle birlikte zihinlerimizde yer etmeye başlar. Fikrin zihnimizde nasıl yer edeceği ise bize nasıl sunulduğuyla alakalıdır. Bir fikri reddedeceğimizi düşünen kişi, o fikri bize reddedemeyeceğimiz bir biçimde sunabilir. Eksiyle eksinin çarpımının artı olması gibi, negatif karşılayacağımız bir fikrin negatif bir biçimde sunuluyor olması bir noktada o fikri kabul etmemizle de sonuçlanabilir. Bu sebeple hayatta her şey bir fikirle başlar ve sonrası o fikrin yansımalarıyla başka yollara evrilir.

Bilinçaltı sınırsız bir kaynaktır, kullanmayı öğrenmemiz gerekir.

inception-leonardo-dicaprio-filmloverss

Lucid rüya adı verilen deneyimin gerçekleşebildiği bir gerçek. Rüyanın ortasında rüyada olduğumuzu fark etmemizle başlayan süreç, rüyayı kontrol etmekle sonuçlanabiliyor. Bilinçaltımızın en net yansımalarını görebildiğimiz rüyalarımızı kontrol edebilmek, sınırsız deneyimlerin de kapısını aralar. Bilinçaltımız gündelik hayatımızda da bizi fazlasıyla yönlendirir. Olaylara bakış açımız, bir durum karşısında hissettiğimiz pozitif ya da negatif hisler bilinçaltımızın ışığında şekillenir. Bilinçaltımızı tüm bu negatif öğrenilmişliklerden temizlemeye çalıştığımızda yeni bir insana dönüşmenin de ilk adımını atmış oluruz.

Kaçınmak bir çözüm değildir.

INCEPTION

Kendimize yepyeni bir evren kurarak gerçeklikten kaçınmaya çalışabiliriz ancak gerçeklik her an kurduğumuz evrenin çatlaklarından içeri sızacaktır. Bu gerçekliği bize hatırlatan en ufak bir nesneyle karşılaşmak bile kurguladığımız yeni dünyayı bir anda yerle bir edebilir. Kaçınma, süresi olan bir tavır olarak değerlendirilebilir. Süresiz olsaydı ve mutlak bir kaçınma gerçekleştirebilseydik buna kurtulmak derdik. Ancak kaçınma, bizzat kendi tanımı gereği bir noktada gerçekle yüzleşmeyi yani kaçınamamayı beraberinde getirir. Tıpkı Cob’un rüyada Mal’la yüzleşmesi gibi.

Pozitif motivasyonlar negatiflerden daha güçlüdür.

Inception-3-filmloverss

Bir fikrin zihnimizde uzun süreli yer edebilmesi ve hayatımızda bir değişikliğe sebebiyet verebilmesi için pozitif altyapılı olması önemlidir. Negatif bir motivasyonla yola çıkmak genellikle kısa süreli sonuçlar getirecektir. Çünkü bir şeye karşı olma durumuyla ilişkilenir ve bir süre sonra negatifliğin etkisi geçip her şeyin normale dönebildiği bir sürece girilir. Ancak pozitif bir motivasyonla, dolayısıyla içten bir inançla gerçekleştirilen eylemler uzun süreli sonuçlar verecektir çünkü insan zihnindeki kurulumu daha sağlıklıdır.

Korkularımızdan kurtulursak benliğimiz özgürleşir.

Inception-2-filmloverss

Korkularımız, aslında olanı yani gerçekliği farklı değerlendirmemize sebep olabilir. Korkularımız sebebiyle normal şartlar altında verebileceğimiz kararları veremeyebilir ya da inandığımız doğruların peşinden gidemeyebiliriz. Bu durum da bizi, kendimiz için ideal olandan uzaklaştırır ve belirli sınırların içerisine belirli öğrenilmişliklerle hapsedebilir. Cobb’un Mal’u kaybetmenin üzerine geliştirdiği korkusu, her rüyada karşısına çıkar ve işleri hem Cobb için hem de rüya evrenindeki herkes için zorlaştırır. Korkular, gerçekliğin doğru algılanmasında en büyük engellerden biridir. Çünkü bir yandan da, nasıl bakarsak öyle görürüz. Bir konu ile ilgili içsel bir endişemiz olduğunda o konuyla ilgili karşımıza çıkan her şeyin endişemizi doğrulayıp doğrulamadığına dikkat ederiz. Böylece bir gerçekliği korkularımız/endişelerimiz üzerinden tanımlamış. Korkumuz üzerinden yeni bir gerçeklik üretmiş oluruz. Korkularımızdan kurtulmak, benliğimizi özgür kılacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi